1. Ceza Dairesi 2022/2499 E. , 2024/1632 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Olası kastla öldürme, göçmen kaçakçılığı
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri, katılan Kurum vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2017 tarihli ve 2017/369 Esas, 2017/354 Karar sayılı kararı ile, a. Sanık hakkında maktullere yönelik olası kastla öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine,
b. Sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan , 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ve 62500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2018/700 Esas, 2018/2558 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında,
a. Olası kastla öldürme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
b. Göçmen kaçakçılığı suçundan kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile 5237 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca sanığın 5 yıl hapis cezası ve 50000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Kurum Vekilinin temyiz istemi, olası kastla öldürme suçlarının sübuta erdiğine,
2. Sanık Müdafilerinin temyiz istemi, eksik araştırmaya, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, fazla ceza tayinine ve vekâlet ücretine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay gününden yaklaşık bir hafta evvel tanık ...’ın, ağabeyinin eşi ... ve ağabeyinin çocukları olan..., ... ... ve Rusi ... ile birlikte ...’a geçiş yapmak maksadıyla ...’e geldikleri, tanık ...’ın ...’e gelmeden önce ...’da bulunan bir arkadaşının vasıtasıyla sanık ... ile telefon aracılığıyla tanışıp belli bir bedel karşılığında ...’a kendilerini götürmesi için anlaştıkları, ... ilçesine geldiklerinde önceden irtibat kurdukları sanığın otobüs şoförü ile görüşerek gelen kişileri Kartel otelin yakınına bırakmasını istediği, böylelikle tanık ...’ın ağabeyinin eşi ve çocukları ile otele yerleştikleri, sanığın arada bu otele girip çıktığı, olay günü olan 26.01.2016 tarihinde saat 01:00 sıralarında aynı otele gelerek 3 çocuk ile annelerini alarak otelden hızlıca çıktıktan sonra üç çocuğun ve annenin tespit edilemeyen bir biçimde sahile giderek sürat teknesine bindikleri,
tanık ...’ın beyanlarına göre tekne kaptanının ... ... isimli şahıs olduğu, teknede yaklaşık olarak (17) kişinin bulunduğu, fakat olay sonrası yapılan aramalarda ölen ya da sağ kalan diğer şahıslara ulaşılamadığı, sözkonusu teknenin süratle kıyıdan yaklaşık on beş dakika kadar uzaklaştıktan sonra bilinmeyen bir sebepten dolayı su almaya başladığı, bu olay neticesinde maktullerin suda boğularak vefat ettikleri anlaşılan olayda sanığın göçmen kaçakçılığı suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı, aynı suçun birden fazla kişiye yönelik işlenmesi nedeni ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca sanığın cezasında (1/4) oranında artırım yapıldığı belirlenmiştir.
Her ne kadar maktullerin ölümlerinden dolayı sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın atılı suçlamayı kabul etmemesi, tekneye binen ve teknenin batmasından kurtularak karaya çıkan olay tanığı ...’ın sanık ...’ı teşhis ederken verdiği ifadede sanık ...’dan bahisle ‘İsmini bilmediğim bu şahıs benden ve akrabalarımdan parayı alan şahsın yanında bulunan ve konuşmalarımızda bizden parayı alan şahıs ile ortak olduğu anlaşılan şahsın resmidir. Bu şahıs bizi sahile götüren şahsın ortağıdır.’ şeklinde ifade vermesi, gerek bu beyanda belirtilen ve tekneye götüren şahsın ele geçmemesi ve beyanına başvurulamaması, gerekse kimliği tespit edilerek dosyamız sanığı ile irtibatı ortaklığının eylem üzerindeki hakimiyet durumlarının belirlenememesi ve yine olay tanığı ...’ın beyanına göre teknenin su alarak batmış olması bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın ölen şahısları otelden aldıktan sonra sahile götürüp söz konusu tekneye bindirdiğine, teknenin durumunu, batma tehlikesi olduğunu bildiğine ve ölüm neticesini öngörüp istediğine, en azından ölürse ölsünler şeklinde bir davranış ve kastı bulunduğuna dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gibi, teknede bulunduğu iddia edilen 17 kişiden 4 maktul ve bir sağ tanıktan başka kalan 12 kişiye ölü veya sağ olarak ulaşılamaması, bu kişilerin olup olmadığının ismen dahi tespit edilememesi, tekneye ulaşılamaması nedeniyle neden battığı hususunun belirlenememesi, sanığın savunmalarında bir kısım yabancı isimli kişilerle akrabalık nedeniyle iletişim kurduğunu belirtmesi, tanık ...'ın beyanında göçmenleri tekneye bindiren kişinin farklı bir kişi olduğunu ve sanığın ortağı olduğu iddia edilen şahsın mültecileri tekneye bindiren kişi olarak belirtmesi, Kartel Otel'den çıkma anı olan saat 01.00 ile teknenin hareket ettiği belirtilen 03.00-03.30 saatleri arasında geçen süre dikkate alındığında sanığın beraatine karar verildiği tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak göçmen kaçakçılığı suçundan kurulan hükümde zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağından bahisle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca uygulama yapılmasının isabetsiz olduğu değerlendirilerek duruşma açılmak suretiyle sanık hakkında yeniden hüküm kurulduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik inceleme
bulunmadığı, göçmen kaçakçılığı eyleminin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, olası kastla öldürme suçları yönünden Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararları verilmesinde ve sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediğinden temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2018/700 Esas, 2018/2558 Karar sayılı kararında katılan Kurum vekili ve sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!