1. Ceza Dairesi 2022/14728 E. , 2024/2241 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/702 E., 2021/1987 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Akyazı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2020 tarihli ve 2020/225 Esas, 2020/318 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü
fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca erteli 1 yıl 3 ay 9 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2021/702 Esas, 2021/1987 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
1. 5271 sayılı Kanun'un 282 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendindeki "Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde duruşmaya devam edilerek sanığın sorgu tutanakları anlatılmak suretiyle dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, 195 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, sanık hakkında verilecek ceza, ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır ise, her hâlde sanığın dinlenmesi gerekir." şeklindeki düzenleme ve sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile son cümlesinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin (aleyhe) istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan incelemede sanığın savunmasının Bölge Adliye Mahkemesince duruşmada hazır bulundurularak bizzat alınması, bunun mümkün olmaması durumunda ise SEGBİS sistemi aracılığıyla savunmanın alınması gerektiği gözetilmeden istinabe yoluyla başka mahkemede savunmalarının alınması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (F.C.B v İtalya, No:12151/86 , 28 Ağustos 1991) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6 ncı maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesine ve 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.04.2017 tarihli ve 2015/1167 Esas, 2017/247 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığa veya müdafine 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 87/son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6 ncı maddesine ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2021/702 Esas, 2021/1987 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklandığı üzere sanığın savunmasının istinabe suretiyle aldırılması ve ek savunma hakkının verilmemesi ile savunma hakkının kısıtlanması nedenleriyle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdîren Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!