1. Ceza Dairesi 2022/9208 E. , 2024/1281 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Zile Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.07.2020 tarihli ve 2020/66 Esas, 2020/96 Karar sayılı kararı ile;
1. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ertelemeye,
2. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.02.2021 tarihli ve 2020/2057 Esas, 2021/450 Karar sayılı kararı ile;
1. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı kanunun 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı kanunun 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sübuta, suç vasfına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmasına, ilişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sübuta, suç vasfına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik kovuşturmaya, lehe hükümlerin uygulanmasına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan ... ile sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın aynı köyde ikamet ettiği, tanık ...'in beyanı ile de sabit olduğu üzere aralarının çok iyi olduğu ancak daha sonra sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... ile katılan ...'nin yargılama sürecinde tam olarak tespit edilemeyen bir sebepten ötürü aralarının açıldığı, olay günü tanık ...'in katılanı olayın yaşandığı eve konuşmak üzere çağırdığı, katılanın ...'ın çağırdığı metruk eve gittiği, bir müddet konuştuktan sonra olay yerine sanık ve suça sürüklenen çocuğun da geldiği, her ne kadar sanık alınan ifadesinde köyde ineklerini ararken tesadüfen katılanı ve ...'ı gördüğünü söylemiş ise de, suça sürüklenen çocuğun verdiği ifadesinde sanık ile gezdikleri sırada katılanı gördüklerini beyan ettiği, bu şekilde sanık ve suça sürüklenen çocuğun katılanın olayın yaşandığı metruk evde bulunduğunu bilerek olay yerine gittikleri gerçeğini saklamak isterken çelişkili beyanda bulundukları, sanığın, katılanı metruk evde görünce kendisine neden küfür ettiğini sorduğu, katılanın da sanığa ''sana ne sinkaf ettiğim'' diye cevap verdiği, bunun üzerine sanığın katılana yumruk ile vurduğu, suça sürüklenen çocuğun da katılanın arkasına geçerek yanında bulundurduğu bıçak ile bir kaç defa katılana vurduğu, her ne kadar katılan soruşturma aşamasında yaralı olduğu sırada alınan ifadesinde belirtmemiş ise de, mahkemesinde verdiği ifadesinde de belirttiği üzere aynı bıçakla sanığın da katılanı karın bölgesinden 3 defa bıçakladığı, katılanın bu sırada yere düştüğü, yerde iken de sanık ve suça sürüklenen çocuğun katılana vurmaya devam ettikleri, daha sonra olay yerinden uzaklaştıkları, katılanın da olay yerinden yaklaşık 500 metre uzaklaşarak akrabası olan tanık ...'a haber verdiği, ...'ın gelerek hastaneye kaldırdığı katılanın genel adli muayene raporu ve göğüs cerrahisi uzmanı tarafından alınan kati raporuna göre, sağ üst kadranda ve sağ kosta üzerinde 2 cm lik kesi, sırt bölgesinde ve sağ üst ekstremitede 3 adet 2 cm lik kesi bulunduğu, söz konusu yaralanma sonucunda ... tehlike geçirdiğinin anlaşıldığının mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır.
Suç vasfı yönünden değerlendirme; Katılan, sanık ve suça sürüklenen çocuk bir araya geldiklerinde, katılanın sanığa hakaret ettiği akabinde sanığın katılana yumruk attığı, sanık ve suça sürüklenen çocuğun da katılana bıçak darbesi vurduğu, suça sürüklenen çocuk ve sanığın kendi iradeleri ile eylemlerine son verdikleri, katılanın olay sonrası tanık ifadeleri ile sabit olduğu üzere yaklaşık 500 metre uzağa giderek telefonla yardım istediği, tanık ...'ın mahkemedeki ifadesinde "....'nin bana tarif ettiği yere gittim. ...'yi bulduğum yer ...'la birlikte oturduğu yere yaklaşık 500 mt uzaklıkta bir yerdi. Kendisine bunu kim yaptı diye sorduğumda ... ve ... yaptı dedi. ... ve ...'le...'nin arasındaki husumeti ben bilmiyorum, aralarında neden ... çıktığını bana söylemediler" şeklinde beyanda bulunduğu, yine tanık ... ...'ın mahkemedeki ifadesinde ".... ve ... yanımıza gelerek ... ...'ye neden bize küfrediyorsun diye sordu. ... de sana ne sinkaf ettiğim diye cevap verdi. Bunun üzerine ... ...'ye yumruk attı, ... de karşılık verdi, daha sonra ben kendilerini ayırdım. ... ...'a dönerek ikinizi de sinkaf ederim diye söyledi ve ...'a bir yumruk attı. ... da karşılık verdi. Ben şahısları ayırarak...'yi olay yerinden uzaklaştırdım. ... sırasında... bir ara yere de düştü ancak ben...'nin kim tarafından bıçakla nasıl yaralandığını görmedim. ... zaten olay yerinden yürüyerek ayrıldı. ... ve ... da peşinden gitmediler." şeklinde beyanda bulunduğu, tanık
beyanları ve olayın değerlendirilmesi ile suça sürüklenen çocuk ve sanığın kendi iradeleri ile eylemlerine devam etme olanakları varken katılanı bıraktıkları anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında sanık ve suça sürüklenen çocuğun katılana yönelik eylemlerini yaralama kastıyla gerçekleştirdikleri mahkemesince kabul edilmiştir.
2. Sanık ve suça sürüklenen çocuk savunmaları, katılan ve tanıkların beyanları, teşhis tutanağı, olay yeri tespit tutanağı, adli raporlar ve diğer tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Adli sicil kayıtları ve nüfus kayıt örnekleri incelenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık müdafii, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvuruları üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yargılama yapılmış ve İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler kaldırılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan kabulde; Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... ile katılan ...'nin aynı köyden oldukları, dosya kapsamına göre tespit edilemeyen bir nedenle aralarının açıldığı, katılanın olay öncesi kendilerine yönelik değişik tarihlerde ve farklı yerlerde küfürlü sözlerle hakaret ettiğini iddia ettikleri, olay günü tarafların ortak tanıdıkları olan tanık ...'nin katılanı olayın geçtiği aynı köydeki boş bir eve çağırdığı, katılanın söz konusu eve gidip tanık ... ... ile konuştukları sırada, aynı eve sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın geldikleri ve katılana kendilerine niçin küfür ettiğini sormaları üzerine çıkan tartışmada, katılanın tekrar küfürlü sözlerle hakaret etmesi üzerine sanık ...'in katılana yumruk ile vurduğu, suça sürüklenen çocuk ...'ın da katılanın arkasına geçerek yanında bulundurduğu kelebek bıçak ile katılanın vücudunun üst bölgesine; sağ üst kadranda 2 cm'lik, sağ kosta üzerinde 2 cm'lik, sağ sırt bölgesinde 3 cm'lik, sağ üst ekstremitede 3 adet 2 cm'lik kesiler oluşturacak şekilde bıçak darbeleri vurduğu, katılan yere düştükten sonra da sanık ve suça sürüklenen çocuğun katılana vurmaya devam ettikleri, arbede sırasında katılanın bir fırsatını bularak yanlarından kaçarak uzaklaştığı, sanık ve suça sürüklenen çocuğun da olay yerinden ayrıldıkları, katılanın akrabası olan tanık ...'a haber verdiği, tanık ...'ın gelerek katılanı hastaneye götürdüğü, böylece sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediklerinin Bölge Adliye Mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Olay günü, katılan ve tanık ... ...'ın buluştukları metruk eve gelen sanık ve suça sürüklenen çocuğun katılana kendilerine neden küfrettiklerini sormaları üzerine çıkan tartışmada katılanın tekrar küfürlü sözlerle hakaret etmesi üzerine sanık ...'in katılana yumruk ile vurduğu, suça sürüklenen çocuk ...'ın da katılanın arkasına geçerek yanında bulundurduğu kelebek bıçak ile katılanın vücudunun üst bölgesine; sağ üst kadranda 2 cm'lik, sağ kosta üzerinde 2 cm'lik, sağ sırt bölgesinde 3 cm'lik, sağ üst ekstremitede 3 adet 2 cm'lik kesiler oluşturacak şekilde yaraladığı anlaşılmakla, katılanda mevcut yaralanmaların ayrı ayrı ve birlikte ... tehlikeye sebep olup olmadığı hususlarında adli tıp kurumundan rapor alınarak tüm ölçütler değerlendirilmek suretiyle suç vasfının belirlenmesi gerekirken ... Devlet Hastanesinden alınan yetersiz nitelikteki raporlarla yetinilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında gerekçe bölümünde açıklandığı üzere "eksik inceleme nedeniyle" sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.02.2021 tarihli ve 2020/2057 Esas, 2021/450 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!