1. Ceza Dairesi 2022/9304 E. , 2024/2103 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/815 E., 2020/1154 K.
SUÇ : Olası kastla öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.02.2020 tarihli ve 2018/568 Esas, 2020/77 Karar sayılı kararı ile olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2020/815 Esas, 2020/1154 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun suç vasfı ve eksik ceza tayini yönünden eleştirilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri; eksik incelemeye, beraat hükmü verilmesi gerektiğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, meşru savunma ve haksız tahrik koşullarının oluştuğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. 05.04.2016 günü saat 20.30 sıralarında Huzurevleri Mahallesi 23. Sokak üzerinde yüzleri kapalı ve maskeli şahısların yolu kapatmaya çalıştıkları, o esnada oradan geçmekte olan sanık ile anne ve babasının içinde bulunduğu 21 FZ 469 plaka sayılı beyaz renkli ... marka aracı da durdurmaya çalıştıkları, aracın durmayarak yoluna devam ettiği ve sağ ön yolcu koltuğunda oturmakta olan sanığın geriye doğru dönmek suretiyle maktül ...'in de bulunduğu alana doğru rastgele ateş ettiği, mermilerden birinin maktülün kafasına isabet ettiği ve önce yaralanan maktülün hastaneye kaldırıldığı,olay tarihinden 6 gün sonra da 11.04.2016 tarihinde vefat ettiği, otopsi Tutanağı ve Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesi'nin mütalaasına göre vücudundan bir adet ateşli silah giriş yarası saptandığı, ateşli silah mermi çekirdeğinin sol temporal kemikte defekt oluşturarak kranium içine girdiği, soldan sağa yatay seyirle beyin dokularında doku harabiyeti oluşturduğu ve öldürücü nitelikte olduğunun tespit edildiği, sanığın da aracın ön yolcu koltuğunda seyir halinde bulunduğu, eylemci şahısların yol kesmek suretiyle aracı durdurmaya çalıştıkları halde tanık ...'ın aracı eylemci şahsın üzerine sürmek suretiyle yola devam ettiği, bu sırada sanığın oturduğu yerin camından sarkmak suretiyle elini geriye doğrulturarak, kamera kayıtlarına göre saat akşam 20:32'de hamle yaptığı, her ne kadar sanığın elinde bulunan cismin nevi tespit edilememiş ise de maktül ...'nın tam bu sırada yere yığıldığının görüldüğü, bu itibarla sanığın elinde bulunan cismin silah olduğu kanaatine varıldığı, sanığın maktül ...'ya yönelik doğrudan bir eyleminin olmaması ve merminin sapma sonucu isabet etmesi karşısında, kamera görüntülerinden de anlaşılacağı üzere olayın meydana geldiği sokağın işlek bir yer olduğu, sanığın yoldan geçen insanların bulunabileceğini öngörmesine rağmen eylemini gerçekleştirmesi, dolayısıyla maktulün de isabet alabileceğini öngörerek ve kabullenerek ateş etmesi nedeniyle olası kastla öldürme suçundan mahkumiyet hükmü tesis edildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmaları, tanık ve katılan beyanları, ölü muayenesi ve otopsi tutanağı, görüntü inceleme tutanağı, olay yeri inceleme rapor, uzmanlık raporları, Adli Tıp Birinci Üst Kurlu Mütalaası, kolluk tutanakları, güncel nüfus ve adli sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı ancak "maktulün olay tarihinde 17 yaşında olması nedeniyle olası kast halinde Esas No : 2022/9304
somut olaya göre ağırlaştırıcı nedenlerin uygulanması gerektiği halde TCK'nun 82/1.e maddesine göre ağırlaştırılmış müebbet hapis ile cezalandırılması yerine TCK'nun 81/1 inci maddesine göre müebbet hapis ile cezalandırılması ve kabule göre de sanık hakkında hükmedilen müebbet hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre suçun olası kastla işlenmesi nedeniyle 20 ila 25 yıl arasında ceza belirlenirken alt sınırdan yeterince uzaklaşılmayarak eksik cezaya hükmolunması" aleyhe istinaf istemi olmaması nedeniyle eleştirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, tanık anlatımları, ölü muayenesi ve otopsi raporunun içeriği karşısında; sanığın olası kastla öldürme eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, meşru savunma ve haksız tahrik koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Maktul ... 09.01.1999 doğumlu olup suç tarihi itibariyla on sekiz yaşını doldurmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca çocuk olduğu anlaşıldığından, sanığın, çocuğu olası kastla kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca cezalandırılması yerine, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2020/815 Esas, 2020/1154 Karar sayılı kararının suç vasfı yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, sanık aleyhine temyiz başvurusu bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!