1. Ceza Dairesi 2022/15198 E. , 2023/3089 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret ve kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Mağdur sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşıldığından Cumhuriyet savcısı ve mağdur sanık ...'ın bu suçlara yönelik temyiz istemleri mümkün görülmemiştir.
Mağdur sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün mağdur sanık müdafii, hakaret suçundan kurulan hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemede hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin
birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Germencik Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2015/591 Esas, 2016/350 Karar sayılı kararı ile;
a. Mağdur sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrası (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrası son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b. Mağdur sanık ... hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 131 ... maddesi birinci fıkrası gereğince şikayet yokluğundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi sekizinci fıkrası gereğince düşmesine karar verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; mağdur sanık ... hakkında hakaret suçundan açılmış kamu davası bulunmadığından düşme kararı verilmesi yasaya aykırı bulunduğundan hükmün bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; mağdur sanık ... hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının bulunmaması sebebiyle bu suçtan hüküm kurulamayacağı, kabule göre de mağdur sanık ...'ın yargılama aşamasında dinlenerek şikayetçi olup olmadığının sorulması ve sonucuna göre hakaret suçundan hüküm kurulması gerektiği, mağdur sanık ...'ın yargılama aşamasında savunması alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
2.Mağdur sanık ...'ın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğinden bahisle hakkında beraat kararı verilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve seçenek yaptırımların değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Suç tarihinde kahvehanede oyun oynayan mağdur-sanıklar ... ve ... arasında çıkan tartışmanın kavgaya döndüğü ve tarafların tekme ve yumrukla birbirlerini darp ettikleri, arkadaşlarının kavgayı ayırdığı, mağdur sanık ...'ın evine gittiği, mağdur sanık ...'ın ise kahvehanede kaldığı, bir süre sonra mağdur sanık ...'ın elinde bir bıçak ile tekrar kahvehaneye geldiği, mağdur sanık ...'ın çevreden bulduğu fırça sapıyla ...'a, mağdur sanık ...'ın ise elindeki bıçağı mağdur sanık ...'a vurarak birbirlerini yaraladıkları anlaşılmıştır.
2.Mağdur sanık ... aşamalardaki beyanlarında üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3.Mağdur sanık ... mağdur sanık ...'ın kendisini bıçakla yaraladığını beyan etmiştir.
4.Olaya ilişkin bilgisi ve görgüsü olan tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
5.Mağdur sanık ... hakkında tanzim olunan adli muayene raporunda yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı bildirilmiştir.
6.Olay görgü ve tespit tutanağı ve olay yeri basit krokisinin dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Mağdur sanık ... hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin mağdur sanık ... ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemede;
Mağdur sanık ... hakkında kasten yaralama ve hakaret suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde, mağdur sanık ...'ın yargılama sırasında savunması alınmaksızın hakaret ve kasten yaralama suçundan hükümler kurulmuşsa da, hakaret suçu yönünden sanık hakkındaki şikayetten vazgeçilmesi nedeniyle sanığın bu hususta beyanı alınmaksızın düşme kararı verilmesinde sanığın temyiz dilekçesinde bu hükme yönelik itirazı ya da temyiz başvurusu olmadığından isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan sanık hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşıldığından Cumhuriyet savcısı ve mağdur sanık ...'ın temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.
2.Mağdur sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün mağdur sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemede;
a.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarihli 2015/1167 Esas ve 2017/247 Karar sayılı kararı uyarınca mağdur sanık hakkında düzenlenen iddianamede sevk maddeleri arasında 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesi birinci fıkrasının son cümlesi bulunmadığı halde, mağdur sanığa ek savunma hakkı verilmeden uygulama yapılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
b.Mağdur sanık ...'ın yargılama aşamasında dinlenmediği, usulüne uygun tebligat yapılarak duruşmalardan da haber edilerek, sanık ...'dan şikayetçi olup olmadığının sorulmadığı buna karşın süresinde temyiz dilekçesi verip sanıktan şikayetçi olduğunu bildirdiği anlaşıldığından mağdur ...'ın kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de;
1. Mağdur sanığın eylemiyle mağdur ...'ın yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralandığı anlaşıldığından cezasında bir kat artırım yapılarak 4 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesine karar verildiği halde uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesi birinci fıkrası (d) bendinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin iptal edilen bölümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Mağdur sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemede
Sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının şikayet yokluğundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi sekizinci fıkrası gereğince düşmesine karar verilmişse de, mağdur sanık hakkında bu suçtan Germencik Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 01.07.2015 tarihli kararıyla ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, bu haliyle hakaret suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı anlaşıldığından mağdur sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 225 ... maddesine aykırı davranılarak hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1. Mağdur sanık ... hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
Mağdur sanık ... hakkında kasten yaralama ve hakaret suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde, mağdur sanık ...'ın yargılama sırasında savunması alınmaksızın hakaret ve kasten yaralama suçundan hükümler kurulmuşsa da hakaret suçu yönünden sanık hakkındaki şikayetten vazgeçilmesi nedeniyle sanığın bu hususta beyanı alınmaksızın düşme kararı verilmesinde temyiz dilekçesinde sanığın bu hükme yönelik itirazı ya da temyiz başvurusu olmadığından isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan sanık hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısı ve mağdur sanık ...'ın temyiz istemlerinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Mağdur sanık ... hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Gerekçenin (2) ve (3) üncü bölümünde açıklanan nedenlerle Germencik Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2015/591 Esas, 2016/350 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının ve mağdur sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, ek savunma hakkı, katılma
talebi ve açılmamış dava hakkında hukuka aykırı düşme kararı verilmesi yönlerinden 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!