1. Ceza Dairesi 2022/15546 E. , 2023/2857 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/241 Esas, 2020/149 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2019/241 Esas, 2020/149 Karar sayılı kararının katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 12.10.2021 tarihli ve 2020/3967 Esas, 2021/13272 Karar sayılı kararı ile haksız tahrik derecesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli ve 2021/666 Esas, 2022/246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında tasarlamanın varlığına, haksız tahrik hükmü ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar ... ile sanığın amcasının oğlu sanık ... 'in olay günü gece saat 00.00 sıralarında sanık ...'ın ailesi ile birlikte yaşadıkları evin önünde buluştuktan sonra sanık ...'ın evlerinin yakınında maktule ait olduğunu bildiği aracı görmesi üzerine diğer sanık ... ile birlikte hemen evlerine çıktıkları, kapının bir süre açılmaması üzerine şüphesi artan sanık ...'ın kapının evde misafir olarak bulunan ...'ın açması ile birlikte sanıkların evin yatak odasına yöneldikleri, kapının kilitli olması ile kapıyı kırıp açmaları ve maktul ile sanık ...'ın annesi, diğer sanık ...'nın ise yengesi ile eniştesi olan maktulü uygunsuz olarak odada bulunduklarını görmeleri üzerine sanıkların maktulü silahla kasten öldürdükleri anlaşılmıştır.
2. Otopsi raporu uyarınca; maktülün künt kafa travması ile birlikte ateşli silah yaralandırmalarına bağlı kafa kubbe kemiği, omur kemik kırığı, ekstremite kemik kırıklıkları ile birlikte iç organ ve büyük damar yırtılmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu öldüğü anlaşılmıştır.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılan vekilinin tasarlamanın varlığına, sanık hakkında haksız tahrik hükmü ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
“İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli ve 2021/666 Esas, 2022/246 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Oluş ve dosya kapsamına göre;
Olay tarihinde 56 yaşında bulunan maktul ... ile sanık ...'ın 42 yaşında bulunan annesi ...'nın başkaları ile evli olmalarına rağmen ... süreden beri cinsel ilişki yaşadıkları, sanık ...'ın bu ilişkiyi öğrendiği, olay gecesi maktulün kendi evlerine girdiğini haber aldığı, evde bulunan tanık ... tarafından dış kapının açılması üzerine doğrudan annesinin yatak odasına yönelen sanığın kapıyı kırarak içeri girdiği, daha önce temin ettiği tabanca ile birden fazla kez ateş ederek ...'ı öldürdüğü olayda;
Dairemiz uygulamalarında, kadının üçüncü kişi ile cinsel ilişki boyutundaki aldatmaları nedeniyle eşi olan sanığın aldatan eş veya eşle ilişki yaşayan üçüncü kişiyi öldürmesi halinde haksız tahrik nedeniyle asgari-azami oranda tahrik indiriminden (orta) oranda ceza indirimi yapıldığı, bu nedenle evli kadının sadakat borcu olmayan oğlunun, üçüncü kişiyi öldürmesi olayında sanık hakkında TCK 29 maddesi gereğince 12 yıldan 18 yıla kadar olan süreden üst sınırdan ceza tayini yerine, çok daha vahim hallerde uygulanabilecek şekilde 15 yıl olarak ceza tayini hak, adalet ve nesafet kurallarına uymayacağı düşüncesiyle, aksi yöndeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!