WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/3000 E.  ,  2024/2094 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1597 E., 2018/1897 K.
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma

HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin
birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2018 tarihli ve 2016/154 Esas, 2018/232 Karar sayılı kararı ile;
1) Sanık ... ve ... hakkında;
a) Maktul ...'i nitelikli kasten öldürme suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) bendleri ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Maktuller ..., ...'yu nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendleri ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2) Sanık ... hakkında maktul ...'i nitelikli kasten öldürme suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendleri ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

3) Sanıklar ..., ..., ... hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, karar verilmiştir.

B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.12.2018 tarihli ve 2018/1597 Esas, 2018/1897 Karar sayılı kararı ile Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2018 tarihli ve 2016/154 Esas, 2018/232 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ortadan kaldırılmasına, sanıkların tüm suçlar yönünden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; ilk derece mahkeme kararında esasa ve usule ilişkin eksikliğin bulunmaması nedeniyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekirken sanıkların beraatine karar verilmesinin isabetli olmadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihi olan 9 Şubat 2016 günü saat 07:00 sıralarında Yemişli köyünde ikamet eden maktul ...'in sürücülüğünü yaptığı ... plakalı araç içerisinde meydana gelen patlama sonucunda ... ile birlikte araçta yolcu olarak bulunan maktuller ... ve ...

Oslu'nun öldükleri, patlama olayı ile ilgili olarak yapılan araştırmalar sonucunda maktul ...’in eşi olan sanık ...’in olaydan sonra şüpheli tutum ve davranışlar göstermesi nedeniyle sanıklar hakkında iletişimin tespiti kararı alınarak dinleme işlemlerinin yürütüldüğü, öncesinde ise jandarma kriminal tarafından yapılan incelemede patlama sebebinin el bombası olduğu tespit edilmiş, olayın nasıl gerçekleştiği, el bombalarının nasıl patladığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, hazırlanan 28.06.2017 tarihli 57 sayfalık bilirkişi raporu ve ekindeki çizimlerden özetle araç içerisindeki patlamanın sürücü koltuğunun içerisine üst kısmına kürek kemikleri hizasına gelecek şekilde yerleştirilen F1 tipi basınç etkili 2 adet el bombasının maşalarının süngere takılmalarının engellenmesi amacıyla kesilmesi suretiyle ters vaziyette yerleştirilerek birbirlerine tel ile bağlanıp pimlerinin çekilmesinden sonra lastik ile tutturulup süngerin içinden geçirilerek aracın zemin kısmında bulunan sabit noktaya iple bağlanmak suretiyle tuzaklama yapıldığı hiç bir kuşkuya mahal bırakılmaksızın anlaşılmaktadır. Sanık ...’in olaydan sonra şüpheli tutum ve davranışlar göstermesi nedeniyle sanıklar hakkında iletişimin tespiti kararı alınarak dinleme işlemlerinin yürütülmesi üzerine yapılan görüşmelerden sanıkların patlama olayının detaylarından haberdar oldukları ve bu durumdan dolayı yaşadıkları kaygıyı kendi aralarında ve çevreleriyle sürekli istişare ettikleri ve bu durumun ortaya çıkmasını nasıl engelleyeceklerini görüştükleri ve bilirkişi raporundaki tuzaklama bulgularıyla görüşümlerin detaylarının örtüştüğü görülmektedir. Tape kayıtlarına istinaden sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında görüşme içeriklerinin taraflarının aynı görüşmeyle ilgili farklı farklı izahatlarda bulunmaya çalıştıkları kolluk, savcılık, sorgu ve hatta mahkemedeki anlatımlarının her görüşme için birbiri ile uyumsuz olduğu, el bombaları ile ilgili yapılan görüşmelerde bir anlatımda iki adet şarjör olduğu "ki olayda bilirkişi raporuna göre iki adet el bombası kullanılmıştır." bir başka anlatımda şeker olduğu sanık ...'in taziyeye geldiğinde hediye olarak getirdiği, bir başka anlatımda sanık ...'in sanık ...'e balıkta kullanması amacıyla el bombası verdiğini ifade ettikleri görülmüştür. Ancak Tape kayıtlarına yansıdığı üzere olayı hep birlikte gerçekleştiren ve el bombalarını araca yerleştirip patlamasını sağlayan sanıkların el bombaları parçalarının üzerinde parmak izlerinin çıkacağı şüphesi henüz kendilerinde yok iken olayın terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğine dair bir kurgu oluşturup bu cinayetten ayrıca tazminat almak suretiyle nemalanmak istedikleri, ancak sonrasında el bombaları parçalarının üzerinde parmak izleri çıkacağı şüphesi üzerine maktul ...'in kaçakçı olduğu kurgusunu ve kendi kusuruyla bu olayın gerçekleştiğini ifade etmeye çalıştıkları yargılamanın aşamalarında görülmüştür. Ancak Tüm dosya kapsamına göre ne bir PKK saldırısı ne de bir kaçakçılık olayı olmadığı hem tape kayıtlarından hemde bomba uzmanı tarafından hazırlanan bilirkişi raporu ile sabittir. Olayın sanık ... ve oğlu ... tarafından tape kayıtlarına göre sanık ... ile arkadaşlıktan öte bir ilişkileri olduğu değerlendirilen ve cinayet amaçlı kullanılacağını bilen sanık ...'den temin ettikleri iki adet el bombasının sanıklar Hediye ile Vedat tarafından maktul ... tarafından her gün işe gidip gelmek amacıyla kullanılan ... plakalı araç içerisine ön koltuğa tuzaklanmak suretiyle yerleştirildiği zira bu işlemin zaman alacağı ve ev sakinlerinden olan sanıklar Vedat ile Hediye dışında kimsenin araç içerisinde bu denli çalışmasının olağan olmadığı, sanıklar Vedat ile Hediye'nin araca her gün diğer iki maktul olan ... ile ...'in bindiğini bildikleri buna rağmen araca bombayı yerleştirmek suretiyle eylemi gerçekleştirdikleri bu sebeple de üç maktulün de ölmesinden kasten sorumlu oldukları, ancak sanık ...'in diğer iki maktulün her gün araca bindiklerini bildiğinin tam olarak dosyaya

yansımaması sebebiyle ... ve ...'in öldürülmesinden sorumlu tutulamayacağı kanaatiyle sanıklar hakkında karar verilmiştir.

2. Maktul ...'nun otopsi raporunda özetle; kişinin ölümünün; patlama ile husulü mümkün künt kafa travmasına bağlı kubbe-kaide kemik kırıkları ile karakterli beyin zarları kanaması, beyin doku harabiyeti ve klinik süreçte gelişen komlikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, belirtilmiştir.
Maktul ...'in otopsi raporunda özetle; kişinin ölümünün bomba veya benzeri mühimmat patlaması ile husulü mümkün genel beden travması ve parça tesirine bağlı, seri kaburga ve kafatası kırığı ile beraber iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama, beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu meydana geldiği, belirtilmiştir.

Maktul ...'nun otopsi raporunda özetle; kişinin ölümünün bomba veya benzeri mühimmat patlaması ile husulü mümkün parça tesirine bağlı femur ve kot kırıkları ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği, belirtilmiştir.

3. Sanıkların savunmaları, müşteki beyanları, tanık anlatımları, kollukça tutulan tüm tutanaklar ve düzenlenen belgeler, 24.06.2016 tarihli ev arama tutanağı, 24.06.2016 tarihli ev arama ve el koyma tutanağı, iletişimin Tespiti Tutanakları, Adli Tıp Kurumu raporları, otopsi tutanağı, ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağı, cep telefonu ön inceleme tutanağı,13 Temmuz 2016 tarihli Analiz Raporu, 14.07.2016 tarihli Araştırma Tutanağı, Jandarma Genel Müdürlüğü Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı'nın 25.03.2017, 24.03.2017 tarihli uzmanlık raporu, olay yeri tespit tutanağı, fiziki inceleme raporu, bomba imha uzmanı bilirkişi raporu, sanıklara ait üfus ve adli sicil kayıtları dosya içerisinde bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, sanıkların üzerilerine atılı suçlar yönünden mahkumiyetlerine elverişli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil olmadığı, meydana gelen patlamanın yüksek bir ihtimalle tuzaklama sonucu bir patlama olduğu, ancak kesin olmadığı, sanıklar ile ilgili, tape kayıtlarına yansıyan bazı görüşmelerde şüphe uyandıran sözlerin bulunduğu; ayrıca bazı tanık beyanlarında sanıkların şüphe uyandıran bazı hallerinin bulunduğuna ilişkin beyanlar bulunduğu anlaşılsa da söylendiği iddia edilen bu sözlerin ve sanıklara yüklenen şüpheli hallerin, tek başlarına mahkumiyet kararı için yeterli olmadığı, sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair tam bir vicdani kanaat oluşturan, hiç bir şüpheye yer vermeyen, kesin ve mutlak delil elde edilemediğinden sanıkların beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Detayları olay olgular bölümündeki başlık altında anlatılan olayda;
1. Sanık ...'in olay günü olan 09.02.2016 tarihine kadar kullanımında olan ve olay günü kırıp attım dediği 0538 951 25 13 numaralı telefon numarası ve hattının tespit edilerek olay günü ve olay gününden geriye doğru (sanığın şarjör ile ilgili sonbaharda yaptım dediği konuşmasına istinaden)

Eylül ayını da kapsayacak şekilde arama ve görüşme bilgileriyle ilgili rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini,

2. Soruşturmanın sadece maktul ... yönünden yürütüldüğü olayda, maktuller ... ve ... yönünden husumetli oldukları kişiler olup olmadığı, bulunulan köyde maktul ... dışında servis aracı bulunup bulunmadığı sürekli aynı servisi kullanıp kullanmadıkları gibi hususlar araştırıldıktan sonra sanıkların hukuki durumunun tayini,

3. Sanık ...'in köy korucusu olup olmadığı, sanık ... ile aralarında nasıl bir yakınlık olduğu ile ilgili detaylı araştırma yapıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini yerine eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri eksik inceleme yönünden yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.12.2018 tarihli ve 2018/1597 Esas, 2018/1897 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdîren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2024 tarihinde karar verildi.