WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/7970 E.  ,  2023/5714 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1208 E., 2021/1628 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.10.2020 tarihli ve 2020/156 Esas, 2020/298 Karar sayılı kararı;
a. Sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...'a yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...'e yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
c. Sanık ... hakkında maktuller ... ve ...'e yönelik kasten öldürme suçundan açılan kamu davalarında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine,
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/1208 Esas, 2021/1628 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar Cemal ve ... vekliinin temyiz istemi; sanık ...'nın maktuller ... ve ...'a yönelik kasten öldürme suçundan beraatlerine dair kararın hatalı olduğuna, mahkûm olan sanıkların indirimsiz üst hadden cezalandırılması gerektiğine, haksız tahrik indiriminin uygulanmasının hatalı olduğuna,
2. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanık ...'nın maktuller ... ve ...'a yönelik kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine, beraatin hatalı olduğuna,
3. Sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemi; mahkûmiyet kararlarının hatalı olduğuna, sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ... araçla seyir halinde olduğu, kardeşi ...'ı yoldan alıp doğum yapan ...'ın eşini ziyaret etmeyi planladıkları, ...'in seyir halinde iken arkasından gelen transit minibüsün selektör yapıp korna çalarak sürekli yol istediği,
minibüs içinde maktuller ... ve ... ile arkadaşları ... ve ...'in bulunduğu, bir süre sonra her iki aracın durduğu taraflar arasında tartışma ve kavga yaşandığı, ...'in bu kavgada basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı, tartışma sırasında kardeşi sanık ...'ı arayıp "okulun ordayım kavga ediyorum, gel" diyerek çağırdığı, ...'ın bıçakla olay yerine geldiğinde ...'in kavga etmekte olduğu şahıslardan iki kişiyi bıçakladığı, kardeşleri olan sanık ...'nın olay yerine en son gelen kişi olduğu, geldiğinde şahısların yaralanmış olduğunu, kardeşi Hasanın elinde bıçak olduğunu, kendisinin kavgayı ayırmaya çalıştığını beyan ettiği,
Mahkemece sanıklar ... ve ...'ın iştirak halinde her iki maktule yönelik kasten öldürme suçunu işledikleri kabulü ile mahkumiyetlerine, sanık ...'nın eylemlere iştiraki bulunduğuna dair delil elde edilemediği kabulü ile beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Otopsi raporları, olay yeri inceleme raporları, görüntü çözümleri, kriminal raporlar, sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilen "katılan ... lehine mahkûm olan sanıklar ... ve ... aleyhine vekâlet ücreti verilmesinin hatalı olduğu hususu dışında" isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Katılanlar vekili ile Cumhuriyet savcısının sanık ...'nın mahkumiyeti gerektiğine, katılanlar vekilinin sanıklar ... ve ... hakkındaki ceza miktarına, haksız tahrike, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin; suç vasfına, meşru savunma yada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrikin oranına yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar ... ve ... tarafından iştirak iradesi altında fiil üzerinde hakimiyet kurulmak suretiyle gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık ...'nın eylemlere iştiraki bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, sanıklar ... ve ... hakkında yasal ve yerinde gerekçe gösterilerek uygulanan haksız tahrik hükümlerinde ve indirim oranlarında isabetsizlik bulunmadığı, maktullerden sanıklara yönelen başka türlü savuşturma imkanı bulunmayan haksız ve orantısız bir saldırı bulunduğuna dair delil bulunmadığından meşru savunma yada meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.12.2021 tarihli ve 2021/1208 Esas, 2021/1628 Karar sayılı kararında katılanlar vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanıklar ... ve ... müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri
ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanıklar ... ve ...'in mahkumiyetleri yönünden; üye sayın ...'ın sanık ... hakkında kasten öldürme suçuna yardımdan hüküm kurulması gerektiğinden bahisle kararın bozulması yönündeki karşı oyu ve oy çokluğu ile, sanık ... hakkındaki beraat hükmü yönünden sayın üye ...'ın sanığın kasten öldürme suçundan (iki kez) mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği görüşü ile hükümlerin bozulması yönündeki karşı oyu ve oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 gününde karar verildi.
KARŞI OY
Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere;
Olay günü maktul ve mağdurların 4 kişi birlikte maktul ...'ın kullandığı transit marka araçla yolda seyir halinde iken önlerinde toyota aracı ile seyreden sanık ...'e yavaş gittiği için korna çaldıkları, buna sinirlenen sanığın aracını durdurarak indiği ve ...'a el kol hareketleri yaparak bağırdığı bunun üzerine maktul ...'ın da aracından indiği ve karşılıklı birbirlerine vurmaya başladıkları, ...'ın arkadaşlarının da kavgaya dahil olması üzerine kavgayı gören tanık ... ile kimliği tespit edilemeyen Suriye'li ... isimli şahsın gidip kavgayı ayırdıkları, maktullerin araçlarına binip gitmeye çalıştıkları sırada sanık ...'in telefonla kardeşi olan diğer sanıklara haber vererek "okulun orada kavga ediyorum yetişin" diyerek yardım istedikten sonra maktullerin aracına yöneldiği, çalışmakta olan aracın kontağını kapatarak anahtarı aldığı ve maktul ...'ı yakasından tutarak aşağı indirdiği, bunun üzerine kavganın tekrar başladığı, ...'in de sopa alarak araçtan indiği, tanıkların tekrar araya girerek kavgayı ayırmaya çalıştıkları sırada sanıklar ... ve ...'ın olay yerine geldikleri, ...'ın elinde bıçakla araçtan inerek doğrudan kardeşi ile kavga eden şahıslara doğru bıçağı rast gele sallamaya başladığı, ...'nın da elinde sopa olan ...'in elinden sopayı almaya çalıştığı, maktulleri bıçaklayarak saf dışı bırakan ...'ın bu kez ...'e yönelmesi üzerine ...'in korkup sopayı ...'ya bırakarak oradan kaçtığı, sanıkların araçlarına binerek olay yerinden kaçtıkları, tanık ...'nin 112'yi arayarak olayı haber verdiği sübut bulmuştur.
Her ne kadar sayın çoğunluk sanık ...'nın beraatine ilişkin kararın onanması görüşünde ise de bu görüşe katılmıyorum. Şöyle ki, olayın tek tarafsız görgü tanığı ... olayı başından sonuna kadar görmüş ve tüm ayrıntıları ile anlatmıştır. Sanık ...'in telefonla ...'ı aradığı ve ...'yı aramadığı gerekçe yapılmış ise de ... ile ...'nın birlikte olduğu veya ... ya da diğer aile bireylerinin ...'ya haber verilebileceği göz ardı edilerek ...'nın tesadüfen oraya geldiği şeklindeki hayatın olağan akışına aykırı savunmasına itibar edilmiştir. Yine mağdurların ... ile ...'nın olay yerine birlikte geldiği şeklindeki anlatımları ile tek görgü tanığının aynı yöndeki anlatımları birbiri ile uyumlu olduğu halde sanık ...'nın olay yerine sonradan geldiğine ilişkin savunmasına anlamsız bir şekilde itibar edilmiştir. Sanık ... ile ... arasında sadece bir yaş farkı olduğu ve aralarındaki aşırı benzerlik nedeniyle tanığın bıçağın hangisinin elinde olduğuna dair çelişkili beyanları nedeniyle tanık beyanına tümüyle itibar edilmemiş ise de bu hususun hiçbir öneminin bulunmadığı, her iki sanığın olay yerine birlikte geldiğinin sabit olduğu, sanık ...'ın elinde bıçakla kavgaya müdahale ettiği, ...'nın da eş zamanlı olarak kavgaya müdahil olduğu ve kardeşinin elindeki bıçağı gördüğü elinde sopa olan ve belki de mağdurlar arasında en etkili olabilecek kişiye müdahalede bulunarak maktuller bıçaklanırken ...'in bu durumu engellemesine izin vermediği ve ...'ın eylemlerini daha rahat bir şekilde gerçekleştirmesine olanak tanıdığı, sanıkların olay yerine bıçakla gelerek ve birlikte doğrudan kavgaya karışarak birlikte suç işleme kararlılığı gösterdikleri yine olay yerine gelir gelmez eş zamanlı olarak kavgaya katılmak suretiyle suçun icrası üzerinde ortak hakimiyet kurdukları, bu nedenle oluşan öldürme sonuçlarından TCK'nin 37 nci maddesi anlamında müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerektiği bu nedenle ...'nın beraat etmesinin isabetli olmadığı ve kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümden Sayın çoğunluğun kararına muhalefet ediyorum.
KARŞI OY
Suça iştiraki için öncelikle faillerin bir suçu işlemek konusunda iştirak iradelerini ortaya koymaları ve anlaşmaları gerekir. İştirak iradesi suç işlenmeden önce veya en geç suçun işlenmesi sırasında ortaya çıkmış olmalıdır. İştirak iradesinin mevcudiyeti için, her şerikin diğer faillerle birlikte belirli bir suçun işlenmesine katıldığını bilmesi gerekir. İştirakin kabulü için failde, suça iştirak iradesi olmalıdır.
Yani suça katılanlar önceden, belli bir suçu işleme konusunda aralarında anlaşmalı, irade birliğine varmalıdırlar. Kararlaştırılan bir suç işlenirken, faillerden birisinin diğerlerinden habersiz bir başka suçu daha işlemesi halinde ise önceden anlaşma olmadığı için, ikinci failin
icrasına yardım etmeyen diğer failler, bu suçtan sorumlu tutulmazlar.Herhalde failin başkasının fiiline katıldığını bilmesi ve bunu istemiş olması lazımdır. İstenmemiş olan neticenin husulünde her failin sadece tesadüfî olarak fiillerinin birleşmiş olması iştirake yeterli değildir. Bir suça iştirak ettiğini bilmeyen kimsenin bu cehaleti kastı ortadan kaldırır. İştirak halinde suç işlenmesi halinde, iştirakin nevini saptamak için faillerin karar verme ve icra safhalarındaki tüm hareketlerinin nazara alınması ve topluca değerlendirme yapılması gerekmektedir. Kast insanın iç dünyası ile ilgili bir kavram olup, kastın açıkça ifade edilmediği durumlarda, iç dünyaya ait bu olgunun dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak belirlenmesi yoluna gidilmektedir.
Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin saptanması için, eylemin bir evresindeki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Suç işleme kararının aynı suç konusunda alınması gerekir. Yeni ceza yasası kusur teorisini benimsediğini ileri sürmesine rağmen, iştirak konusunda irade teorisini esas almış gözükmektedir. Zira kusur teorisi nedensellik bağından sarfı nazar edemez. İştirak anlaşmasına konu hareket işlenirken kastı aşan bir netice meydana gelmişse, bundan tüm ortaklar kusurları derecesinde sorumlu olurlar.
İştirak anlaşmasına konu suç dışında bir suç işlenmişse, ortakların sorumluluğu bu suça iştirak etmiş sayılıp sayılmayacakları hususunun tespitinden sonra tayin edilmelidir.
Bu açıklamalar ışığında 21/12/2019 tarihli CD çözümleme tutanağında Resim 1 de Cam 1 isimli kameranın 30.11.2019 günü saat 21.43.44 sıralarındaki görüntülerinde şahısların kavga etmeye başladığının, fakat olayın kameranın tam olarak açısında olmadığının, şahısların sadece belden aşağılarının kamera görüntülerine yansıdığının, 21.46.21 sıralarında ...'in olay yerine koşar adımlarla gittiğinin, 21.48.02 sıralarında olay yerinden koşarak ayrılan açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen şahsın görüldüğünün, 21.48.59 sıralarında olay yerinden hızlıca gelen ...'in elinde bıçak olduğunun ve telefonla konuştuğunun tespit edildiği, Resim 5'de olayın gerçekleştiği yerden 15-16 yaşındaki bir şahsın gelerek elindeki bir cismi olay yerinin yakının bekleyen bir şahsa verdiğinin görüldüğü, 21.49.40 sıralarında ...'e ait Peugeot marka araç ile ...'e ait Toyota marka aracın olay yerinden ayrıldığının tespit edildiği, ancak araçların kimler tarafından kullanıldığının tespit edilemediği, 21.58.25 sıralarında polis ekiplerinin olay yerine geliş anının görüldüğü belirlendiği, 31.12.2019 tarihinde tanzim edilen tutanakta daha önce CD çözüm tutanağında kimliği tespit edilemeyen resim1 de 21.48.02 sıralarında koşarak olay yerine geldiği görülen şahsın ... ve ... tarafından ... olarak teşhis edildiği, resim 2 de 21.48.03 sıralarında ...'in sol eli sol cebine doğru hareket ettirerek koştuğu an, net olarak elinde bir cisim olup olmadığının belirlenemediği, 21.48.06 sıralarında ...'in elini cebinden tekrar çıkararak görüntü açısından çıktığı, ... ve ...'ın resim 4 de bulunan şahısları tanıyamadıklarının belirtildiği,
HTS kayıtlarında katılan sanık ...'in sanık ...'i 30.11.2019 tarihinde saat 21.36'da aradığı ve 11 saniyelik bir görüşme gerçekleştirdiklerinin anlaşıldığı, sanık ...'in diğer sanık ...'i 21.53'de aradığı ve 26 saniyelik bir görüşme gerçekleştirdiklerinin tespit edildiği anlaşıldığı,
Maktul ... ...'ın ölü muayene ve otopsi raporunun incelenmesinde; maktulün vücudunda 5 adet delici alet yarası ile 1 adet ... vasıfta yara tespit edildiği, tutanakta 1 ve 2 numaralı olarak tanımlanan kesici alet yaralarının müstakilen ve müştereken öldürücü nitelikte olduğu, 3, 4 ve 5 numaralı olarak tanımlanan kesici ve delici alet yaralarının öldürücü nitelikte olmadığı, yine 6 numaralı tanımlı kesinin öldürücü nitelikte olmadığı, kesici delicialet yarasının cilt altı bulgularına göre aletin bir kenarının keskin diğer kenarının künt olduğu, ... vasıftaki yaraların aynı aletin eskin kenarıyla husulün mümkün olduğu, maktulün sol siasta 0,4 ve 15 cm'lik tabanı hiperemik cildi sıyrıklar tespit edildiği, maktülün ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar kesilmesinden gelişen iç kanama sonucu meydan geldiğinin mütalaa edildiği,
Maktul ...'in vücudunda 11 adet kesici delici alet yarası tespit edildiği, 1, 2, 3, 4, 5 ve 8 nolu olarak tanımlanan kesici delici alet yaralarının müstakilen ve müştereken öldürücü nitelikte olduğu, haricen 4, 9, 10 ve 11 nolu olarak tanımlı kesici delici alet yaralarının öldürücü nitelikte olmadığı, kesici delici alet yarasının cilt altı bulgularına göre aletin bir kenarının keskin diğer kenarının künt olduğu, ... vasıftaki yaraların aynı aletin keskin kısmıyla husulü mümkün olduğu, maktulün sağ kaş içinde dış yanda 1 cm'lik ve sol kaş içinde 0,7 cm'lik cildi raddi vasıfta yaralar gözlemlendiği, maktülün ölümünün kesici delici alt yaralanmasına bağlı iç organ delinmesinden gelişen iç kanama sonucu meydana geldiğinin mütalaa edildiği,
01/12/2019 tarihli ... hakkında düzenlenen kati hekim raporunda sağ humereus bölgesinde geniş abrozyon, dirsek kısmında yüzeysel abrozyon mevcut hayati tehlike geçirmeye sebep olmayacak BTM ile giderilir olduğu belirtildiği,
... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 14/01/2020 tarihli uzmmanlık raporuna göre; Maktul ...'dan alınan 6a, 6b, 6c, 6d, 6e, 6g ve 6h no'lu kanlı tırnaklarından alınan sürüntü örnekleri ile olay yeri zemin üzerinden alınan 9 nolu kanlı svap örneği ile ile ... plakalı aracın ön kaputu üzerinden alınan 10 no'lu kanlı svap örneği ile maktulun kıyafetlerin alınan 15, 16, 17, 18, 19, 20 nolu bulguların A ile işaretlenen bölgesi üzerinde bulunan kan örneklerinin maktul ...'dan alındığı belirtilen kan örnekleri ile uyumlu olduğu, maktul ...'den alınan 7a, 7b, 7c, 7d, 7e, 7f, 7g ve 7h nolu kanlı tırnaklardan alınan sürüntü örnekleri, olay yeri zemininden alındığı belirtilen 8 nolu kanlı svap örneği, maktul ...'e ait kıyafetler üzerinden 24 ve 25 numaralı bulguların A ile, sanık ...'e ait bir çift 42 numaralı ... marka ayakkabı üzerinden alındığı bildirilen 23a ve 23b nolu bulguların A ve B ile işaretlenen bölgeleri üzerinde bulunan kan örnekleri maktul ...'den alındığı belirtilen kan ile genotipik olarak uyumlu olduğu, sanık ...'e ait 21 nolu bulgunun A ile işaretlenen bölgesinde bulunan kan örneğinde kirlilik ile birlikte maktul ... ...'dan alındığı belirtilen kan örneğinden elde edilen genotipik özelliğin karışık olarak bulunduğunun belirtildiği,
Sanık ...'in kardeşi olan sanık ...'ın kendisini arayarak kadın doğum hastanesinde yatan eşini ziyarete gidelim demesi üzerine ...'dan emaneten aldığı ... plakalı araçla kardeşinin ikamet ettiği Ünaldı Mahallesine doğru yalnız başına seyir halinde iken beyaz renkli ... marka aracın korna çalarak selektör yaptıktan sonra aracını sollamaması üzerine arcını durdurup araçtan indiği zaman diğer araçtan inen şoföre neden korna çaldığını sorduğunu, bu şahsın kendisine "Anasını avradını siktiğim nasıl araba kullanıyorsun" dediğini, aralarında itekleştiklerini, araçtan inen
diğer üç şahsında yumruklarla kendisini darp ettiklerini, bu sırada olay yerindeki ...'nin aralamaya çalıştığını, kardeşi ...'ı telefonla aramaya fırsatının olmadığını, arbede sırasında kendisine saldıran iki şahıstan şoförün diğer şahsın yerde yattığını gördüğünü, bu sırada kardeşi ...'in elinde bıçak gördüğünü, ...'a "sakın bıçağı kullanma" dediğini, yerdeki şahısları kimin bıçakladığını görmediğini, bu şahısları bıçaklamadığını, elinde herhangi bir alet veya bıçak bulunmadığını savunmasına karşılık, sanık ...'in ağabeyi ...'in kendisini hastanedeki eşine götürmesi için telefonla konuştuktan sonra sokağa indiği sırada ilkokul önünde kalabalığın kavga ettiğini, bu sırada ağabeyi ...'in telefonla "... yetiş, okulun önüne gel" dediğini, koşarak olay yerine gittiğini, dört erkek şahsın ...'i tekme tokat ve sopayla darp ettiklerini gördüğünü, eve giderek aldığı bıçakla olay yerine geldiğinde yine ...'in darp edildiğini görüp önce ayırmak istemesine rağmen kendisine vurmaya başlayan iki şahsa bıçağı rastgele savurduğunu, bu şahısların yaralanıp yere düştüklerini, daha sonra diğer ağabeyi ...'in olay yerine gelip elinde sopa bulunan şahıstan sopayı alınca bu şahsın kaçtığını, bu sırada ...'in ayağa kalkarak kalan son kişiye dört kişi bir kişiye nasıl saldırırsınız diyerek tokat attığını, bu şahsın da kaçtığını, ifade etmesi,
Sanık ...'in olay yerinden aracıyla geçtiğinde kalabalığın içerisindeki kardeşlerinden ...'ın elinde bıçak olduğunu, ...'i de gördüğünü, ...'ın "Ben bıçakladım" dediğini, bu sırada ...'in kırmızı kazaklı, ... boylu şahıs ile yumruk yumruğa kavga ettiğini, bu şahsın elinde sopa olduğunu, aralamaya çalıştığını, ...'ın ikametine yaya olarak kaçtığını, ...'in toyota marka araçla, kendisinin de olay yerinden aracıyla uzaklaştıklarını savunması,
Sanık ...'ın kollukta ve Cumhuriyet savcısı huzurunda ayrıca mahkemede sanık ...'in sanık ...'ı yönlendirmesiyle ilgili hiçbir beyanı olmadığı hâlde 16.12.2019 tarihli dilekçesinde ...'in gelen iki şahsa kendilerini işaret ederek "Bunlara günlerini gösterin, bıçaklayın" demiş olmasının büyük bir çelişki oluşturması,
...'ın sanık ... için telefonla birilerini çağırdığını ifade etmesi,
Tanık ...'ün sanık ...'in telefonla birisine "Okulun önüne hemen gelin birileriyle kavga ediyorum" dediğini, beş dakika sonra gelen iki şahsın kavgaya dahil olduklarını birisinin rastgele bıçak salladığını ifade etmesi,
Tanık ...'in sanık ...'in birkaç kişiyle kavga ederken beyzbol sopasıyla kırmızı montlu şahsa vurduğunu, bu şahsın sersemlediğini, bu şahsın ...'in çelme takarak yere düşürdüğünü, bu sırada ...'in diğer kişilerle kavga ederken sanık ...'ın yerdeki şahsa dört beş kez vurduğunu, yerdeki gri montlu yaralı şahsın nasıl yaralandığını göremediğini ifade etmesi,
Tanık ...'nin ... ile birlikte bulundukları sırada dört gencin "bizi bırak biz gidelim" dediğini, tek olan şahsın "siz adam mısınız bekleyin" gibi şeyler söylediğini, dört gencin elleriyle bu şahsın gitmesini isteyerek iteklediklerini, tek olan şahsın aracını yolun ortasından çekmediğini ve telefonla birini aradıktan kısa bir süre sonra bıçakla birisi geldiğinde tarafların birbirine girdiğini, tek olan şahsın elinde bir şey olup olmadığını hatırlamadığını, bıçakla gelen şahsın gençlerden birini daha sonra diğerini bıçakladığını ifade etmesi,
Tanık Mehmet Aşan'ın beyanlarında sanık ...'i özel olarak suçlayıcı bir beyanının olmaması,
Sanık ...'in daha önce tanımadığı dört kişiyle hangi aracın geçeceği veya korna çalma meselesi yüzünden başlayan olayda daha önce tanımadığı için hiçbir husumet bulunmayan şahıslar ile tartışmasının akabinde kendisine müdahalede bulunulması üzerine kardeşi ...'ı kendisine yardımda
bulunması amacıyla telefonla çağırdıktan sonra sanık ...'ın kollukta ve Cumhuriyet savcısı huzurunda ayrıca mahkemede sanık ...'in sanık ...'ı yönlendirmesiyle ilgili hiçbir beyanı olmadığı hâlde 16.12.2019 tarihli dilekçesinde ...'in gelen iki şahsa kendilerini işaret ederek "Bunlara günlerini gösterin, bıçaklayın" demiş olması dışında olay yerine gelen sanık ...'ı maktulleri bıçaklaması hususunda herhangi bir talimatının olduğuna dair delilin bulunmaması, olayın özelliği itibariyle yol verme meselesinin öldürmeyi gerektirecek bir husus olmaması itibariyle böyle bir yönlendirme yapmış olmasının mantıklı olmaması, sanık ...'in olay yerine gelen kardeşi sanık ...'in geldiğinde kendisinin dört şahısla kavga ediyor olması, gerek maktul ... gerekse maktul ... sanık ... tarafından bıçaklandığı sırada kendisinin hangi eylemleri yapmakta olduğunun belli olmaması, yani bu maktuller bıçaklanırken kendisinın maktulleri tuttuğu, bu sırada onlara müdahale ettiği veya sanık ...'ın maktulleri daha rahat bıçaklaması için ona yardımcı olduğu hususunda aleyhinde net delillerin bulunmaması, olayın gece saat 21.43 sıralarında sanık ...'in dört şahısla kavga ederek başladıktan sonra saat 21.46.21 de sanık ...'in olay yerini koşar adımlarla gittiğinin daha sonraki bıçaklama olaylarının en fazla iki dakika içinde gerçekleştiğinin ve olay yerinin karanlık olması sebebiyle olay yeri görüntülerinden bu bıçaklamalar sırasında sanıklar ... ve ...'ın hangi durumlarda yani birbirlerine yakın veya yardımcı olabilecek durumlarda olduklarının belli olmaması karşısında sanık ...'in bıçaklama hadiseleri sırasında diğer iki mağdurla da kavga edip etmediğinin belirlenememesi, sanık ...'ın bıçaklama hadiselerini engelleyebilecek durumda olup olmadığının anlaşılamaması, sanık ...'ın sadece kavgada kendisine yardımcı olması amacıyla çağırmış olması, sanık ...'ın kavgaya gelirken bıçakla gelebileceğini ve kavga sırasında iki kişiyi bıçaklayıp öldürebileceğini tahmin edebilecek durumda olmaması, böyle bir şeyin olabileceğini düşünmesi durumunda kardeşini çağırmamasının daha mantıklı olacağı, sanık ...'ın "...'in darp edildiğini görüp önce ayırmak istemesine rağmen kendisine vurmaya başlayan iki şahsa bıçağı rastgele savurduğunu" savunması sebebiyle olay yerine geliş sebebinin kavgayı ayırmak veya yaralama amaçlı kavgaya katılmak olduğunu, öldürme kastının bir anda oluştuğunu gösterdiği, dolayısıyla sanık ...'in olay yerine kendisine kavga sırasında yardımcı olması için çağırdığı sanık ...'ın 2 dk gibi bir süre içerisinde ani bir kasıtla hareket ederek yapmış olduğu ölümle sonuçlanan eylemlerinden sorumlu tutulmaması gerektiği,
Ani bir kasıtla işlenen, sanığın müdahale edemeyeceği öldürme fiillerinden sorumlu tutulmasının adalet, hakkaniyet, önceden belirlilik ilkeleriyle bağdaşmayacağı, başka bir anlatımla böyle bir kararın adil olmayıp, haksızlığa neden olacağı,
Sanık ...'e ait 21 nolu bulgunun A ile işaretlenen bölgesinde bulunan kan örneğinde kirlilik ile birlikte maktul ... ...'dan alındığı belirtilen kan örneğinden elde edilen genotipik özelliğin karışık olarak bulunduğu, bu itibarla sanık ...'a bıçakla yaralamalar sırasında yardım etmesi durumunda sanık ...'in de elbiselerinde maktullere ait kan izlerinin bulunması gerektiği göz önüne alındığında sanık ... olay yerine gelmeden önce sanık ... maktullerle kavga ettiği sırada Maktul ...'in vücudunda 11 adet kesici delici alet yarası dışındaki sağ kaş içinde dış yanda 1 cm'lik ve sol kaş içinde 0,7 cm'lik cildi raddi vasıfta yaraların ve Maktul ... ...'ın vücudundaki 5 adet delici alet yarası ile 1 adet ... vasıfta yara dışındaki sol siasta 0,4 ve 15 cm'lik tabanı hiperemik cildi sıyrıkların sanık ... tarafından yapılmış olduğunun ve dolayısıyla sanık ...'in maktullerde oluşan
bu yaralardan dolayı sorumlu tutulması gerektiği sonuç olarak sanık ...'in, sanık ...'ın maktulleri öldürme eylemlerine Türk Ceza Kanunu'nun 39 uncu maddesi kapsamında yardımcı olduğu hususunda mahkûmiyetine yeterli delillerin bulunmadığı kanaatindeyim.