WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/15536 E.  ,  2024/3942 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/41 E., 2022/85 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2014 tarihli ve 2013/86 Esas, 2014/28 Karar sayılı kararları ile sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ayrı ayrı 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, hükümlerin katılan vekili ve sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2016/3004 Esas, 2016/3232 Karar sayılı ilâmı ile özetle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 35. maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında, zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek makul bir oranda ceza tayini yerine yazılı şekilde 10'ar yıl hapis cezası belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, sanık ... için baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği nedenleriyle bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozma ilâmına kısmen direnilerek sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ayrı ayrı 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, hükümlerin sanık ... müdafii ile sanık ... ve müdafii tarafından temyizi üzerine dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna tevdii edilmiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 28.09.2021 tarihli ve 2028/1-599 Esas, 2021/433 Karar sayılı kararı ile özetle; duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken sanık ... müdafiinin yokluğunda, yeni bir müdafii görevlendirilmeden ya da müdafii temini için oturum ertelenmeden yargılamaya devam edilerek hükümlerin tesis ve tefhim edilmesinin savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olması nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

2. Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2022 tarihli ve 2022/41 Esas, 2022/85 Karar sayılı kararları ile; sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ancak 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakları dikkate alınarak ayrı ayrı 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın meşru savunma nedeniyle beraatine aksi halde hakkında haksız tahrik indiriminin azami oranda uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın esas hakkındaki savunması alınmadan karar verildiğine, atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, meşru savunma nedeniyle beraatine aksi halde hakkında haksız tahrik indiriminin azami oranda uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Olay günü araçlarıyla seyir halinde bulunan sanık ... ile katılan ...'ın trafikte birbirlerine el kol hareketi yapmaları üzerine araçlarını durdurarak tartışmaya başladıkları ve birbirlerine hakaret ettikleri, tanıklar ve ...'ın kardeşi olan katılan Halit'in araya girmesi üzerine tartışma kavgaya dönüşmeden sanık ...'in babası olan sanık Murat ve ağabeyi olan sanık ...'in yanına gittiği, katılanlar ... ve

Halit'in ile birlikte babaları olan maktul Halaf ve kardeşleri olan katılan ...'un yanına gittikleri, sanık ... ve katılan ...'ın birbirleri ile aralarında geçen olayı babaları ve kardeşlerine anlattıkları, sanık ...'in sanık Murat'a ait olan ruhsatsız tabancayı onun bilgisi dahilinde alıp aracın torpidosuna koyduğu, sanık ...'in de ruhsatlı tabancasını yanına aldığı, sanıklar Önder, Ahmet ve Murat'ın yanlarında bulunan tanık Fahrettin'in uyarılarına rağmen araca binip yola çıktıkları, yolda yanlarında sopa ve fırça sapları bulunan ve birlikte minibüse binip yola çıkan maktul Halaf, katılanlar ... ve Mahmut ile Halit'in bulunduğu araç ile karşılaşmaları üzerine tarafların araçlardan indikleri, her iki tarafın birbirleriyle kavga etmeye başladıkları, bu sırada sanık ...'in ruhsatlı tabancasıyla önce katılan ...'a, sonra maktul Halaf ve katılan ...'a birden fazla kez ateş ettiği, aynı zamanda sanık ...'in de ruhsatsız tabancasıyla katılan ...'a birden fazla kez ateş ettiği, ardından olay yerinden araçla kaçtıkları, maktul Halaf'ın kol ve bacakları ile baş bölgesine isabet eden ateşli silah mermi çekirdekleri nedeniyle hastanede öldüğü, katılan ...'un sağ uyluk, sol uyluk ve glutuel bölgesine isabet eden 4 adet ateşli silah mermi çekirdeği nedeniyle hayati tehlike geçirmeyecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek düzeyde yaralandığı, katılan ...'ın karın bölgesine isabet eden ateşli silah mermi çekirdeğinin iç organlara zarar vermeden sırt bölgesinden vücudu terk ederek mağdurun hayati tehlike geçirmesine neden olduğu anlaşılmıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, adîl yargılanma ve savunma hakkının kısıtlanmadığı, eylemin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde hareket edip fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, katılandan kaynaklanan haksız tahrikin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alınarak belirlenen indirim oranında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerde düzeltme ve eleştiri nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına rağmen 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında, zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek makul bir oranda ceza tayini yerine yazılı şekilde 11'er yıl hapis cezası belirlenmesi suretiyle sanıklar hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.04.2018 tarihli ve 2017/853 Esas, 2018/135 Karar sayılı ilâmı ile 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı ilâmı gözetildiğinde aleyhe temyiz olmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanıklar lehine kazanılmış hak oluştuğu görülmekle, son hükümlerde verilen cezaların ilk hükümlerde tayin edilen cezalar üzerinden infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, ilk hükümlerde tayin edilen hapis cezalarının netice ceza şeklinde hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

5. Sanıklar hakkındaki incelemeye konu hükümlerin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca 1412 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, hüküm fıkrasında sanıkların kazanılmış hakları nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi yerine 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesinin yazılması, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe başlığı altında (4) ve (5) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle, Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2022 tarihli ve 2022/41 Esas, 2022/85 Karar sayılı kararlarına yönelik sanık ... müdafii ile sanık ... ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca hüküm fıkralarının (6) numaralı bentlerinde yer alan "CMK 307/5 maddesi gereği önceki hükümle belirlenmiş cezadan daha ağır olamayacağından sanığın 5 YIL 6 AY 20 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" cümlelerinin çıkartılarak yerlerine "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası üzerinden infazına" cümlelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.05.2024 tarihinde karar verildi.