WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/7514 E.  ,  2024/3943 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2786 E., 2022/498 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs ve bu suça yardım, olası kastla yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması

Katılan ... vekilinin temyiz istemi yönünden; Katılan sanık ... müdafiinin yüzüne tefhim olunan kararlara ilişkin kanunî süresi içerisinde verdiği 19.02.2022 tarihli süre tutum dilekçesinde sanık sıfatı ile katılan ...'ü kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünü temyiz ettiği, 10.03.2022 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde ise katılan sıfatı ile

diğer sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümleri de temyiz ettiği, katılan sıfatıyla yaptığı temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinden sonra yapıldığı tespit edilmiştir.

Sanık ... müdafiinin ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ve bu suça yönelik sanık ... müdafiinin ve sanık ... müdafiinin temyizlerinin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca hükümlerin temyizlerinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Katılan ... ... vekilinin temyiz istemi yönünden;
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/2. maddesi gereği kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmış ise de katılan ... ... vekilinin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz isteminde bulunması nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararı uyarınca hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve temyiz incelemesi aleyhe temyiz edilen suç vasfı ile sınırlı olarak yapılmıştır.

Sanık ... müdafiinin, sanık ... ... müdafiinin ve sanık ... müdafiilerinin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık ... müdafiinin, sanık ... ... müdafiinin ve sanık ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2021 tarihli ve 2020/142 Esas, 2021/85 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık ... hakkında katılan ... ...'ı olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-e, 21/2, 53, 58. maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,

b) Sanık ... hakkında katılan ...'ü kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29, 53, 58. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,

c) Sanık ... hakkında katılan ...'ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delaletiyle 81/1, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

d) Sanık ... hakkında katılan ...'ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delaletiyle 81/1, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

e) Sanık ... hakkında maktul ...'ı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delaletiyle 81/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

f) Sanık ... hakkında maktul ...'ı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delaletiyle 81/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2021/2786 Esas, 2022/498 Karar sayılı kararları ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan sanık ... müdafiinin, katılan sanık ... müdafiilerinin, katılan sanık ... müdafiinin, Cumhuriyet savcısının(sanık ... hakkında katılan ...'ye yönelik hükme karşı aleyhe) istinaf başvuruları üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde;
a) Sanık ... hakkında katılan ...'yı olası kastla yaralama, sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...'ı kasten öldürme ile katılan ...'ı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine,

b) Sanık ... hakkında katılan ...'ü kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca kaldırılması ile; sanık ... hakkında katılan ...'ü kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29, 53, 58. maddeleri uyarınca 8 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanık ...'in kasten öldürmeye teşebbüs suçundan haksız tahrik indirimi uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine, sanık ...'nin suça iştirakı bulunmadığından beraatine aksi kanaat halinde meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, somut deliller göz önüne alınmadan yanlış değerlendirme ve varsayımlara dayalı olarak sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, sanığın en fazla 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c maddesindeki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan cezalandırılmasına, haksız tahrik ve diğer lehe hükümlerin uygulanmasına, cezanın alt hadden belirlenmesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; savunma hakkının kısıtlandığına, eksik inceleme ve değerlendirme ile mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, suç vasfında hataya düşüldüğüne, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin tartışılmadığına, haksız tahrik indiriminin yetersiz olduğuna, takdirî indirim hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkindir.

3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastının bulunmadığına, yaralama ve olası kastla öldürmeden sorumlu tutulması gerektiğine, eksik inceleme ve değerlendirme ile mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, sanık lehine meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması, aksi kanaatin hasıl olması durumunda da haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Katılan sanık ...'in ... Düğün Salonu isimli iş yerini işletmekte olduğu, maktul ...'ın katılan sanık ...'in imam nikahlı eşi olduğu, katılan sanıklar ... ve ... ile inceleme dışı sanıklar ... ..., ... ve ... ile tanıklar H.T.T., D.A.Ö.'nün arkadaş oldukları, inceleme dışı sanık ...'nin tanık H.T.T.'nin akrabası olduğu ve ... Düğün Salonunun ön kısmında bulunan açık alandaki otopark işletmeciliğini yaptığı, inceleme dışı sanık ...'in ... Düğün Salonunun hemen karşısında bulunan Kumpir King isimli işyerini işlettiği ve katılan sanıklar ... ve ...'nin arkadaşı olduğu,
Sanık ... ile katılan sanık ... arasında da olay öncesine dayalı söz konusu ... Düğün Salonu'nun işletilmesinden kaynaklanan anlaşmazlık nedeniyle husumet bulunduğu,
Katılan sanıklar ... ve ...'nin kalabalık arkadaş grubu ile olay öncesinde 01.09.2019 tarihinde gecenin ilerleyen saatinde katıldıkları düğün töreninden çıkarak alkollü bir şekilde Uzunoğlu Çorba isimli iş yerine çorba içmek için gittikleri, kalabalık olmaları nedeniyle yer olmaması üzerine masada yalnız oturan katılan sanık ...'in yanına giderek, katılan sanık ... ve arkadaşlarından bir kısmının bu masaya oturdukları, alkollü olmaları nedeniyle katılan sanık ... ile aralarında çıkan tartışmada, katılan sanık ...'i basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladıkları, ayrıca bu kavgada, kavgaya karışan katılan sanık ...'ın arkadaşlarının da yaralandığı, bu şekilde katılan sanıklar ... ve sanık ... arasında husumet oluştuğu, bu olaya dair Sinop CBS'nin 2019/3574 esas sayılı dosyası üzerinden soruşturma yürütülmekte olduğu,

Olay günü katılan sanık ...'ın katılan sanık ..., inceleme dışı sanıklar ..., ... ve ... ile tanıklar D.A.Ö. ve T.T. ile mobil plaj isimli yerde oturup alkol aldıkları, yine aynı gün katılan sanık ...'in inceleme dışı sanık ... ile görüşüp alkol aldığı ve katılan sanık ... hakkında konuştukları, ardından katılan sanık ...'in sanık ...'dan, katılan sanık ... ile kendisini görüştürmesini istemesi üzerine sanık ...'ın tanık D.A.Ö'yü telefon ile aradığı ve akabinde bulundukları yer olan mobil plaj isimli yere gittiği, sanık ...'ın katılan sanık ...'a katılan sanık ... ile görüştüğünü ve katılan sanık ...'in kendisini araştırdığını belirtmesi üzerine katılan sanık ...'ın sinirlendiği ve öncesinde kavga sebebiyle oluşan husumet nedeniyle katılan sanık ...'in yanına gitmek istediği, sanık ...'nin katılan sanık ...'in işletmeciliğini yaptığı düğün salonu işletmesi konusunda olay öncesinden süregelen aralarındaki anlaşmazlık sebebiyle katılan sanıklar ... ve ... arasındaki husumeti de fırsat bilerek katılan sanık ...'a hitaben "...'in silahsız olmadığını, boş gitmemeleri gerektiğini" belirterek "...'in infazını patlatın" şeklinde sözler söylediği, akabinde sanık ...'ın yanında getirmiş olduğu emanete kayıtlı tabancayı katılan sanık ...'ye verdiği, katılan sanık ...'ın, sanıklar ..., ... ve katılan sanık ... ile birlikte sanık ...'nin ikametine gittikleri, sanıklar ... ve ...'ın araçta bekledikleri, sanık ... ile katılan sanıklar ... ve ...'nin ikamete çıktıkları, burada sanık ...'nin katılan sanık ...'ye olayda kullanılan tüfeği teslim ettiği, katılan sanık ...'nin de bu tüfeği katılan sanık ...'a verdiği, sanıklar ..., ... ve katılan sanık ...'ın, katılan sanık ...'nin kullanmış olduğu araç ile birlikte katılan sanık ...'in işletmeciliğini yaptığı düğün salonunun bulunduğu yere geldikleri sırada sanık ...'nin işletmeciliğini yaptığı otoparka girmeden, katılan sanık ...'ın sanıklar ... ile ...'a araçtan inmelerini söylediği, katılan sanıklar ... ile ...'nin araçta kaldıkları ve katılan sanık ...'nin aracı inceleme dışı sanık ...'in iş yerine çok yakın bir vaziyette park ettiği, akabinde katılan sanıklar Barış ve ...'nin birlikte sanık ...'in iş yeri olan kumpirciye gittikleri, katılan sanıklar ... ile Barış'ın yanlarında getirmiş oldukları silahlar ile araçtan inerek sanık ...'in iş yerinde bulunan masalardan birine oturdukları, katılan sanık ...'nin arkası düğün salonuna doğru dönük şekilde oturduğu, karşısında ise katılan sanık ...'ın yüzü düğün salonuna doğru olacak şekilde oturduğu,
Katılan sanık ...'in düğün salonundan çıkıp sanık ...'ın babası ile vedalaştıktan sonra sanık ... ile kısa bir süre görüşüp katılan sanık ...'ın oturduğu yöne doğru bakarak katılan sanık ...'ı görmesi üzerine tüfek almak amacı ile düğün salonunun içerisine girdiği, bu esnada katılan sanık ...'in imam nikahlı eşi olan maktul ...'ın katılan sanık ...'in silah almasını engellemek amacı ile işyerinde bulunan tanık M.T.'ye ''Mesut ...'i tut'' şeklinde seslendiği, bu sırada katılan sanık ...'in düğün salonundan tüfek ile çıkacağını gören tanık M.T.'nin, katılan sanık ...'i engellediği ve maktul ... ile birlikte katılan sanık ...'i düğün salonunun dışına çıkmasını engellemek için düğün salonunun dış kapısını kilitledikleri ancak katılan sanık ...'in düğün salonunun penceresinden tüfek ile dışarı çıktığı, katılan sanıklar ... ve ...'ın içerisinde bulundukları kumpirciye doğru elinde tüfek ile ilerlediği sırada maktul ...'ın da katılan sanık ...'in arkasından geldiği ve katılan sanık ...'i engellemeye çalıştığı, katılan sanık ...'in maktul ...'ı sol eliyle itekleyerek kendisinden uzaklaştırmaya çalıştığı, katılan sanık ...'in silah ile düğün salonundan çıktığını gören tanık K.B.'nin ise "kaçın" diyerek sanık ...'i uyardığı ve sanık ...'in kumpircide bulunan yakın çevresi ile kumpirciden uzaklaştığı, bu sırada katılan sanık ...'ın

daha önceden yanında getirip tezgahın kenarına yasladığı tüfeği alarak katılan sanık ...'e doğrulttuğu ve tarafların birbirlerine ateş etmeye başladığı ancak taraf ve tanık beyanlarının birbirinden farklı olması nedeniyle ilk atışın kim tarafından yapıldığının kesin olarak belirlenemediği, yine bu esnada sanık ...'nin de yanında getirmiş olduğu tabanca ile katılan sanık ... ve maktul ...'ı hedef alarak iki el ateş ettiği, ayrıca olayda kimler tarafından kullanıldığı belirlenemeyen iki adet tüfeğin de çatışmaya dahil olarak katılan sanık ... ile maktul ve 12 D sinema yönüne doğru ateşlendiği,
Katılan sanıklar ... ve ... ile katılan sanık ... ve maktul ... arasında yaklaşık 7-8 metre kadar mesafe olduğu ve karşılıklı çatışma sonucunda katılan sanık ...'in hemen arkasında ve etrafında hareket halinde bulunan maktul ...'ın başına aldığı isabetle yere yığıldığı ve katılan sanık ...'in de sağ omzundan saçma taneleri ile basit tıbbi müdahale ile ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, katılan sanık ...'ın da karnından isabet alıp basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike geçirecek ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı, katılan sanık ...'nin parmağını sıyıran saçma ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, yine 12 D Sinema aracı önünde ve içerisinde bulunan inceleme dışı katılanlar Fahri Cumhur ve Şebnem Su ile inceleme dışı mağdurlar ... ve Feyza'nın çeşitli yerlerinden yaralandıkları, katılan sanıkların isabet alıp yaralanmaları ve maktulün yere yaralı vaziyette düşmesi üzerine çatışmanın sona erdiği, çatışma sonrasında katılan sanık ...'ın yaralandığını gören katılan sanık ...'nin kendi kullanmış olduğu silahı kumpircinin mutfak tezgahına atarak katılan sanık ...'a pansuman yaptığı, hemen sonrasında olay yerine sağlık ekipleri ile kolluk kuvvetlerinin intikal ettiği,
Maktul ...'ın baş bölgesine isabet eden çok sayıda av tüfeği saçma yaralanmaları nedeniyle kafatası kırıkları, beyin dokusu harabiyeti nedeniyle gelişen beyin kanaması sonucu hayatını kaybettiği, maktule yönelik yapılan bu atışların uzak atış mesafesinden olduğu, katılan sanık ...'ın tişörtündeki atış artıklarının da uzak atış olduğu, olay yerinden temin edilen 2 adet patlamış yeşil fişek kartuşlarının katılan sanık ...'in kullandığı tüfekten atıldıkları, bir adet patlamamış yeşil fişeğin de katılan sanık ...'in atış yapmadan düşürdüğü, anılan fişeklerin saçma çaplarının 1,5-2 mm olduğu, katılan sanık ...'ın kullandığı tüfekten bir adet patlamış zuber marka fişek kartuşunun ele geçtiği, saçma çapının 3,5-4 mm olduğu, yine olay yerinde bulunan 2 adet zuber marka fişek kartuşunun ele geçmeyen farklı bir tüfekten atıldığı, yine olay yerinde bulunan 1 adet zuber marka fişek kartuşunun da ele geçmeyen farklı bir tüfekten atıldığı, bu ele geçmeyen iki farklı tüfekten atılan toplam 3 adet zuber marka fişeklerin saçma çaplarının 3,5-4 mm olduğu, katılan sanık ... tarafından ateşlenen zuber marka fişek ile diğer üç zuber marka fişeğin saçma ebatlarının aynı olduğu, katılan sanık ... tarafından ateşlenen 7,65 çaplı iki adet boş kovanın ele geçtiği, bir adet de deforme mermi çekirdeğinin ele geçtiği, tabancada atış yapılmamış dolu fişeklerin de bulunduğunun belirlendiği,
Maktul ...'dan otopsi sırasında temin edilen saçma taneleri ile olayda yaralanan katılanlar Fahri ve Şebnem'den ele geçen saçma tanelerinin 3,5-4 mm olduğu, katılan sanık ...'ın yarasından çıkan saçma tanelerinin ise 1,5-2 mm olduğunun tespit edildiği,
Bu çerçevede katılan sanık ...'in öldürme sonucuna elverişli tüfek ile etkili mesafeden yine ölüm sonucunu doğurabilecek saçma taneleri ile katılan sanık ...'ı hedef alarak birden fazla kez ateş etmesi, katılan sanık ...'ın ölümcül bölgeden isabet alarak yaralanması, aralarındaki önceye dair husumet bir arada değerlendirildiğinde katılan sanık ...'in katılan sanık ...'a yönelik eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu ancak katılan sanık ...'in bu eylemini

hem önceki darp olayı hem de olay günü silahlı bir şekilde iş yerinin karşısındaki başka bir iş yerine gelerek oturmuş olmaları nedeniyle karşı taraftan kaynaklanan haksız tahrik altında eylemini gerçekleştirdiği, katılan sanıklar ... ve ...'nin silahlı bir şekilde kendi iş yerinin karşısındaki başka iş yerine gelmiş olmalarının, bu durumu gören katılan sanık ...'in koşarak içeriye geçip tüfek alarak dışarıya çıkmasını meşru hale getirmeyeceği, bu sebeple de meşru savunmanın koşullarının oluşmadığı,
Katılan sanık ...'in katılan sanık ...'ı hedef alarak birden fazla defa ateş etmesi sonucu katılan sanık ...'nin de parmağındaki saçma sıyrığı ile yaralanması olayında, katılan sanık ...'in aşamalarda alınan beyanında atış yaptığı sırada katılan sanık ...'yi hedef almadığını ifade etmesi, dosya kapsamına göre çatışma esnasında katılan sanık ...'nin içerisinde bulunduğu iş yerine ait mutfak tezgahını kendisine siper etmesi ve katılan sanık ... tarafından görülerek ateş edildiğinin sabit olmaması, katılan sanıklar ... ve ...'nin çatışma sırasında bulundukları konumlarına dair anlatımları uyarınca katılan sanık ...'nin katılan sanık ...'a yönelik yapılan atış hattında bulunmadığı, bu sebeple de sektiği değerlendirilen saçma tanesi ile katılan sanık ...'nin yaralandığı, bu nedenle de atış hattında yer almasa da seken saçmalarla başkalarının da zarar görebileceğini öngören katılan sanık ...'in sebep olduğu sonuçtan olası kastla sorumlu olduğu,
Katılan sanıklar ... ve ...'nin olay öncesinde sanıklar ... ve ...'dan temin ettikleri silahlar ile olay yerine geldikleri, katılan sanık ... ile çatışmaya girdikleri, bu sırada maktul ...'ın hemen katılan sanık ...'in arkasında ve etrafında olduğu bu hususun tanık beyanları, yine maktulün düştüğü yerdeki kan izleri ve yapılan keşif uyarınca alınan bilirkişi raporundan da sabit olduğu, böylece aralarındaki mesafe, katılan sanık ...'ın kullandığı suç aletinin tüfek olması, saçmaların atış sırasında dağılımı nazara alındığında katılan sanık ...'e yapılan atış sonucu maktul ...'ın isabet almasının mutlak ve kaçınılmaz olduğu, katılan sanıklar ... ve ...'nin buna rağmen atış yaparak maktul ...'ın ölümüne, katılan sanık ...'in ise yaralanmasına sebebiyet verdikleri olayda, her ne kadar maktul ...'ın ölümüne, katılan sanık ...'in ise yaralanmasına sebebiyet veren saçmalar katılan sanık ...'ın tüfeğinden çıkan saçma taneleri ile uyumlu olup tabanca kurşununun isabet etmediği anlaşılmış ise de katılan sanıklar ... ve ...'ın olay esnasında silahlarını aynı hedefe doğru ateşlemiş olmaları, olay mahalline geliş sebepleri, katılan sanıklar ... ile ... arasında husumet oluşu, aralarındaki fikir ve eylem birliği nazara alınarak iştirak iradesi gösteren faillerin suçun ortak sorumlusu oldukları ve böylece katılan sanıklar ... ve ...'nin olay üzerinde birlikte hakimiyet oluşturan eylemlerinin maktul ... yönünden kasten öldürme, katılan sanık ...'e yönelik eylem yönünden ise kasten öldürmeye teşebbüs suçlarını oluşturduğu, her ne kadar katılan sanıklar ... ve ... meşru savunma içerisinde hareket ettiklerini ve haksız tahrik hükümlerinden faydalanmaları gerektiğini beyan etmiş iseler de ilk haksız hareketin katılan sanık ...'in iş yerinin karşısına silahlı ve birden fazla kişi ile gelmeleri ve olaydan iki gün önce de katılan sanık ...'i darp etmiş olmaları sebebiyle kendilerinden kaynaklandığı, bu nedenle katılan sanıklar ... ve ... hakkında meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiği anlaşılmıştır.

2. Sanık ... Hakkında Katılan ... ...'ı Olası Kastla Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suç vasfı ile sınırlı olarak yapılan incelemede;

Sanığın katılanı doğrudan hedef almadığı ve katılan ... ile diğer katılan ...'ın konumları dikkate

alındığında suç vasfının olası kastla yaralama olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, katılan ... ... vekilinin aleyhe suç vasfına yönelik temyiz sebebinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanıklar ... ve ... Hakkında Maktul ...'ı Kasten Öldürme ile Katılan ...'ı Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Sanık ... Hakkında Katılan ...'ü Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, adil yargılanma ve savunma hakkının ihlalinin söz konusu olmadığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, maktul ... ve katılan ...'e yönelik eylemlerin sanıklar ... ve ... tarafından öldürme kastı ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket edip fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru belirlendiği, katılan ...'a yönelik eylemin sanık ... tarafından öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, katılan ...'e yönelik eylemden sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler ile katılan ...'a yönelik eylemden sanık ... hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun'un 3. maddesinde düzenlenen cezada orantılılık ilkesi göz önüne alınarak belirlenen temel ceza miktarlarında isabetsizlik bulunmadığı, olayda meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının bulunmadığı, ilk haksız hareketin katılan sanıklar ... ve ...'den geldiği ve maktulden de katılan sanıklara yönelen haksız tahrik oluşturan söz veya eylem bulunmadığından katılan sanıklar ... ve ... hakkında maktul ve katılan ...'e yönelik eylemlerinden kurulan hükümlerde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılan sanık ...'dan katılan sanık ...'e yönelen haksız tahrikin niteliği ile ulaştığı boyut dikkate alındığında sanık ... hakkında hükmedilen indirim oranının isabetli olduğu, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık ... hakkında uygulanmamasına karar verildiği, sanıklar ... ve ... hakkında takdirî indirim hükümlerinin uygulandığı, uygulanabilecek başkaca lehe hüküm bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR
1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan ... Vekilinin, Sanık ... Müdafiinin Ve Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden;
Katılan sanık ... müdafiinin yüzüne tefhim olunan kararlara ilişkin kanunî süresi içerisinde verdiği 19.02.2022 tarihli süre tutum dilekçesinde sanık sıfatı ile katılan ...'ü kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünü temyiz ettiği, 10.03.2022 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde ise katılan sıfatı ile diğer sanıklar ..., ..., ... ve

... hakkındaki hükümleri de temyiz ettiği, katılan sıfatıyla yaptığı temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinden sonra yapıldığı,
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçuna yardım suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ve bu suça yönelik temyizlerin niteliği dikkate alındığında 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı,
Anlaşılmakla, katılan ... vekilinin, sanık ... müdafiinin ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Sanık ... Hakkında Katılan ... ...'ı Olası Kastla Yaralama İle Katılan ...'ü Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Sanıklar ... ve ... Hakkında Maktul ...'ı Kasten Öldürme ile Katılan ...'ı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe başlığı altında (2) ve (3) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2021/2786 Esas, 2022/498 Karar Karar sayılı kararlarında katılan sanık ... ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçen süreler göz önüne alındığında, sanık ... müdafiinin, sanık ... ... müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sinop Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.05.2024 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Bilindiği gibi; ceza yargılaması, failin suçu işlediği yönünde hakkında kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte şüphe bulunup bulunmadığının tespit edildiği soruşturma evresi ile başlar ve kamu davası açılmasını gerektirir yeterlilikte herhangi bir delil elde edilememesi ya da en azından kuşku bulunamaması halinde kovuşturmaya yer olmadığına, dava açılmasını gerektirir yeterlilikte bir şüphe veya delil bulunması halinde ise iddianame tanzim olunarak açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde kanunda belirtilen hükümlerden birinin verilmesi ve hükmün kesinleşmesi ile sona erer. Kovuşturma evresi sonucunda mahkemece değerlendirilen deliller, suçun var olduğu ve yargılamaya konu olan fiilin sanık tarafından işlendiği hususunda yeterli vicdani kanaat oluşturuyorsa mahkûmiyet hükmü kurulacak, aksi durumda sanığın beraatıne karar verilecektir.
Amacı her somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit bulunan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan ve Latince; "in dubio pro reo" olarak da ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü bir ceza davasında sanığın cezalandırılmasına karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık lehine değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi durumunda da geçerlidir. Sanığın üzerine atılı bulunan suçlardan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye yer vermeyecek kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaatlere değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanılarak sanığın mahkûmiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir.
Bu ilkeler ışığında dosyanın incelenmesinde;
12/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda"...'ın kafasından çıkan saçmalar vc çevredeki yaralıların üzerinden tespit edilen saçmalar, ...'ın kullandığı tüfek ve elde olmayan diğer iki tüfekten atılan fişek ve saçmalarla uyumlu olduğu, ...'ın vücudundan çıkan saçmalarında ...' in kullandığı fişek ve saçmalarla uyumlu olduğu, Uzmanlık Raporları ve dosya içeriğinden anlaşıldığının, ...'ın keşif esnasında beyan ettiği gibi bulunduğu yerden sola doğru (Camekanlı dolap Ön yüzü tarafı) ateş ettiğinde hem Görkemi hem de 12D sinema aracını tek atışta vurabileceği bu durumda Maktulün atış hattı dışında kalmasından dolayı isabet alma ihtimalinin düşük olduğu, ancak olay yeri fotoğraflarında ...'ın kullandığı tüfeğin tezgahla dolap arasında durduğu ayrıca tezgahla dolap arasında yerlere saçılmış eşyaların bulunduğu ...'a karşıdan gelen saçmaların dolap arkasındaki tabelaya dik bir şekilde isabet ettiğinin görüldüğü, bu durumda ...'ın dolap ile Tezgah arasından ateş edip ve hedef olması ihtimalinin yüksek olduğu, ayrıca maktule ait olduğu Olay Yeri Raporu içeriğinden anlaşılan kan birikintisinin de bu atış hattı üzerinde olduğu Olay Yeri Fotoğraf

içeriğinden anlaşıldığı, (resim 34-35) ...'ın sadece ...'i hedef alarak atış yaptığı öngörüldüğünde atış mesafesine, saçmaların dağılma durumuna göre bulunduğu yerden (Tezgah ve dolap arası) tek atışla Maktulü ve ...'i vurabileceği, ancak dağılan saçmaların I2d sinema aracının bulunduğu tarafa sirayet etme ihtimalinin düşük olacağı, bu durumda ... ve ...'in kullandığı tüfeklerden başka olay anında kullanıldığı dosya içeriğinden anlaşılan 2 adet tüfekten I2D sinemaya ve çevredeki yaralılara ateş edilmiş olabileceği, kim tarafından kullanıldığı belli olmayan ve ele geçirilemeyen bu tüfeklerin varlığı dosya içeriğindeki 2+1 adet av tüfeği kartuşundan, çevreye sirayet eden saçmalardan ve birden fazla hedefin vurulduğu, Kartuşların ...'ın kullandığı tüfeğin yanında nizami bir şekilde durması fişeklerin asıl yerlerinden taşındığını gösterdiği, Olayın akış yönüne, maktulün vurulma mesafesine ve maktulün kafasından çıkan saçmalarda göz önünde bulundurulduğunda ...'ı öldüren saçmaların bu tüfeklerden atılmış olabileceğinin de öngörüldüğü, Bu durumda hedef gözeterek birbirine ateş eden tarafların kullandıkları tüfeklerin ve fişeklerin birden fazla saçma atması ve çevrenin kalabalık olmasından dolayı birbirlerini hedef alsalar bile bu mesafeden çevredeki insan veya cisimlere isabet edeceği ve hayati organlara denk geldiğinde öldürücü olacağı, bu olayında böyle bir durum olduğunu buradaki asıl taraflann ..., ... ve 2 adet tüfeği kullanan faili meçhul kişiler olduğu, ...' ın arada kalarak vurulduğunun, ancak ...'ı Öldüren saçmaların hangi tüfekten atıldığının tam olarak tespiti yapılamadığının belirtildiği,
Ancak her ne kadar sanık ...'nin de yanında getirmiş olduğu tabanca ile katılan sanık ... ve maktul ...'ı hedef alarak iki el ateş ettiği kabul edilerek sanık ...'nın maktul ...'a karşı kasten öldürme suçundan TCK'nın 37/1, 81/1 ve 62 nci maddeleri gereğince 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Maktul ...'ın yapılan ölü muayene ve otopsi işlemlerinde, baş ve boyun bölgesinde yapılan incelemede, her iki gözün rakun gözü olarak tabir edilen orbitanın yaygın ekimotik ve şiş olduğu, başın sol tarafında çok daha yaygın olmak üzere burun sırtı, alın ve üst kısmında saçlı deri içerisinde sol parietal ve temporal bölgede benzer özellikte 0.4 cm çapında toplam 20-25 adet av tüfeği saçma tanesi giriş ve çıkış delikleri olduğu, burun sırtında bir adet saçma tanesi giriş ve çıkış deliği olduğu, ayrıca beyin dokusu olduğu değerlendirilen yumuşak doku parçalarının mevcut olduğunun gözlemlendiği, maktul hakkında tanzim edilen adli raporda 1.47 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, ayrıca saçma tanelerinin dağılımı sonucunda müteveffanın uzak atışa maruz kaldığının belirtildiği, 30.10.2019 tarihli uzmanlık raporunda yine uzak atış olduğunun tespit edildiği,
...'in alınan adli raporunda, sağ omuzda saçma izine bağlı yaralanmasının mevcut olduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığının belirtildiği,
Yani sanık ...'nin atışlarından ne ... ne de maktul ...'ın isabet almadıkları, dolayısıyla her ne kadar sanık ... sanık ... ile mağdur ...'e yönelik yapmaya başladıkları atışlar sonucunda sanık ...'nin savunmasında belirtiği üzere mağdur sanık ...'e doğru atış yaptığı sırada maktul ...'ı göremediğini beyan etmesi dışında kendisinin hangi pozisyonda atış yaptığı, bu atışları sırasında ...'le kendisinin arasında maktul ...'ın bulunup bulunmadığı hususunun şüpheli kaldığı, bu şüpheli durumun sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gibi, yukarıda belirtilen bilirkişi raporunda da anlaşılacağı üzere maktulün hangi silahla vurulduğu da net bir şekilde belirlenemediği, (maktul ...'ın sanık ...'ın kullandığı av tüfeği veya kimler tarafından kullanıldığı tespit edilemeyen başkaca iki av tüfeğinden herhangi birisinin atışları sonucunda vurulduğu kanaatine varıldığı belirtilmektedir.)

Bu itibarla olayın başlangıcında sanık ... ile sanık ... arasında mağdur sanık ...'e yönelik suç işleme hususunda iştirak iradesi bulunduğu halde hedef dışı olan maktul ...'ta sanık ... tarafından vurulmadığı gibi, kendisinin mağdur ...'e yönelik atışları sırasında da arada bulunduğu ve hedefte olduğuda tespit edilemediği için sanık ...'nin maktul ...'a yönelik suç işleme iradesi ile hareket ettiği hususunda şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden sanık ...'nin maktul ...'ı öldürme suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.