WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/6865 E.  ,  2024/1908 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2019 tarihli ve 2018/336 Esas, 2019/428 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d ve e) bentleri, 83 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.12.2020 tarihli ve 2019/2517 Esas, 2020/1493 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik ceza tayin edildiğine ve takdîri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,

2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, sanığın mahkûmiyetine yeterli somut delil bulunmadığına, lehe delillerin Mahkemece değerlendirilmediğine ve kararın gerekçesiz olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın, kimliği tespit edilemeyen bir kişi ile yaşadığı cinsel birliktelik sonrası hamile kaldığı, hamile kaldığını ailesinden ve çevresinden sakladığı, hamileliğinin 32. haftasında sancılanması üzerine Özel Derindere Hastanesinden temin edilen belgelere göre 05.04.2017 tarihinde normal canlı bir kız bebeği dünyaya getirdiği, bebeğin prematüre olduğu için küveze alındığı ve 17 gün küvezde kaldığı, 22.04.2017 tarihinde hastaneden 26.04.2017 tarihinde kontrole gelmeleri gerektiği belirtilerek taburcu edildikleri, sanığın bebeği ikâmet ettiği dairenin bulunduğu betonarme binanın 4. katında bulunan 4 numaralı daireye getirdiği, olay yeri inceleme raporuna göre söz konusu dairesinin eski kullanılmayan eşyaların bulunduğu, tozlu, kirli ve virane görünümlü olduğu, sanığın maktulü hastaneden çıkardıktan sonra çalışmakta olduğu eczaneye işe gitmeye devam ettiği, maktulün gündüzleri işe gidip tekrar işten döndüğü süre zarfında yaklaşık 12 saat boyunca dairede yalnız kaldığı, sanığın bebeği hastaneden çıkardıktan sonra rutin kontrollere götürmediği, sanığın bebeğin ölümü üzerine bir süre daha binanın üst katındaki dairede tutmaya devam ettiği, ölen bebeğin kokmaya ve çürümeye başlamasına üzerine mezarlığa götürüp gömdüğü, 02.06.2017 tarihinde mezarlığın güvenlik görevlisi tarafından bulunarak polise bildirildiği, bu sırada sanığın da savcılığa müracaat ettiği, maktul hakkında düzenlenen otopsi raporunda ilerlemiş çürümeye bağlı morfolojik değişimler ve muhtemel hayvan müdahalesine bağlı post-mortem kayıplar nedeniyle kesin ölüm sebebinin tespit edilemediğinin bildirildiği, Adlî Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulu tarafında düzenlenen 24.07.2019 tarihli raporunda bebeğin doğum sırasında gelişen komplikasyonlar nedeniyle tedavisinin yattığı 17 günlük sürede tıp kurallarına uygun bir şekilde yapıldığının, dolayısıyla taburcu edilirken her ne kadar prematürelik dönemi geçmemiş olsa da, bebeğin evde normal bakımla hayatını idame ettireceği ve hekimlerin kontrol isteğine rağmen bebeğin doktora götürülmemiş olduğu dikkate alındığında; zamanında otopsi yapılarak ölüm sebebi belirlenmemiş olmakla birlikte bebeğin gerekli kayıt ve kontrollerinin annesi tarafından yaptırılmamasının ve öldüğünde gerekli mercilere bildirilmemesinin uygun olmadığı ancak ölüm sebebinin bilinememesi nedeniyle bebeğin ölümünün bir hastalık nedeniyle mi veya annesinin bakım eksikliği nedeniyle mi
gerçekleştiğinin mevcut bulgularla belirlenemediğinin belirtildiği; maktulün hastanede yoğun bakım sürecini takip eden tanık doktor M.A’nın maktulün diğer bebeklerden daha hassas şekilde bakılması gerektiği, hassas dahi bakılsa ölüm riski yüksek olan bir bebek olduğu, sürekli 2-3 saat arayla ilgilenilmesi, beslenmesi gerektiği, ... süre ilgilenilmezse ileride rahatsızlıklara neden olabileceğini belirttiği, tanıklar ... ile Z.B’nin beyanları, olay yeri krokisi ve olay yeri inceleme tespit tutanağı içerikleri, tutanaklar, dosya içerisinde bulunan raporlar dikkate alındığında sanığın erken doğumla sağ doğurduğu bebeğin özel bakım gerektiren durumu olduğunu bildiği halde 4721 sayılı Medeni Kanun tarafından kendisine yüklenen velayet ve annelik sıfatından kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği, bebeğin sağlığını koruma, tehlikelerden uzak tutma, besleme, büyütme gibi icrai davranışlarda bulunma yükümlülüğü bulunmasına rağmen bu icrai davranışlar silsilesi içinde bebeğin hayatını korumak ve gözetmek yükümlülüğüne aykırı olarak bebeğini yalnız olarak sağlıksız ve güvenli olmayan şartlarda beslemeden ve bakımsız bırakarak ... süreli işe gittiği, yenidoğan bebeği rutin kontrollere götürmediği, bebeğin genel durumunun kötü olduğunu ve hayatî tehlikesinin ortaya çıktığını gördüğü halde durumu yetkililere bildirmeyerek bebeğin gerekli tedavi ve bakımını yaptırmadığı sanığın bu şekilde maktulün öngörülen ölüm neticesini istediği ve kabullendiği, bebeğin hayatını kurtarmaya yönelik icrai bir davranışta bulunmadığı böylece kanundan kaynaklanan garantörlük görevini kasten ihmal ederek ölüm neticesinin meydana gelebileceğini bilerek icrai davranışla eşdeğer olan davranışta bulunarak bebeğin ölümün meydana geldiği bu suretle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 83 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen ihmalli davranışla kasten öldürme suçuna nitelik olarak uyduğu, sanığın bebeğin ölümü ister olumsuz ortamda bakılıp beslenme yetersizliğinden ister bebeğin sağlık kontrollerinin zamanında yapılmamasından ister bebeğin rahatsızlanması üzerine zamanında yetkililere haber verilmemesinden kaynaklansın, sanığın tüm bu ihmalli davranışlarının hepsini gerçekleştirdiği, illiyet bağının tam olduğu vicdanî kanaate varılarak sanığın üzerine atılı ihmali davranışla kasten öldürme suçunu işlediği kabul edilmiştir.

2. Sanık savunması, tanıkların anlatımları, ... Adlî Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 07.12.2017 tarihli otopsi raporu, Adlî Tıp Kurumu Başkanlığının 8. Adlî Tıp İhtisas Kurulu 24.07.2019 tarihli raporu tutanaklar, uzmanlık raporları, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir temyiz başvuruları üzerine yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre sanığın aşamalardaki beyanlarında maktulü hastaneden çıkardıktan sonra ikâmet ettikleri apartmanın boş bir dairesinde baktığını, gün içerisinde ... saatlerinde çalıştığı eczanede bulunduğunu, akşamları saat 18.00 sıralarında ... yerinden çıkarak maktulün yanına geldiğini ve bakımına devam ettiğini, geceleri de herkes uyuduktan sonra ailesiyle ikâmet ettiği konuta götürdüğünü belirtmesi karşısında, maktulün vefat etmeden önce kaldığı iddia olunan dairenin maktulün hastaneden çıktığı tarihteki sağlık koşulları ve söz konusu bu yerde ... saatler yalnız kaldığı da göz önünde

bulundurularak maktulün yaşamasına uygun hijyen şartlarını sağlayıp sağlamadığının, maktulün yaşadığı zaman dilimindeki mevsim koşullarına göre maktulün yaşamı için yeterli sıcaklıkta olup olmadığının, söz konusu bu yerin kilitli bir kapısının olup olmadığının, kolayca girilebilir bir yer olup olmadığının, maktulün ağlaması halinde sesinin apartmandaki diğer konutlardan duyulup duyulamayacağının, sanığın maktulü geceleri yanına aldığını belirlenmesi karşısında maktulün ağlaması halinde diğer odalarda bulunan kişiler tarafından duyulup duyulamayacağının mahkemesince mahallinde uzman bilir kişiler refekatinde keşif yapılarak belirlenmesi ve sanığın ikâmet ettiği apartmanda olayın olduğu tarihte ikâmet eden tüm kişilerin özellikle de sanıkla aynı dairede ikâmet eden kişilerin belirlenmesi ve tanık sıfatıyla maktulden haberdar olup olmadıkları, sesini duyup duymadıkları sorulduktan sonra yine tanık ... soruşturma aşamasında alınan beyanında sanığın kendisine bebeğe bakan şahıs olarak söylediğini belirttiği "... ..." isimli şahsın tespitiyle maktulün yaşam sürecine ve ölümüne ilişkin bilgisine başvurulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdîr edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklandığı üzere eksik inceleme nedeniyle katılan kurum vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.12.2020 tarihli ve 2019/2517 Esas, 2020/1493 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, başkaca yönleri incelenmeksizin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2024 tarihinde karar verildi.