1. Ceza Dairesi 2022/15595 E. , 2023/2938 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Katılan ... vekilinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma öncesi katılan ...'a karşı silahla tehdit suçu yönünden kurulan mahkûmiyet hükmünün istinaf aşamasında kesinleştiği, bozma sonrası katılan ...'a karşı eylem nedeniyle kurulan herhangi bir hükmün bulunmadığı, temyiz incelemesine konu hükümler yönünden ise katılan ...'ın, bu suçların zarar göreni olmaması nedeniyle hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve
yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bozma üzerine verilen kararların Yargıtay tarafından incelenmesi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2019/301 Esas, 2020/44 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlar ... ve ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, 58 ... maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.11.2020 tarihli ve 2020/971 Esas, 2020/1365 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar ... ve ... vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Bu kararların, katılanlar ... ve ... vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/2282 Esas, 2022/5084 Karar sayılı ilâmıyla özetle;
a) Her iki katılanın da yaralanmasının niteliği ayrı ayrı değerlendirilerek, meydana gelen zararın ağırlığına göre, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince yapılan uygulama sırasında, sanığın, katılan ...'a karşı eylemi yönünden alt sınıra yakın; katılan ...'e karşı eylemi yönünden alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde her iki eylem yönünden de 15 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
b) Olay anında katılanlardan sanığa yönelen haksız bir söz ya da davranışın bulunmadığı, aynı iş yerinde çalıştıkları sürede, olay öncesi yaşandığı iddia edilen haksız eylemlerin sonradan ileri sürülen, cezayı azaltmaya yönelik soyut iddialar olduğu, olaydan sonra kollukta müdafii huzurunda alınan ilk beyanında bu iddiaları ileri sürmedikleri anlaşılmakla, katılanlara yönelik eyleminde koşulları oluşmadığı halde, gerekçesi de gösterilmeden 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/353 Esas, 2022/350 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık hakkında katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, 58 ... maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ile 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
b) Sanık hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, 58 ... maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ile 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasıflarına, kendisini savunduğuna, en üst sınırdan haksız tahrik indirimi uygulanması ve beraat kararları verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanık ile katılanların ve maktulün aynı iş yerinde çalıştıkları, sanığın, olaydan birkaç saat önce iş yerinde tartıştığı maktulü iş çıkışı yolda görüp silahla ateş etmek suretiyle öldürdükten sonra kaçarken başka bir sokakta katılanlar ... ve ... ile karşılaştığı, elindeki silahla katılanların arkasından gelip seslenerek, aralarında herhangi bir tartışma geçmeden yakın mesafeden önce katılan ...'e ateş ederek göğüs bölgesinden yaraladıktan sonra, katılan ...'a yöneldiği ve kafasını hedef alarak ateş ettiği, ilk atışın isabet etmemesi üzerine yine hayatî bölgelerini hedef alarak ikinci kez ateş ettiğinde katılanı kolundan yaraladığı, yere düşen katılana yönelik silahlı saldırısına devam etmek istediği ancak; silahının tutukluk yaptığı ve etraftaki seslerin artması üzerine olay yerinden kaçtığı, sanığın eylemi nedeniyle katılan ...'in göğüs bölgesine isabet eden bir adet kurşun nedeniyle yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve hayat fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyen kemik kırığına; katılan ...'un ise koluna isabet eden bir adet kurşun nedeniyle hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı, sanığın bu şekilde katılanları öldürmeye teşebbüs ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, katılanların ve olayın diğer taraflarının anlatımları, tanıkların beyanları, olay anına ilişkin kamera kayıtları, bilirkişi raporu, olay yeri inceleme ve uzmanlık raporları, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
3. Katılanların yaralanmalarına ilişkin İstanbul Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen, 19.06.2019 tarihli adlî muayene raporuna göre; "Katılan ...'in yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve hayat fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyen kemik kırığına; katılan ...'un ise hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığının tespit edildiği," anlaşılmıştır.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek bozma gereklerinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan ... Vekili Yönünden
Sanık hakkında bozma öncesi katılan ...'a karşı silahla tehdit suçu yönünden kurulan mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği, bozma sonrası katılan ...'a karşı eylem nedeniyle kurulan herhangi bir hükmün bulunmadığı, temyiz incelemesine konu hükümler yönünden de katılan ...'ın suçtan zarar görmediği, bu nedenle hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
B. Sanık Müdafii Yönünden
Sanık müdafiinin; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasıflarına, kendisini savunduğuna, en üst sınırdan haksız tahrik indirimi uygulanması ve beraat kararları verilmesi gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Ayrıntıları Olay ve Olgular kısmında (1) numaralı paragrafta açıklandığı şekilde gerçekleştiği kabul edilen olayda ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmının içeriği karşısında, katılanların beyanları ile uyumlu kamera kayıtları ve sanığın tevilli ikrarı ile eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçta kullanılan silahın öldürmeye elverişliliği, tüm atışların yakın mesafeden, katılanların hayatî bölgeleri hedef alınarak gerçekleştirilmesi, eylemine kendi iradesi ile son vermeyip silahının tutukluk yapması ve etraftaki seslerin artması üzerine olay yerinden kaçması da dikkate alındığında, sanığın eylemlerine bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ilâmında açıkça belirtildiği üzere katılanlardan kaynaklanan haksız bir söz ya da davranışın bulunmaması nedeniyle sanık lehine meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Katılan ... Vekili Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenle katılan ... vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafii Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/353 Esas, 2022/350 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümlerde hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!