WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/14672 E.  ,  2024/3658 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1359 E. 2022/1606 K.
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarih, 2016/96 Esas ve 2019/161 Karar sayılı ilamı ile; sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/2-a, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7'şer yıl 6'şar ay hapis cezası hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2022/1359 Esas, 2022/1606 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, sanıkların atılı suçu işlemediklerine ilişkindir.

B. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle, delillerin hatalı değerlendirildiğine, sanığın atılı suçu işlemediğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Olay günü katılan sanık ..., kardeşi mağdur sanık ... ve mağdur ...'in birlikte alkol aldıkları, ...'nın 50TL para vererek ...'den içki alıp getirmesini istediği ancak içki almadan geldiği ve verilen parayı harcadığı,bu duruma sinirlenen ... ve ...'ın ...'i yaraladıkları, daha sonra olay yerine gelen ..., ... ve ... ile ... ve ... arasında kavga çıktığı, bu kavgada ..., ... ve Fedainin darp etmeleri sonucu katılan ...'ın kafa ve yüz bölgesindeki künt travmatik yaralanmalar ile iki adet kesici delici alet yaralanması nedeniyle hayati tehlike geçirecek, hayat fonksiyonlarını 6. derecede etkileyen kırık oluşturacak ve iyileşmesi olanağı bulunmayan hastalık oluşacak şekilde yaralandığı olayda;

2. Sanık ...'nin, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 20.06.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eksik araştırma bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporundan katılanda kafa ve yüz bölgesinde künt travmatik nitelikte yaralanmalar ile sol göz lateralinde 3 cmlik kesi, göğüs ön hüzünden inguinal bölgeye uzanan 30 cm cilt cilt altı, fasia kesisine neden olduğu tanımlanan iki adet kesici delici alet yaralanması sonucu kafa bölgesindeki künt travmatik yaralanmaya bağlı gelişen kafa ve yüz kemiklerinde multpl, parçalı, temporal kemikte çökmeye neden olan kırıklar ve kafa içi değişimlerin kişinin yaşamını tehlikeye sokan

bir durum olduğu, yaşam fonksiyonlarını (6.) derece etkileyen kırık oluşturduğu, yaralanmasına bağlı gelişen organik beyin sendorumunun iyileşmesi olanağı bulunmayan hastalık niteliğinde olduğu anlaşılmakla, suçta kullanılan aletlerin elverişliliği ve katılanda meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetildiğinde sanıkların eyleme bağlı ortaya çıkan kastlarının kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgılı değerlendirme ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri yönünden;
Gerekçe bölümünün (2.) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2022/1359 Esas, 2022/1606 Karar sayılı kararının 5237 sayılı Kanunun 64/1. maddesi uyarınca "vefatın araştırılması zorunluluğu nedeniyle" 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

B. Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri yönünden;
Gerekçe bölümünün (4.) paragrafında açıklanan nedenle sanıklar müdafiinin temyiz istemi suç vasfı yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2022/1359 Esas, 2022/1606 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ile BOZULMASINA,

Sanıklar hakkında aleyhe temyiz bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca KAZANILMIŞ HAKKININ KORUNMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2- (a) bendi uyarınca İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.05.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Amacı her somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit bulunan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan ve Latince; "in dubio pro reo" olarak da

ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü bir ceza davasında sanığın cezalandırılmasına karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık lehine değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi durumunda da geçerlidir. Sanığın üzerine atılı bulunan suçlardan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye yer vermeyecek kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaatlere değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanılarak sanığın mahkûmiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir.

Bu açıklamalar ışığında;
Öncelikle olayın nasıl meydana geldiği hususunda sanıklar ile mağdur farklı beyanlarda bulunmuşlardır.
Sanık ... olay sırasında olay yerinde olmadığını savunurken sanıklar ... ve ...'de sanık ...'ı suçlamamaları, katılan ...'nın dosyadaki hiç bir beyanında sanık ...'ı suçlamaması, katılanın kardeşi ...'nında 11.08.2014 tarihli ilk ifadesinde ... ve yanında hatırlayıp hatırlayamacağını bilemediği 5-6 kişinin olduğunu belirtirken 27.08.2014 tarihli dilekçesinde ..., ... ve ... ile 4 kişinin yaptığını ifade edip, kovuşturmada ise ... ve ... ile kavga ettiklerini, ...'nin kendisine vurmadığını, kardeşi ...'a kimin vurduğunu hatırlayamadığını ifade etmesi, tanıklar ..., ..., ... ve ...'in sanık ...'a yönelik muhkumiyetini gerektirir beyanlarının olmaması karşısında şüpheden sanık yararlanır kuralı uyarınca sanık ...'ın CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği görüşündeyim. 20.05.2024