WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/6737 E.  ,  2024/1683 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1406 E., 2020/1406 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2019/384 Esas, 2020/51 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.07.2020 tarihli ve 2020/1406 Esas, 2020/1406 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, delillerin hatalı değerlendirildiğine, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suç vasfının kasten yaralama olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın iştirak iradesi bulunmadığından ve atılı suçu işlemediğinden bahisle beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; tasarlama hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ceza miktarına, vekalet ücretine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ile katılan arasında sanığın ablasının katılan ile birlikte kaçması sebebiyle husumet bulunduğu, olay günü katılanın sevk ve idaresindeki ... model aracı ile Yüksel ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken, yolcu koltuğunda sanık ...'in bulunduğu sanık ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka aracın, bir müddet katılanı takip ettiği, katılanın aracının yanından geçerken sanık ...'ın katılanı hedef alarak 3 el ateş ettiği ancak mermilerin katılana isabet etmediği, aracın sol ön lastik üstündeki kaporta kısmında 1 adet mermi giriş deliği, sol ön kapı altındaki kaporta aksamı üzerinde 1 adet gömlek kısmı deforme olmuş mermi çekirdeği ve sol ön camının tamamen kırılmış olduğunun tespit edildiği, katılanın kullandığı aracı ile Söke İlçe Emniyet Müdürlüğü önüne geldiği, ardından sanık ...'nin kullandığı araç ile sanıklarında İlçe Emniyet Müdürlüğü önüne geldikleri ve katılanın aracının yanında durdukları, sanık ... ile katılanın araçtan indikleri aralarında itişme yaşandığı peşlerinden sanık ...'ın da elinde tabanca ile araçtan indiği, katılanın Emniyet Müdürlüğüne gireceği esnada sanık ...'ın elindeki tabanca ile katılanın bacağına ateş ederek katılanı yaraladığı, 17.09.2018 tarihli ATK raporuna göre ise, katılanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu ve yaşamını tehlikeye sokmadığı anlaşılmıştır.

2.Sanıkların savunmaları, katılan ve tanık beyanları ile olay yeri inceleme raporu, olay yeri basit krokisi, görüntü inceleme tutanakları ve uzmanlık raporları ve diğer delillerin dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik inceleme bulunmadığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanıklar tarafından fiil üzerinde birlikte hakimiyet kurmak suretiyle iştirak iradesi ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanıkların eylemlerini bir plan dahilinde ve belli bir hazırlıkla gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanıklar aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, katılandan sanık ...'ya yönelen haksız söz ve davranış bulunmadığı, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının somut olayda oluşmadığı, Mahkeme'nin vekalet ücreti takdir ve tayininde bir isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından, sanık müdafileri ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Suç vasfı yönünden;
Dosya içeriğine göre; sanıkların araçla seyir halindeyken katılanın aracını görmeleri üzerine katılanın aracını takip ettikleri, hareket halinde olan araçların yan yana geldiği sırada sanık ...'ın katılanın aracına doğru hedef gözetmeksizin bir kaç el ateş ettiği, katılanın bu atışlar sonucu yara almadığı, kurşunların araca isabet ettiği, sanıkların savunmaları ve araçtaki isabet noktaları gözetildiğinde sanık ...'ın katılanın hareket halindeki aracındaki katılanın öldürücü vücut bölgelerine hedef gözeterek ateş ettiğinin kesin olarak tespit edilemediği, katılanın seyir halindeyken aracın hızını artırıp azaltması nedeni ile mermilerin hedefinden sapmalarının mümkün olduğu, devam eden eylemde katılanın sanıklardan şikayetçi olmak amacıyla karakola gittiği, sanıkların araçları ile katılanın aracını takip ederek karakolun önüne geldikleri, bir süre araç içerisinde konuştukları, katılanın karakola girmeye çalıştığı sırada sanık ...'ın tanık beyanları ve görüntü kayıtlarına göre katılanın yanına gidip ayaklarını hedef alarak 1 el ateş ederek katılanı dizinden yaraladığı gözetildiğinde, sanıkların katılana yönelik kesintisiz gerçekleştirdikleri eylemlerinde öldürme kastı ile hareket ettiklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, sanıkların katılana göz dağı vermek amacıyla gerçekleştirdikleri eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca silahla birden fazla kişiyle tehdit suçu ile aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle kasten yaralama suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Haksız tahrik yönünden
Katılanın, sanık ...'ın evli olan kız kardeşi ...'yi kaçırdığı, taraflar arasında bu sebeple husumet oluştuğu, 30.12.2016 tarihinde katılan ...'in sanık ...'ı silahla tehdit ettiği, bu olay nedeniyle Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/389 Esas sayılı dosyasında yargılandığı ve suç tarihinden sonra hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edildiği anlaşıldığından, sanık ... hakkında katılana yönelik kurulan hükümde haksız tahrik nedeniyle 1/4 ile 3/4 oranları arasında indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca asgari oranda (1/4) indirim uygulanması gerektiği halde yazılı şekilde haksız tahrik hükümleri uygulanmayarak fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle katılan vekilinin ve sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri suç vasfı ve haksız tahrik yönlerinden yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.07.2020 tarihli ve 2020/1406 Esas, 2020/1406 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ... ve Üye ...'ın suç niteliğinin kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna ilişkin karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2024 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
K A R Ş I OY
Tüm dosya kapsamı ve mahkemenin kabulüne göre; olay tarihinden 10 ay kadar önce katılan ...'in sanık ...'ın evli olan kız kardeşi ...'yi rızası ile kaçırması ve birlikte yaşamaya başlamaları üzerine sanığın anne ve babasının katılanın ailesinin evine bastıklar taraflar arasında bu olay nedeniyle husumet oluştuğu, bu olaya bağlı olarak tarafların karşılıklı adliyeye intikal eden olaylarının bulunduğu bu kapsamda 30.12.2016 tarihinde katılan ...'in sanık ...'ı silahla tehdit ettiği, bu olay nedeniyle Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2017 gün ve 2017/389 Esas, 2017/636 Karar sayılı dosyasında yargılandığı ve hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edildiği, olay gecesi sanık ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka araçta ön sağ yolcu koltuğunda sanık ...'in bulunduğu halde yüksel ... Caddesinde seyir halinde iken katılanın sevk ve idaresindeki ... model aracı ile seyir halinde olduğunu fark etmeleri üzerine sanıkların katılanın aracını takip etmeye başladıkları, araçların yan yana geldiği sırada sağ ön yolcu koltuğunda otura sanık ...'ın aracın camından uzanarak yaklaşık bir metre mesafeden katılanın aracına doğru tabanca ile 2-3 el ateş ettiği,ancak katılanın bu atışlar sonucu isabet almadığı, kurşunların birinin aracın sol ön lastik üstü kaporta kısmına, bir adet merminin sol ön kapı altı kaporta kısmına isabet ettiği aracı sol ön camının tamamen kırıldığı, katılanın kullandığı araçla Söke İlçe Emmniyet Müdürlüğüne doğru kaçtığı, sanıkların da araçla katılanı takip ettikleri, önce katılanın aracının Emmniyet Müdürlüğünün önüne geldiği hemen arkasından sanık ların aracının geldiği katılan ve sanıkların araçlarından indikleri sanık ... ile katılan arasında bir itekleşme olduğu, katılanın Emniyet Müdürlüğüne gireceği esnada sanık ...'ın elindeki tabanca ile katılanın bacağına yaklaşık 10 metre mesafeden bir el ateş ederek Esas No : 2022/6737

katılanı 17.09.2018 tarihli ATK raporuna göre yaşamsal tehlikeye neden olmayacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaraladığı, bu sırada nöbetçi polis memuru olan tanık C. S. 'nin sanıklara doğru yöneldiği silahın mekanizmasının geride olduğu görmesi üzerine silahta mermi kalmadığı veya silahın tutukluluk yaptığını düşünerek sanığın yanına giderek olaya müdahale ettiği sanık ...'ın polis memuruna direnmeden tabancasını teslim ettiği, 28.10.2017 tarihli olay ve muhafaza altına alma tutanağına göre sanık ...' ın teslim ettiği tabancanın şarjör ve mermi yatağının boş olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Sanık ...'ın evli olan kız kardeşi ...'nin kendi rızası ile katılan ... ile kaçıp birlikte yaşamaya başladıkları sanığın ailesinin tepkisi üzerine ...'nin evine geri döndüğü katılanın kendisini tehditle götürdüğünü iddia ettiği bu olaylar nedeniyle tarafların karşılıklı adliyeye intikal eden eylemlerinin olduğu katılanın sanık ...'ı silahlı tehdit suçundan mahkum olduğu, sanığın kardeşi ...'nin katılanın sürekli rahatsız etmesi nedeniyle hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı nazara alındığında taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek ölçüde uzun süredir devam eden bir husumet bulunduğu, sanıkların araçla seyir halindeyken katılanın aracını görmeleri üzerine katılanı takip ettikleri,
araçların yan yana geldiği sırada sanık ...'ın katılana doğru 2-3 el ateş ettiği, katılanın bu atışlar sonucu yara almadığı, kurşunların aracın katılanın bulunduğu şoför mahalline yönelik olduğu sol ön kapı ya iki mermi isabet ettiği ve sol kapı camının tümüyle kırılmış olduğu gözetidiğinde sanık ...'ın katılanı hedef gözeterek ateş ettiği ancak her iki aracın hareket halinde olması nedeniyle katılana isabet ettiremediği ancak sanıkların araçları ile olay yerinden kaçıp karakola giden katılanın aracını takip ederek sanıklar ve katılanın araçlarının arkalı önlü karakolun önüne geldikleri, bir süre araç içerisinde konuştukları, katılanın karakola girmeye çalıştığı sırada sanık ...'ın tanık beyanları ve görüntü kayıtlarına göre katılanın ayağına 1 el ateş ederek katılanı dizinden yaraladığı, ateş etmeye devam etmek istediği ancak tabancasında ki mermilerin bitmesi nedeniyle ateş edemediği silahın mekanizmasının geride olduğunu gören polis memurunun sanığa müdahale ettiği gözetildiğinde taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek nitelikte uzun süredir husumet bulunması, sanık ...'ın öldürmeye elverişli tabanca ile katılanın hayati bölgelerini hedef alarak ateş etmesi ve atış sayısı nazara alındığında sanıkların ortaya çıkan kasıtlarının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığından sanıkların kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmalarına ilişkin Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu onanmasına karar verilmesi görüşünde olduğumuzdan Dairemiz sayın çoğunluğunun sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiğinden bahisle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının bozulmasına ilişkin kararına katılmıyoruz.