1. Ceza Dairesi 2022/8867 E. , 2024/1310 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2017 tarihli ve 2016/279 Esas, 2017/81 Karar sayılı kararı ile kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ve katılan ... vekilinin istinaf başvurularının, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.07.2018 tarihli ve 2017/1634 Esas, 2018/1892 Karar
sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, bu kararın sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2019/373 Esas, 2019/2478 Karar sayılı ilâmı ile sanığın eyleminin dava dışı sanık ...'in eylemine doğrudan katılma veya suça yardım olarak değerlendirilemeyeceğinden sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2020/97 Esas, 2020/232 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebleri özetle; sanığın atılı suçu işlemediğinden bahisle beraatine karar verilmesi ve haksız tahrik ile lehine olan diğer indirimlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ... ile inceleme dışı sanıklar ... ve ...'in öz kardeşleri olan ...'nın resmi nikahı olmaksızın birlikte yaşadığı ...'nın, ... tarafından rahatsız edildiği, ...'nın bu konuyu... ... ve sanık ...'ya anlattığı, ... ...'nın ... ile görüşmek istediği, tarafların buluşmaya karar verdikleri, olay günü gece 00:00 sıralarında ...'ın... ... ve ... ile görüşmeye gitmeden önce arkadaşı olan maktul ... ile görüşerek onu ikametinden aldığı, tarafların ... Parkı denilen yerde buluştukları, inceleme dışı sanık...'ün ...'ya kafa atıp yumrukla darp etmeye başladığı, bu sırada parkta bulunan tanıklar ... ile ... tarafları ayırmaya çalıştıkları, kavga sırasında...'ün kendisine ait aracın arka koltuğunda bulunan sanık ...'e ait olduğu belirtilen tüfeği alıp geldiği, tanık ... araya girmesi üzerine...'ün tüfeği bıraktığı ve ...'yu darp etmeye devam ettiği, bu sırada sanıklar ... ve ...'in de maktul ... ile kavga ettikleri, kavganın devamı sırasında ... ile kavga eden... ve yanındaki tanıkların birlikte parkın öbür ucuna doğru gittikleri, ... ile kavga halinde bulanan sanıklar ... ve ...'in ise parkın diğer ucunda kaldığı, sanık ...'in maktule yumrukla vurduğu, sanık ...'in yerdeki tüfeği alarak maktule doğru bir kaç kez ateş ettiği, maktulün yere yığıldığı, sanıkların olay yerinden ayrıldıkları, maktulün 3 ay kadar tedavi gördükten sonra ateşli silah yaralanmasına bağlı vertebra kırığına bağlı medulla spinalis hasarı ve gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü, 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 28.05.2018 tarihli raporuna göre katılanın maruz kaldığı ateşli silah yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu bildirilmiştir.
2. Sanıkların savunmaları, tanık beyanları ile olay yeri inceleme raporu, olay yeri basit krokisi, cep telefonu arama ve mesaj kayıtları inceleme tutanağı, uzmanlık raporları ve diğer tutanakların dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın aşamalardaki beyanlarında maktule yumrukla vurduğunu beyan ettiği ve sanık ile maktulün kavga ettiklerine ilişkin tanık beyanları karşısında sanık hakkında basit kasten yaralama suçunun sübut bulduğu anlaşıldığından sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği yönündeki tebliğname düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında, sanığın maktule yönelik basit kasten yaralama suçunu işlediği ve maktulden sanığa yönelen haksız söz ve davranış bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yazılı basit yaralama suçunun kovuşturulmasının şikayet koşuluna tabi olduğu, maktulün ölümünden evvel sanıktan şikayetçi olduğuna dair beyanının bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunması gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz sebepleri sanık hakkında şikayet yokluğundan düşme kararı verilmesi gerektiği yönünden yerinde görüldüğünden ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2020/97 Esas, 2020/232 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Her ne kadar sayın çoğunlukça şikayet yokluğu sebebiyle basit yaralama suçundan görülen davada düşme kararı verilmesi gerektiği kanaatiyle bozma kararı verilmişse de çoğunluğun bu görüşüne aşağıdaki gerekçe ile katılmıyorum.
Sanık hakkında maktul ...'ya karşı kasten öldürme suçu işlediği iddiasıyla soruşturma başlatıldığı ve kovuşturma aşamasına geçildiği, maktulün ölümü sebebiyle her hangi bir şikayet bulunmadığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın eyleminin TCK'nın 86/2 nci maddesine mümas yaralama olduğu gerekçesiyle usul ve yasaya uygun şekilde hüküm kurulduğu, CMK'nın 158/7 nci maddesinde yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikayete bağlı olduğunun anlaşılması halinde mağdur acıkça şikayetten vazgeçmediği takdirde yargılamaya devam olunur hükmü bulunduğu, bu halde yaralama suçunun mağduru olan maktulün vazgeçme beyanı olmadıkça düşme kararı verilemeyeceği anlaşıldığından kararın onanması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!