1. Ceza Dairesi 2022/15361 E. , 2024/4038 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2318 E., 2021/1130 K.
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. ve 286/2-b maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2019/174 Esas, 2019/278 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/3, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2019/2318 Esas, 2021/1130 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekillerinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/2-b, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 12 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekillerinin temyiz istemi özetle; eksik inceleme ile karar verildiğine ve suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak belirlenmesi gerektiğine,
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; suç vasfının taksirle yaralama suçu olarak belirlenmesi gerektiğine, meşru savunmada sınırın aşılması nedeniyle sanığa ceza verilmemesi, aksi kanaatte ağır haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
Suç tarihinde sanık ...'in yanında eşi tanık ... ile birlikte sevk ve idaresindeki aracıyla seyir halinde iken, katılanın kullandığı ticari taksi ile karşılaştığı, trafikte taraflar arasında ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiği tespit edilemeyen tartışmanın yaşandığı, katılanın sinirlenerek kullandığı aracı hareket ettirip 10-15 metre ileri gittikten sonra yolun sağına aracını park edip öfkeli şekilde sanığın aracına doğru yaklaştığı ve sanığın aracının ön kısmına gelip eliyle ön kaportaya vurduğu, o anda sanığın yanında bulunan eşinin sanığa "gidelim, kavga etmeyin" dediği, sanığın kavga olacağını düşünerek araçtan inmeyip aracını çalıştırarak hareket ettirdiği, aracın önünde bulunan katılanın aracın önünden ayrılmaması nedeniyle aracı ile katılana çarptığı ve katılanın aracın altında kaldığı, sanığın katılanın aracın altında kaldığını fark edince aracını geri hareket ettirip durduğu, çarpmanın etkisi ile katılanın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, hayat fonksiyonlarını ağır (5) derece etkiler nitelikte kemik kırığına ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılan olayda;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporun yeterli olduğu, taksirle yaralama suçunun unsurlarının gerçekleşmediği, taraflar arasında önceye dayalı husumet bulunmaması, olayın trafikte yaşanan tartışma akabinde aniden gerçekleşmesi, sanığın kavgadan kaçınmak için aracını hareket ettirip
uzaklaşmayı düşünmesi, o anda aracın önünde bulunan katılanın kenara çekilmemesi nedeniyle, aracın katılana çarpmış olması, sanığın aracı hareket ettirirken uzak mesafeden ve hızlı şekilde gelmeyip yakın mesafeden aracını hareket ettirmesi ve sanığın çarpmanın etkisi ile katılanın düştüğünü fark edince aracını durdurup geri çekmesi hususları dikkate alındığında sanığın öldürme kastı ile hareket etmediği, eylemine uyan suç vasfının neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu olarak doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilememesi karşısında sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı ve hükmedilen hapis cezasının miktarı itibarıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2019/2318 Esas, 2021/1130 Karar sayılı kararında katılan vekillerince ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!