WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/9373 E.  ,  2024/2877 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2317 E., 2021/1992 K.
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, yağmaya teşebbüs, kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Kısmi Onama, Kısmi Bozma

1. UYAP sistemi üzerinden temin edilen güncel nüfus kayıtlarının tetkikinde; sanık ...'ın karar tarihinden sonra 14.02.2022 tarihinde öldüğü tespit edilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs, yağmaya teşebbüs ve mağdur ...'ye karşı kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli ve 2019/624 Esas, 2021/127 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında ayrı ayrı;
a. Mağdur ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81, 35, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b. Mağdur ...'a karşı "yağmaya teşebbüs" suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c-d, 35, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
c. Mağdur ...'ye karşı "kasten yaralama" suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 17.09.2021 tarihli ve 2021/2317 Esas, 2021/1992 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 17.09.2021 tarihli ek kararı ile sanıklar hakkında Noori ve Süleyman'a karşı kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçları yönünden sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri reddedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri ayrı ayrı; suç vasfına, taksire, yaralamaya, hatalı değerlendirme yapıldığına, alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
UYAP sistemi üzerinden temin edilen güncel nüfus kayıtlarının tetkikinde; sanık ...'ın karar tarihinden sonra 14.02.2022 tarihinde öldüğü bu itibarla açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

B. Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
1.Dosya kapsamına göre; sanıklardan Tarık'ın, Ahmet'in babası olduğu, tarafların önceden birbirlerini tanıdıkları, mağdur ...'ın, sanık ...'ın almak istediği bir taşınmazı satın alması nedeniyle aralarında husumet oluştuğu; olaydan yaklaşık üç ay önce sanık ...'ın mağdur ...'ın yanına giderek, taşınmazı alamaması nedeniyle zararının olduğunu ve bu zararı karşılaması gerektiğinden bahisle değişik zamanlarda oğlu olan diğer sanık ... ile birlikte para istediği, olay günü ise her iki sanığın mağdurun bir gayrimenkul fuarındaki standına geldikleri, akabinde sanık ...'ın mağdura yönelik olarak "benim işimi niye halletmedin" dediği, mağdurun da para vermeyeceğini söylemesi üzerine, her iki sanığın yanında getirdiği tabancalarla Orbay'a ateş etmeye başladıkları, açılan ateş sonucu, kendisini saldırıdan kaçarak koruyan mağdur ...'ın herhangi bir isabet almadığı, o sırada olay yerinde bulunan
ve fuarın organizasyonunu yapan mağdur ...'ın standının yanındaki standın sahibi olan mağdur ...'nin karın bölgesinden aldığı bir isabetle hayati tehlike geçirecek şekilde, mağdur ...'nin sağ üst kol dirsek üstünden aldığı isabetle 4. derece kırık oluşacak şekilde, mağdur ...'ın ise göğüs duvarında sol 2. interkostal bölgeden basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandığı, mağdur ...'ın kamera görüntülerine göre uzunca bir süre kaçtığı, her iki sanığın da ellerindeki silahlarla onu kovaladığı, mağdurun fuar çadırından kaçarken kameralara yansıyan görüntülere göre her iki sanığın da kollarını yere paralel şekilde tutarak silahları ateşledikleri, olay yeri inceleme raporuna göre de fuar çadırında ateşli silah isabet deliği bulunduğu, olay yerinde bulunan toplam 5 kovan, 3 mermi çekirdeği gömlek parçasının da sanıkların silahları ile eşleştiği anlaşılan olayda;
a. Kullanılan silahların elverişliliği, atış mesafesi, isabet alınan vücut bölgeleri, hedefin mutlaklığı ve kastın bölünmesini gerektiren neden bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mağdur ...'ye yönelik eylemiyle ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi yerine suç niteliğinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde nitelikli kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
b. Gerekçeli kararın Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı Kanun'un 34, 230 ve 232. maddelerinde belirtilen nitelikleri taşıması zorunluluğu karşısında, sanıkların tüm aşamalarda suçlamaları kabul etmemeleri de dikkate alınarak, mahkemece dosya içeriğine göre iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirme yapılarak, mağdur ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs ve nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarından sanık ...'in mahkûmiyetine yönelik maddi vakanın kabulü de somut olarak gösterilmek suretiyle delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde ayrı ayrı gösterilmesi ve hangisinin hangi sebeple diğerine üstün tutulduğu belirtilerek, ulaşılan kanaat ve suç oluşturduğu sabit görülen fiiller ve bunların nitelendirilmesi ile buna göre hüküm kurulması, nitelikli yağmaya teşebbüs eyleminin kabul edilmesi halinde kasten öldürmeye teşebbüs suçunun nitelikli halleri olan 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde yer alan "suçun işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla" ve (i) bendinde yer alan "suçun işlenememesinden duyulan kızgınlık ve hiddetin etkisi ile" nitelikli hallerinin de uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışmasız bırakılması suretiyle, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Kabule göre de;
Sanık ... hakkında mağdur ...'yi yaralama suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesine göre belirlenen 2 yıl temel ceza üzerinden, 86/3-e maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapıldığı sırada hesap hatası sonucu 3 yıl hapis yerine, 4 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
A. Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 17.09.2021 tarihli ve 2021/2317 Esas, 2021/1992 Karar sayılı hükmünün ve temyiz isteminin reddine dair ek kararın 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

B. Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 17.09.2021 tarihli ve 2021/2317 Esas, 2021/1992 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Temyiz edenin sıfatı gözetilerek aleyhe temyiz bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarları bakımından sanığın kazanılmış haklarının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2024 tarihinde karar verildi.