1. Ceza Dairesi 2022/7718 E. , 2023/7828 K.
"İçtihat Metni"
T U T U K L U
D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E
T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar Metin ve Hamza vekili, sanıklar müdafiileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli ve 2018/469 Esas, 2021/341 Karar sayılı kararı; sanıklar hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına,
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.04.2022 tarihli ve 2021/1882 Esas, 2022/497 Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar Metin ve Hamza vekili ile sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar Hamza ve Metin vekilinin temyiz sebebi; sanıklar hakkında indirimsiz üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine,
2. Sanıklar müdafiilerinin temyiz sebebi; meşru savunmaya, haksız tahrike, iştirak iradesi bulunmadığına, öldürme kastları bulunmadığından bahisle suç vasfına, eksik incelemeye, kararın gerekçesiz olup usûl ve yasaya aykırı olduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktulün sanıklar...ve ...'in ortak işlettiği fırında çalışıp olay tarihinden kısa bir süre önce işten ayrıldığı, maktulün kredi kartının patronu olan sanık ... tarafından kullanılması ve maktulün çalıştığı işten alacağının kaldığını iddia etmesi nedeniyle...'e telefonla ulaşmaya çalıştığı, olay gününden önce maktul ile...'in telefonda bu konuda konuştukları, olay günü de maktulün söz konusu fırına gelerek kasada bulunan fırın çalışanı sanık ... ile tartışmaya başladığı, patronları olan sanıklar...ve ...'i sorduğu, ...'ın patronlara haber vermesi ile sanıklar ... ve...'in işyeri içinde arka kısımdan öne geldikleri, maktulün fırın içinde bağırması,
müşterilerin rahatsız olması nedeniyle maktulü çekiştirip alt katta bulunan depoya götürdükleri, üç sanığın birlikte maktulü darp ettiği, bu esnada sanıklardan ...'ın maktulü sırtından bıçaklayıp kaçtığı, maktulün hastaneye kaldırıldığı, kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu öldüğü, sanıkların eylemi iştirak halinde maktulden kaynaklanan haksız eylemin etkisi altında işledikleri kabulü ile kasten öldürme suçundan ayrı ayrı mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanıkların savunmaları, katılan ve tanık anlatımları, otopsi raporları, kamera görüntüleri ve çözümler, olay yeri tutanakları ve yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci aynı kabul edilmiş ise de;
Maktulden sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan söz ve davranış bulunmadığı kabulü ile sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu yönünden;
Maktulün daha önce çalıştığı sanıklar...ve ...'in ortak işlettiği fırına alacağı kaldığı iddiası ile geldiği, kasada bulunan fırın çalışanı sanık ...'ı iterek "patronların nerde, çağır" diyerek bağırmaya başladığı, ...'ın patronları olan ... ve...'i çağırmaya gittiği, döndüklerinde maktul ile...'in tartışmaya, itekleşmeye başladıkları, maktulün gündüz vakti müşterilerin de bulunduğu iş yerinin giriş pastane kısmında bağırması nedeniyle sanıklar...ve ...'in maktulü çekiştirerek iş yerinin depo kısmına götürdükleri, bu hususun tanık beyanları ile sabit olduğu, peşlerinden depoya inen sanık ...'a...'in "sen yukarı çık kasada dur" dediği, ...'ın yukarı çıktığı, tanık beyanları ile sabit olduğu üzere ...'ın yukarıdan bıçak alıp tekrar aşağı indiği, ... ve...ile arbede yaşayan maktulü sırtından 1 darbe ile bıçaklayıp kaçtığı olayda; sanık ...'ın maktule yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçuna iştirak ettiğine dair delil bulunmadığı, atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanıklar ... ve...hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu yönünden;
a. Maktulün alacak nedeniyle iş yeri giriş kısmına gelip bağırıp çağırması, gündüz vakti müşterilerin rahatsız olması nedeniyle işyeri sahipleri olan sanıklar ... ve...'in maktulü çekiştirerek konuşmak için iş yeri alt katında bulunan depoya götürdükleri, bu hususun tanık beyanları ve sanıkların ikrarı ile doğrulandığı, bu sırada sanıkların elinde bıçak bulunmadığı, sanık ...'ın peşlerinden alt kata indiği, sanık ...'in ...'a "sen yukarı çık, kasada dur" demesi üzerine sanık ...'ın yukarı çıktığı, tanık beyanları ile sabit olduğu üzere tezgah üzerinde bulunan bıçağı alıp indiği anlaşılmakla, sanıklar ... ve...hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin 3 üncü maddesinin (a) bendinin uygulanamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
b. Sanıkların iş yerine gündüz vakti alkollü halde gelen maktulün müşterilerin de bulunduğu sırada bağırıp çağırması, küfür etmesi, kasada bulunan ...'ı iterek tartışmayı başlatması olayında, maktulden kaynaklanan haksızlık içeren eylemlerin varlığı gözetilerek sanıklar ... ve...lehine 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereğince asgari oranda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
c. Öne sürülen diğer temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükmün denetime olanak verecek şekilde yeterli gerekçeyi içerdiği, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar ... ve...tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından; katılanlar vekilinin temyiz istemleri ile sanıklar müdafiince öne sürülen diğer temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanıklar ... ve...hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Maktulün daha önce çalıştığı fırına alacağı kaldığı iddiası ile geldiği, iş yerinde girişte kasada bulunan sanık ... ile ilk tartışmayı yaşadığı, ...'a "patronların nerde, patronlarını çağır" dediği, küfür ettiği, ...'ın patronlara haber vermesi ile içeride bulunan sanıklar...ve ...'in maktulün yanına geldikleri, tartışmaya başladıkları, bağırması ve küfür etmesi nedeniyle maktulü çekiştirerek iş yerinin depo kısmına götürdükleri, sanıklar ... ve...ile maktul arasında tartışma ve arbedenin depo kısmında devam ettiği, ...'ın yanlarına geldiğinde...'in ...'a "sen yukarı çık, kasada dur" dediği, ...'ın kasa kısmına geldiği, bir süre sonra tezgahtan aldığı bıçakla tekrar sanıklar ... ve...ile tartışmakta olan maktulün yanına gittiği, ... ve...ile arbede yaşayan maktulü sırtından 1 kez bıçaklayıp kaçtığı, sanıklar ... ve...'in maktulün sırtındaki kanı ve ıslaklığı fark ettikleri anda, ...'ın kaçtığını gördükleri, ...'in ...'ın peşinden koştuğu, Mücahid'in maktule tampon yaptığı, maktulün kaldırıldığı hastanede kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu öldüğü olayda;
Sanıklar ... ve...'in konuşmak ve onu uzaklaştırmak için maktulü götürdükleri depoda...ile maktulün karşılıklı birbirini darp ettiği, tartışma ve arbedenin devam ettiği sırada sanık ...'ın dükkan içinden tezgah kısmından bıçak alıp yanlarına geldiği, kavga anında maktulü sırtından bıçaklayıp kaçtığı olayda, sanıklar ... ve...'in diğer sanık ...'ın öldürme eylemine iştirak ettiğine dair kesin bir delil bulunmadığı anlaşılmakla basit nitelikli darp eyleminin ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu, kasten öldürme suçundan beraatlerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
4.Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
a. Öne sürülen diğer temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükmün denetime olanak verecek şekilde yeterli gerekçeyi içerdiği, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından; katılanlar vekilinin temyiz istemleri ile sanık müdafiince öne sürülen diğer temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b. Sanık müdafiinin haksız tahrike yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Maktulün çalıştığı fırından kısa bir süre önce ayrıldığı, iş nedeniyle ve kredi kartının patron...tarafından kullanılması nedeniyle alacağının kaldığını iddia ettiği, alacak konusunda olay öncesinde...ile telefonda tartıştığı, olay sırasında da...ve ...'in ortak olduğu, sanık ...'ın çalışanı olduğu fırına gelerek bağırıp çağırmaya başladığı, olay anında sanık ...'ın kasada bulunduğu, işyerinin giriş kısmının pastane olarak kullanıldığı, gündüz vakti müşterilerin bulunduğu sırada katılanın saldırgan tavırlar gösterdiği, izlenen kamera görüntülerine göre maktulün fırına gelir gelmez ...'ı iterek tartışmayı başlattığı, sanıklar ... ve...'in maktulün yanına gelerek maktulü fırının iç kısmına götürerek darp ettikleri, ...'ın maktulü bıçakladığı, ölümüne neden olduğu olayda; oluş ve dosya kapsamı ile maktulün olay anında alkollü olduğunun tespiti karşısında; maktulden kaynaklanan sanığa yönelen haksız söz ve hareketlerin varlığı nedeniyle sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereğince asgari düzeyde haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği gözetilmemesi ile fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde (1) numarada açıklanan "sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu yönünden beraat kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 11.04.2022 tarihli ve 2021/1882 Esas, 2022/497 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
2. Sanıklar ... ve...hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde (2-a-b) bentlerinde açıklanan "sanıklar ... ve...hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanamayacağının ve sanıklar lehine asgari düzeyde haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 11.04.2022 tarihli ve 2021/1882 Esas, 2022/497 Karar sayılı
kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, kısmen Tebliğname’ye uygun olarak, üye sayın ...'ın sanıklar ... ve...hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiği yönündeki karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
3. Sanıklar ... ve...hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Gerekçe bölümünde (3) numarada açıklanan "sanıklar ... ve...'in kasten öldürme suçundan beraatlerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 11.04.2022 tarihli ve 2021/1882 Esas, 2022/497 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma nedeni dikkate alınarak sanıklar ... ve...başka suçtan tutuklu, hükümlü değil ise derhal TAHLİYELERİNE,
4. Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Gerekçe bölümünde (4-b) kısmında açıklanan "sanık ... hakkında asgari oranda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 11.04.2022 tarihli ve 2021/1882 Esas, 2022/497 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.12.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
TCK m.109’da yer alan suçun işlenmesi için kişiyi hürriyetinden “hukuka aykırı olarak” yoksun bırakmak gereklidir. Suç tipinde fiilin hukuka aykırılığı özel olarak ve ayrıca gösterildiği için “hukuka
özel aykırılık” söz konusudur. Dolayısıyla hakim, faili TCK m.109 anlamında cezalandırabilmek için genel kast dışında ayrıca hukuka aykırılık bilinci ile hareket edip etmediğini araştırmak zorundadır. Bu araştırma ile birlikte; haksızlık bilincinin, kastın varlığına değil, failin kusurunun değerlendirilmesine etki edeceği de gözden kaçırılmamalıdır. Fail mağdurun hareket serbestisini ortadan kaldırmalı ve bunu bilerek ve isteyerek yapmalıdır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.07.2020 tarih, 2020/65 E. ve 2020/345 K. sayılı kararında ; “Katılan mağdurenin babası olan sanığın, birlikte yaşadıkları evde yalnız kaldıkları zamanlarda katılan mağdureye zorla ve tehditle cinsel istismarda bulunması ve bu şekilde katılan mağdureyi hürriyetinden de yoksun kılmasına dair iddianameye konu eylemlerde amaç suç niteliğindeki cinsel istismar suçunun konusunun kişinin vücut dokunulmazlığı olması, zorla gerçekleştirilen cinsel istismar eylemi sırasında katılan mağdurenin hürriyetini sınırlandırılmadan işlenmesine olanak bulunmaması nedeniyle cinsel istismar eylemi süresiyle sınırlı olarak alıkonulma halinde ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmayacağının kabulünde zorunluluk bulunması, sanığın cinsel istismar eyleminden önce veya sonra katılan mağdureyi hürriyetinden yoksun kıldığına dair bir iddianın olmaması, (…) sanığın katılan mağdureye cinsel istismarda bulunurken bu eylem süresince sınırlı olarak onu alıkoyması şeklinde gerçekleşen olayda ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı kabul edilmelidir.” ifadelerine yer verilmiş ve hürriyeti tahdit suçunun unsurlarının oluşmadığına karar verilmiştir.
Maktul ...'un sanık Mücahit Demir'den olan alacağının verilmemesinin etkisiyle sanıklar Mücahit ve ...'in ortak olduğu iş yerine sinirli bir şekilde gelip içeri girdikten sonra küfür ve tehditlerde bulunarak iş yerinin huzur ve sükununu bozduktan sonra sanık ...'dan maktulün geldiğini haberdar alan bu sanıkların maktulle iş yeri ortamında rahatça konuşamayacakları için konuşmak için müşterilere rahatsız olmasın diye depo kısmına götürerek orada konuşalım, anlaşalım diyerek maktulun rızasıyla daha uygun bir yer olan önce mutfak kısmına gittikleri, oldukça güçlü olduğu anlaşılan maktulün burada sanık Mücahit'e yönelik yüksek sesle bağırarak sözlü ve fiili saldırgan davranışlarının devam etmesi, sanık ...'in onları ayırmaya çalışmasına rağmen başarılı olamaması, kavganın devam etmesi durumunda mutfağa zarar verileceği ve buradaki maktulun hakaret, tehdit ve çok yüksek sesle bağırma seslerininde işyeri bölümündeki müşterilerin durumunu etkileyeceği düşüncesiyle olayın depo bölümüne taşındığı, sanıklar Mücahit ve ...'in asıl amaçlarının maktulün hürriyetinin sınırlandırılması olmayıp maktulün bu davranışlarından ticari hayatlarını da etkileyeceği düşüncesiyle depoya geçmiş oldukları, sanık ...'in gerek mutfakta gerek depoda maktule vurduğuna dair savunmasının aksine delil bulunmaması, ayırma konumunda olması, her iki sanığın olayda silah kullanmamaları, maktuldeki darp ve cebir izlerinin kendi saldırgan davranışlarına karşılık sanık Mücahit ile boğuşma sırasında meydana geldiği, kavga sırasında sanık ...'ın iş yerinin girişindeki kasada bulunurken oradan aldığı bıçakla gelerek Mücahit ve ...'in haberi olmaksızın ani bir kararla maktulü sırtında bıçaklaması karşısında sanıklar ... ve Mücahit'in TCK'nın 109. maddesinde düzenlenen bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakma şeklindeki unsurların maddi ve manevi açıdan oluşmadığı, maktulün içerde kaldığı sürenin kavga, tartışma ve konuşmalarla sınırlı olduğu, maktulun bıçaklanma anına kadar olan haksız hareketlerinin
içerde tutulmasının ana sebebi olduğu, maktulun bu davranışlarının olmaması durumunda sanıkların onu tutmaya çalışmayacakları göz önünde bulundurularak sanıklar ... ve Mücahit'in atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatlerine karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!