1. Ceza Dairesi 2022/6744 E. , 2024/1570 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten öldürme, nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, katılanlar ... ve ... vekili, sanık ... müdafii, kısmen re'sen
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2013/268 Esas, 2015/223 Karar sayılı kararının katılanlar ... ve ... vekili ile sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmesi ve kısmen
de re'sen yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2017/3633 Esas, 2019/4937 Karar sayılı ilâmı ile eksik araştırma ile karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.07.2020 tarihli ve 2019/497 Esas, 2020/179 Karar sayılı kararı ile
a) Sanıklar ..., ..., ... ve ... ... hakkında maktule karşı nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,
b) Sanıklar ..., ... ve ... ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,
c) Sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanıklar ... ..., ... ve ...'in maktule yönelik kasten öldürme eylemlerinden dolayı 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanıklar ..., ... ..., ... ve ... hakkında maktule yönelik yağma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğine, sanıklar ... ..., ... ve ... hakkında maktule yönelik tasarlayarak kasten öldürme suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğine, sanık ...'in kasten öldürme eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiğine, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdirî indirim nedeninin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
3. Sanık ... müdafiinin süre tutum dilekçesi sunmakla yetindiği, gerekçeli kararın tarafına usûlüne uygun şekilde tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Maktulün 29.09.2012 tarihinde ikamet ettiği ... ilçesi ... köyündeki evinden, üzerinde 8.000 TL para ve 34 ... ... plakalı aracı ile ayrılmasından sonra kendisinden haber alınamaması nedeniyle ailesi tarafından kayıp ihbarında bulunulduğu, maktulün 26.11.2012 tarihinde ... ilçesi ... köyü sınırları içerisinde iki tarla arasındaki su kanalındaki sazlıklarda, kolunda kol saati ve pantolon cebinde ise yalnız telefon bataryası ile birlikte ölü olarak bulunduğu, maktulün ölümü ile ilgili başlatılan soruşturma kapsamında maktulün cep telefonu ile yaptığı görüşmelerin incelenmesinde kaybolduğu günden bir gün önce sanık ... ...'in, kaybolduğu günden iki gün önce bir kez ve kaybolduğu gün
dört kez sanık ...'in maktulü aradıklarının belirlenmesi üzerine anılan sanıklar yönünden soruşturmanın genişletildiği, bu kapsamda maktulün eşi olan katılan ...'nin "sanık ...'in maktulü telefonla kaybolduğu gün aradığını ve maktule üzerinde ne kadar para olduğunu sorduktan sonra görüşmeleri gerektiğinden bahisle yanına çağırdığını, maktulün yanında 8.000 TL ile saat 16:00 sıralarında aracına binip gece gelmek üzere evden ayrıldığını" beyan ettiği, sanık ...'in "maktul ile 2010 yılı Ekim ayında ... Ceza İnfaz Kurumunda aynı koğuşta kaldıklarını, maktulün ... B., sanıklar ... ve ... isimli arkadaşları ile silah kaçakçılığı suçundan tutuklu olduğunu, koğuşta maktulün suçu üstlenmesi karşılığında arkadaşlarından 25.000'er TL para aldığını, yaptıkları anlaşmaya göre maktulün suçu üstlendiğine ilişkin dilekçesinden sonra hepsinin tahliye olmaları durumunda maktulün aldığı paraları ..., ... ve ...'a iade edeceğini, fakat bu şahıslardan sonra tahliye olduğunda ise almış olduğu paranın maktulde kalacağını kararlaştırdıklarını, kendisinin de buna şahit olduğunu, bu anlaşmadan sonra ilk olarak ... tahliye olduğunu ve bir süre sonra da maktulün sanıklar ... ve ... ile birlikte tahliye olduklarını, tahliye olunduktan sonra sanıklar ... ve ...'nin anlaştıkları gibi önceden tahliye olma koşulu gerçekleşmediğinden maktule verdikleri parayı geri istedikleri, ancak maktulün buna yanaşmadığı ve hatta sanıklar ... ve ... ile bu nedenle kaybolma olayından iki buçuk ay kadar önce ...'da bir araya gelerek bu konuyu konuştuklarını, sanıklar ... ve ...'in kendisine 'Bir kuruş paralarını yedirtmeyeceklerini, bunu ... yanına bırakmayacaklarını, paraları için gerekirse onu vuracaklarını, onu öldüreceklerini' ifade ettiklerini, bu durumu sonradan görüştüğü maktule söylediğinde maktulün anlaşmanın öyle olmadığını, suçu üstlenmesi karşılığında ve her hâlde paranın kendisinde kalacağı yönünde anlaşıldığını, bu sözleri sanıklar ... ve ...'e aktardığını ve ayrıca maktulü bu işin sonunun kötüye gideceği ve sanıklar ... ve ...'in onu öldürebileceklerini bunun için de büyüklerin araya girip anlaşmaları gerektiği yönünde uyardığını ancak maktulün önemsemediğini ve maktul ile 25.09.2012 tarihinde birlikte ...'a gittiklerini, maktulün burada sanık ... ...'in işyerinde aracını tamir ettirdiğini, burada ... ... ile birlikte yemek yedikleri ve ... ...'in telefon numarasını aldığını, 29.09.2012 tarihinde maktule telefon açtığını ve daha önceden kendisinden istediği için yapmış olduğu araştırmada ...'da iki tane dükkan gördüğünü ve göstermek için kendisini ...'a çağırdığını, ...'da buluştuklarında maktulün cep telefonunundan bataryasını çıkartıp aracın vites kolunun sağ tarafına koyduğunu ve sorduğunda maktulün kendisine teknik takibe takılmamak için cep telefonun bataryasını söktüğünü söylediğini, akşam ...'da kız kardeşi olan Sevda'nın evinde yemek yediklerini ve saat 21:30'a kadar oturduktan sonra maktulün kendisini ...'a bırakıp aracı ile ayrıldığını" savunduğu, maktul kaybolduğunun ertesi günü ailesi tarafından yapılan araştırma kapsamında sanık ...'in evine gidildiği, evde olmayan sanık ...'e maktulün yakınlarının telefon ettikleri, sanık ...'in ilk esnada maktulle görüşmediğini belirttiği, ancak aralarında telefon görüşmesinin olduğuna yönelik ısrarda bulunulunca bu defa maktulle görüştüğünü ancak maktulün görüştüklerini söylememesi yönünde tembihte bulunması nedeniyle ilk önce görüşmediğini söylediği, hatta bu telefon görüşmesi sırasında sanık ...'in, amcasına da maktulle kaybolduğu gün buluştuğunu ve sanıklar ... ve ...'in talebi ile maktulden bu kişilerin paralarını istediğini fakat maktulün vermediğini söylediğini bu konuşmalara şahit olan maktulün yakınları tarafından belirtildiği, maktulün yakınları ile birlikte ...'da ikamet
eden sanıklar ... ve ... ile yapılan görüşmeden dönüldüğü sırada sanık ...'in kendisine oğlunun nerede olduğuna ilişkin yalvaran tanık Berfe'ye oğlunun sağ olduğunu söylediği, sanık ... ...'in "maktulün öldürülmesi ile ilgili herhangi bir bağlantısının olmadığını, maktulle alacak verecek meselesinin bulunmadığını" savunarak suçlamayı kabul etmediği, ancak maktulün 34 ... ... plakalı aracı sanık ... ...'den veresiye satın aldığı ve bu araç nedeni ile sanık ... ...'e 5.000 TL borcu bulunduğu, ayrıca kaybolma olayından sonra maktulün kardeşi tanık ...'ın maktule ait ve üzerinde orijinal desenler bulunan tabancayı sanık ... ...'de gördüğü, maktulün kızı tanık ...'ın maktulün kaybolması ve ölü bulunması olayı ile ilgili olarak sanık ... ...'in şüpheli söz ve davranışlarda bulunduğunu bildirdiği, sanık ... ...'in tanık ...'a maktulün bulunduğu mevkiide maktul ile sanık ...'in görüldüklerini, maktulün aracının ... ilinde mobese kameralarında görüldüğünü ve kayıp olarak arandığı zamanlarda maktulün yakınlarına, maktulün ölmediği, elleri bağlı olarak tutulduğu yönünde bilgiler aktardığının bildirildiği, ancak sanık ... ...'in maktulün yakınları ile bu yönde konuşma yaptığını kabul etmediği, maktul ile sanıklar ... ve ... arasında maktulün birlikte yargılandıkları suçu üstlenmesine ilişkin gerçekten bir anlaşmanın olup olmadığının araştırılmasında bu hususun maktulün yakınları tarafından doğrulandığı, anlaşmaya konu olan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/194 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde maktulün tutuklu olarak yargılandığı bu davada 10.12.2010 tarihinde mahkemeye hitaben cezaevi kanalı ile dilekçe yazarak suçu tek başına üstlenerek "diğer üç kişinin bu olay ile ilgili hiçbir alakalarının bulunmadığını" bildirdiği, bu dilekçeden sonra anlaşmanın taraflarından olan ... 22.06.2011 tarihinde tahliye edildiği, maktul ile sanıklar ... ve ...'nin ise 24.01.2012 tarihinde birlikte tahliye edildiklerinin görüldüğü, bozma ilâmı gereği maktulün telefonunun IMEİ numarasının tespit edildiği ve bu telefonun kimler tarafından kullanıldığına dair yazı cevabında maktulün kayıp olduğu 29.09.2012 tarihinde sadece maktulün kullandığı 0 ... ... numaralı hat ile kullanıldığının bildirildiği, bozma ilâmı gereği maktulün 34 ... ... plakalı aracının trafik cezalarının sorgulanmasına dair yazı cevabında herhangi bir trafik cezasının bulunmadığının bildirildiği, bozma ilâmı gereği alınan sanıklar ve maktule ait cep telefonlarının baz bilgilerini gösterir 29.09.2012-26.11.2012 tarihleri arasında HTS kayıtlarının analiz edildiği bilirkişi raporunda bu tarihler arasında sanıklar ... ... ile ... arasında bir görüşme, ... ile ... arasında üç görüşme, ... ile ... arasında yirmi üç görüşme, ... ile ... ... arasında on yedi görüşme, ... ile ... arasında iki görüşme yapıldığının, sanıkların baz bilgilerinde maktulün ölü olarak bulunduğu ... ili ... ilçesi ... köyünde sinyal vermediğinin tespit edildiği, bozma ilâmı gereği aldırılan Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 29.10.2020 tarihli mütalaa raporunda "kişinin ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafatası kırıkları ile birlikte kafa içi değişimler sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği ve kişinin ölümünün kaybolduğu 29.09.2009 tarihinde meydana gelmiş olabileceği ancak bu hususta kesin bir değerlendirme yapılamadığı, bu hususun adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olacağı" şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında kasten öldürme suçu yönünden yapılan değerlendirmede; sanık ...'in maktulün kaybolduğu 29.09.2009 tarihinde maktulü dört kez aradığı, katılan ...'nin sanığın maktule üzerinde ne kadar para olduğunu sorduktan sonra görüşmeleri gerektiğinden bahisle yanına çağırdığını, maktulün
de 8.000 TL ile evden ayrıldığını bildirdiği, sanık ...'in kendisine maktul sorulduğunda önce görüşmediğini söylediği hâlde sonrasında önce dükkan bakmak için görüştüklerini, daha sonra ise silah için görüştüklerini söyleyip çelişkili beyanlarda bulunduğu, sanık ... ile maktulün kaybolmadan önce birlikte olduklarının kesin olduğu, sanığın soruşturma aşamasında farklı isimler vererek üzerine atılı suçtan kurtulmaya çalıştığı değerlendirildiğinde sanık ...'in kasten öldürme suçunu işlediği kanaatine varılarak buna uygun uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
Sanıklar ..., ... ve ... ... hakkında kasten öldürme suçu yönünden yapılan değerlendirmede; adı geçen sanıkların üzerilerine maktule karşı kasten öldürme suçu ile ilgili tek delilin diğer sanık ...'in anlatımları olduğu, maktul ile sanık ... ve ... arasındaki husumeti diğer sanık ...'in anlattığı ancak borçlu olduğu iddia edilen maktulün kaybolmadan önce bu sanıklar tarafından arandığına dair delil bulunmadığı, sanıklar ... ve ... arasındaki telefon görüşmelerinin birbirlerini ... süredir tanımaları ve bunu inkar etmemelerine göre hayatın olağan akışına uygun olduğu, maktul ile sanık ... ... arasında araç alım satımından kaynaklanan 5.000 TL'lik borcun öldürme eylemi açısından husumet teşkil etmediği, kaldı ki adı geçen sanığın da olay öncesinde maktul ile husumeti bulunduğuna ilişkin delilin bulunmadığı, tüm sanıkların olay günü veya sonrasında bir araya geldiklerine, sanık ...'in işlediği suça iştirak ettiklerine dair HTS kaydı, baz bilgisi bulunmadığı gibi sanıkların olaydan sonra verdikleri tepkiler ve dedikodulara göre suçlamaların yapıldığı kanaatine varılarak sanık ... tarafından işlendiği kabul edilen kasten öldürme suçuna iştirak ettiklerine dair kesin ve net delilin elde edilemediğinden sanıklar ..., ... ve ... ...'in kasten öldürme suçundan beraatlerine karar verilmiştir.
Sanıklar ..., ..., ... ve ... ... hakkında nitelikli yağma suçu yönünden yapılan değerlendirmede; sanıkların mahkûmiyetlerine yeterli derece somut delil olmadığı dikkate alınarak sanıkların nitelikli yağma suçundan beraatlerine karar verilmiştir.
2. Sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 26.12.2012 tarihli otopsi raporu, Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 29.10.2020 tarihli mütalaa raporu, olay yeri inceleme raporu, tutanaklar, uzmanlık raporları, bilirkişi raporları, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkındaki Beraat Kararları Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıklar ..., ..., ... ve ... ...'in nitelikli yağma ve sanıklar ..., ... ve ... ...'in kasten öldürme suçlarını işlediklerine dair
her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanıklar lehine değerlendirilerek atılı suçlardan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanıklar ..., ... ve ... ... hakkında kasten öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine yönelen Tebliğname'deki bozma görüşüne de iştirak olunmamakla, Cumhuriyet savcısı ile katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, tasarlama hâlinin varlığından söz edilebilmesi için failin eylemi gerçekleştirmeye olay tarihinden önce karar vermesinin, kararında sebat ve ısrar göstermesinin, karar ile icra arasında makul bir süre geçmesinin gerektiği, somut olayda anılan şartların gerçekleşmediği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, takdîri indirimin Mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği belirlenmekle, katılanlar ... ve ... vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri ile re'sen de yapılan temyiz incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.07.2020 tarihli ve 2019/497 Esas, 2020/179 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı, katılanlar ... ve ... vekili ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı, katılanlar ... ve ... vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, kısmen Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!