WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/14870 E.  ,  2024/624 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

Katılanlar ..., ..., ... vekili ve katılan sanık ... müdafii Av. ...'in temyiz dilekçesi içeriğinden sadece sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hükmü katılanlar vekili sıfatıyla temyiz ettiği, sanık ... müdafiinin sanık sıfatıyla temyiz isteminde bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık ... hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen kararın aynı Kanun'un 231 ... maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraza tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Sanık ...'ın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu için öngörülen cezanın türü ve miktarı dikkate alınarak sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca verilen beraat kararının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılanlar vekilinin ve sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2022 tarihli ve 2021/149 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında maktul ...'e karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/2323 Esas, 2022/2434 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe), katılanlar vekilinin, sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz istemi özetle; haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna,
2. Sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri özetle; adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, eksik incelemeye, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, meşru savunma veya sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suç vasfının taksirle öldürme olarak belirlenmesi gerektiğine, takdiri indirimin uygulanması ve haksız tahrik hükmünün daha yüksek oranda uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul ... ile katılan ...'in baba oğul oldukları, sanık ... ile aralarında önceye dayalı adli merciilere de yansıyan husumet bulunduğu, olay günü sanık ...'in 45 TN ... plakalı aracıyla trafikte seyir halinde iken, ...'in sevk ve idaresinde olan ve içinde maktul, eşi katılan ... ve komşuları olan tanık ...'in bulunduğu 44 FE ... plakalı araç ile karşılaştığı, katılan ...'in sanık ...'in aracını sollayarak geçtiği, sanık ...'in de aracıyla katılan ...'in kullanımında olan aracı solladığı, karşılıklı olarak birbirlerini sollamaya devam ettikleri, sanık ...'in katılan ...'in kullanımında bulunan aracı solladığı sırada katılan ...'in aracının arka kısmına çarpmış olabileceği, daha sonra maktulün ...'e "aracı durdur, ne derdi varmış öğrenelim" dediği, bir süre sonra ...'in kullanımındaki aracı durdurduğu, ...'in aracını yolun ortasına gelecek şekilde durdurması üzerine sanık ...'in de aracını durdurduğu, ...'in aracı durdurduktan sonra maktulün yaklaşık 1 metre uzunluğunda bir sopayı eline alarak araçtan indiği, İsmail'in aracından inmediği ve aracında oturduğu, daha sonra maktulün sanık ...'in aracının bulunduğu yere doğru gidip elinde bulunan sopayı...'in 45 TN ... plakalı aracının ön camına vurarak kırdığı, bunun üzerine sanık ...'in aracının şoför mahallinde namlusunda atışa hazır vaziyette mermi olan ve emniyeti kapalı şekilde vitesin yan tarafında bulunan üzerine kayıtlı ruhsatlı 9 x 19 mm çapında fişek istimal eden ... marka yarı otomatik tabancayı eline aldığı, maktulün sanık ...'in eline tabancayı aldığını görmesi üzerine kafasını sanık ...'in bulunduğu yer olan aracının şoför mahallinin içerisine soktuğu ve sanık ...'in silah bulunan elini tuttuğu, aracın içerisinde sanık ... ile maktulün bir süre arbede yaşadıkları, bu esnada sanık ...'in elinde bulunan tabanca ile bir el ateş etmesi üzerine maktulün kafasından yaralandığı, birkaç saniye sanık ...'in aracının şoför mahalline doğru sarkar vaziyette kaldıktan sonra aniden yere yığıldığı, silah sesini duymaları üzerine katılanlar ..., ... ve tanık ...'nin araçtan indikleri, ...'in maktulün araçta paspasın altına saklamış olduğu tabancayı da inerken yanına aldığı, maktulün yere yığılmasından sonra sanık ...'in aracını çalıştırdığı ve aracıyla geri geri giderek olay yerinden uzaklaşmaya çalıştığı, bu sırada katılan ...'in de olaydan sonra ele geçirilemeyen 7,65 mm çapında fişek istimal eden tabanca ile yaklaşık 100 metre uzaklıkta bulunan sanık ...'in aracına doğru, yere 45 derecelik açı yapacak şekilde, sanık ...'in aracını doğrudan hedef almaksızın beş el ateş ettiği ancak katılan ...'in tabancasından çıkan mermi çekirdeklerinin sanık ...'in aracına veya kendisine isabet etmediği, olay yerine silah sesinden sonra gelen kişilerin maktulü, katılan ...'in aracına bindirdikleri ve hastaneye götürdükleri, maktulün yapılan tüm müdahalelere rağmen aynı gün saat 20.30 sıralarında sağ parietotemporal bölgeden giren mermi çekirdeğinin neden olduğu kemik kırıkları ve beyin doku harabiyeti sonucu öldüğü, olay yerinden ayrılan sanık ...'in aynı
gün saat 16.15 sıralarında 112 acil ihbar hattını arayarak maktulü vurduğunu ve ... İlçe Jandarma Komutanlığına gelerek teslim olacağını beyan ettiği ve 45 TN ... plaka sayılı aracıyla saat 16.45 sıralarında ... İlçe Jandarma Komutanlığına gelerek olayda kullandığı tabanca ile birlikte kolluk güçlerine teslim olduğu anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, katılanların beyanları, tanık anlatımları, 05.10.2020 tarihli Ölü Muayene Klasik Otopsi Tutanağı, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları, ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesinin, 25.12.2020 tarihli raporu, sanık hakkında düzenlenen genel adli muayene raporu, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, sanığın nüfus kayıt örneği ve adli sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Silahla Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı Kanun’un 231 ... maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmakla iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

C. Sanık ... Hakkında Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu değerlendirilen delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma veya sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı,

dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından katılanlar ..., ..., ... ve ... vekilinin, sanık ve müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Silahla Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenle, bu suç yönünden dava dosyasının oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

C. Sanık ... Hakkında Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) paragrafında açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/2323 Esas, 2022/2434 Karar sayılı kararında katılanlar vekilince, sanık ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2024 tarihinde karar verildi.