WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/14955 E.  ,  2024/2523 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1213 E., 2022/191 K.
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, istinaf başvurunun reddi, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, iade, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan hükmolunan doğrudan adli para cezasının kesin nitelikte olması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca verilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın temyize tabi olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca, yerel mahkemece sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan verilen beraat kararı istinaf mercii tarafından kaldırılarak mahkûmiyet kararı verilmesi suretiyle hüküm türü değiştirildiğinden kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2020 tarihli ve 2019/913 Esas, 2020/645 Karar sayılı kararı ile,
a. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (son) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
c. Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) maddesi uyarınca beraatine,
karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.01.2022 tarihli ve 2020/1213 Esas, 2022/191 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden kararın kesin nitelikte olması nedeni ile katılan vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının reddine, sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralamaya yardım suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (son) bentleri, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine, aynı süre ile denetime tabi tutulmasına ve hak yoksunluklarına,

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, hükümde sanık ...'in suça yardım eden sıfatıyla ne şekilde iştirak ettiğinin açıklanmaması yönünden gerekçesizliğe,

2. Sanık ... Müdafinin temyiz istemi, eksik araştırmaya, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan ... ile sanıklar arasında geçmişe dayalı husumet olduğu, olay tarihinde katılan ... ile sanıkların çobanı olan temyiz dışı sanık ... arasında hayvanların otlatılacağı yer konusunda tartışma yaşandığı, sanıklar ..., ... ve ...'in sopalarla katılan ...'i dövdükleri, sanık ...'in ise oğulları olan sanıkları seyrettiği ancak katılana vurmadığı, katılanın yaralanmasından sonra sanıklar ..., ..., ... ve ...'in hep birlikte aynı araçla olay yerinden uzaklaştıkları anlaşılan olayda, sanıklar ..., ... ve ...'in katılana yönelik kasten yaralama suçunu işledikleri kabul edilerek buna göre uygulamalar yapıldığı, sanık ...' in ise üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeni ile beraatine karar verildiği belirlenmiştir.

2. Sanıkların savunmaları, mağdur anlatımı, Polatlı Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 16.07.2018 tarihli adli muayene raporu, Sincan Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 05.11.2019 tarihli adli muayene raporu, kollukça tutulan tutanaklar, sanıkların adli sicil ve nüfus kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak sanık ...'in çobanından tartışmayı öğrenmesi üzerine oğulları olan sanıkları olay yerine götürmesi, olay esnasında onlara manevi destek verip olay yerinden onlarla birlikte ayrılması şeklinde gelişen olayda sanık ...'in oğulları olan sanıkların katılan ...'e yönelik kasten yaralama eylemine yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği anlaşılmakla buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık ... hakkında ilk derece Mahkemesince hükmolunan doğrudan verilen adli para cezasının niteliği dikkate alınarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun' un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca istinaf başvurusunun reddine dair karar verildiği, verilen kararın aynı maddenin son cümlesi uyarınca itiraza tabi olduğu anlaşıldığından sanık müdafinin isteminin incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.

B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Katılan ...'e Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece

mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

C. Sanık ... Hakkında Katılan ...'e Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik araştırmanın bulunmadığı, sanığın oğulları ..., ... ve ... tarafından gerçekleştirilen eyleme "yardım eden" sıfatıyla iştirak ettiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle kararın itiraza tabi olduğu anlaşılmakla sanık müdafinin isteminin oy birliğiyle İNCELEMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Katılan ...'e Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

C. Sanık ... Hakkında Katılan ...'e Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.01.2022 tarihli ve 2020/1213 Esas, 2022/191 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.04.2024 tarihinde karar verildi.