WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/6833 E.  ,  2024/1429 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, bu suça azmettirme ve yardım etme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekilleri, suça sürüklenen çocuk ... müdafii, sanık ... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2019 tarihli ve 2017/143 Esas, 2019/274 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, karar verilmiştir.

2. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, karar verilmiştir.

3. Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.09.2020 tarihli ve 2019/1789 Esas, 2020/914 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

2. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

3. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemi
Beraat eden sanıkların eylemlerinin sabit olduğuna, sanık ve suça sürüklenen çocuk yönünden suç vasfı'na, eksik inceleme'ye, ilişkindir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Suç kastının bulunmadığına, haksız tahrikin varlığına ve ceza miktarı'na, ilişkindir.

C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sübuta, haksız tahrikin varlığına, ceza miktarının fazla olduğu'na, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde sanık ... ve tanık ... arasında ...Mahallesi ... Caddesi No:25 sayılı ... Hanı'nda bulunan işyerinin mülkiyet meselesi yüzünden husumet bulunduğu, olaydan önce söz konusu işyerinin sanık ... tarafından kilidinin kırılarak içeri girildiği, bu meselenin taraflar arasında çözüldüğü, olay tarihinde işyerinin kapı kilidinin değiştirildiği, bu durumu öğrenen ve kovuşturma sırasında ölen ... ile tanıklar ... ve ...'ın işyerine geldiği, burada sanıklar ..., ..., ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın da bulunduğu, taraflar arasında yaşanan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine, sanık ...'nin oğlu suça sürüklenen çocuk ...'a katılan ...'i kast ederek "vur oğlum" dediği, suça sürüklenen çocuğun da yanındaki tabancası ile katılan ...'e ateş ederek yaraladığının mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır.
Beraat eden sanıklar yönünden yapılan değerlendirmede; tanıkların daha çok suça sürüklenen çocuk ve sanık ...'nin eylemlerine yönelik beyanlarının örtüştüğü, diğer sanıklar yönünden ise beyanlarının aynı doğrultuda olmadığı dolayısıyla bu sanıkların atılı suçları işledikleri tanık beyanlarıyla dahi desteklenmediği; nitekim sadece bir tanığın "katılana saldırdılar" şeklindeki soyut beyanı dışında bir bilgi olmadığı ve bunun tek başına sanıkların atılı suçu işlediklerine yeterli kanıt oluşturmayacağı kabul edilerek şüpheden sanık yararlanır evrensel ceza hukuku ilkesi de gözetilmek suretiyle beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk ... yönünden yapılan değerlendirmede; Olay anında ve yerinde bulunan tarafların alınan beyan ve savunmalarından suça sürüklenen çocuk ...'un katılana ateş ettiğinin sabit olduğu, suça sürüklenen çocuk savunmalarında katılana öldürme kastıyla ateş etmediğini belirtmişse de; tanık beyanlarında belirtildiği üzere suça sürüklenen çocuğun kafasına hedef gözeterek ateş ettiği, katılan ...'da meydana gelen yaralanmanın yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde olmadığı, ağır (4) derece kemik kırığı olduğuna dair adli rapor ve
yine yukarıda değinilen ... Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu’ nun 23/07/2018 tarih ve 6383 karar nolu mütalaasında yer alan tespitlerin varlığı, söz konusu olayın suça sürüklenen çocuğun babası olan, sanık ... ile katılan ... arasında önceye dayalı dükkan konusundan kaynaklandığının anlaşıldığı, bunu suça sürüklenen çocuk, sanık ve katılanın da kabul ettiği, dolayısıyla ortada sanık ... ile katılan arasında bir anlaşmazlığın/husumetin olduğu ve bu durumun söz konusu olayın ani gerçekleşmediğini gösterdiği, suça sürüklenen çocuğun silahı bulunduğu kasadan alıp ateş ettiğini belirtmesi, birçok kişinin katıldığı ve karşı tarafta silahın bulunmadığı kavganın farklı şekilde sonlandırılmasına olanak varken suça sürüklenen çocuğun elindeki silahı katılanın ... önem taşıyan baş bölgesini hedef alarak kullanması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun (sonradan ölen) katılanı, öldürme kastıyla hareket ettiğinin, mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır.
Sanık ... yönünden yapılan değerlendirmede; tanıkların birbiriyle örtüşen beyanlarının varlığı ve dosyada mevcut delil durumu bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın, oğlu olan suça sürüklenen çocuk ...'a "vur oğlum ne duruyorsun" demesi üzerine suça sürüklenen çocuğun katılana ateş ettiğinin anlaşıldığı; her ne kadar sanık ... hakkında azmettime iddiasıyla dava açılmış ise de; sanık ...'nin suça sürüklenen çocukta suç işleme kararının oluşmasına neden olmadığı, zira beyan ve savunmalara bakıldığında, suça sürüklenen çocuğun, babası sanık ...'yi kanlar içinde görmesi üzerine kendi iradesiyle (babasının ya da başkasının yönlendirmesi olmaksızın) silahı bulunduğu yerden aldığı, oğlunun elinde silah görmesi üzerine sanığın "vur" dediği, bu bağlamda suça sürüklenen çocukta var olan suç işleme kararını sanığın "vur" demesi ile kuvvetlendirdiği ve ya suça teşvik ettiği şeklinde değerlendirilmesi gerektiği nitekim ilgili Yargıtay kararlarında da "azmettirme" eyleminin daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği bu bağlamda sanık ...' nin eylemini yardım eden sıfatıyla gerçekleştirdiği sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.

2. Katılan ... hakkında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca tanzim olunan 23.07.2018 tarihli; "27.03.2017 tarihinde dava konusu olaya bağlı sol paryetooksipital ve sağ paryetal kemik kırıkları, kafatasında kemik defekti, beyin doku harabiyeti, pnömosefali, her iki gözde görme kaybına neden olan yaralanmasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, şahısta saptanan kırıkların müştereken hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, kafatası kemiklerinde 21 santimetrekare kemik defektine neden olan yaralanmasının organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu, her iki gözdeki görme kaybının ayrı ayrı organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu oy birliği ile mütalaa olunur" görüşlerini içeren adli rapor dava dosyasındadır.

3. Katılan ...'in suç tarihinden bir yıl sonra ölmesi üzerine ölüm nedeninin tespit edilmesi kapsamında yapılan inceleme sonucu tanzim olunan Adli Tıp Kurumu 1.Adli Tıp İhtisas Kurulunun 41558-2119 sayı ve 26.04.2019 tarihli raporuna göre; katılan(ölen) ...'ın ölümünün; " Kişinin

ölümünün esrar ve otopside etkeni tespit edilemeyen uyuşturucu madde zehirlenmesi sonucu meydana gelmiş olduğu, kişinin 27.03.2017 tarihinde maruz kaldığı ateşli silah yaralanması ile 28.03.2018 tarihindeki ölümü arasında illiyet bağı olmadığı tespit edilmiştir." görüşlerini içeren adli rapor dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Sanıkların, suça sürüklenen çocuğun savunmaları, katılanların, tanıkların beyanları, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları, adli raporlar ve diğer tutanaklar dava dosyasındadır.

5. Adli sicil kayıtları ve nüfus kayıt örnekleri incelenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Beraat eden sanıklar ..., ... ve ... yönünden İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... yönünden ise duruşma açılarak yapılan istinaf incelemesinde olaylar ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemekle beraber; katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliği karşısında teşebbüs indirimini düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 35 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümler kaldırılarak üst hadden ceza tayin edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik inceleme bulunmadığı, katılan ...'e yönelik olarak suça sürüklenen çocuk ...'un kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ...'nin ise kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçlarını işlediklerinin saptandığı, sanıklar ..., ... ve ...'ın katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme suçunu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından bahisle verilen beraat kararlarında isabetsizlik bulunmadığı suça sürüklenen çocuk ve sanığın eylemlerine uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık ...'nin fiile olan katkısının yardım eden düzeyinde kaldığı, azmettirmeye dair kanıt bulunmadığı, katılandan sanık ve suça sürüklenen çocuğa yönelen haksız tahrik oluşturan bir eylemin bulunmadığı anlaşılmakla, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.09.2020 tarihli ve 2019/1789 Esas, 2020/914 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri, suça sürüklenen çocuk müdafii ve sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.03.2024 tarihinde karar verildi.