1. Ceza Dairesi 2022/14207 E. , 2024/2380 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 2. Çocuk Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2016/238 Esas, 2019/642 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve müsadereye karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2020/455 Esas, 2022/355 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve müsadereye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemi özetle; haksız tahrik indirimi yapılmasının hatalı olduğuna, daha ağır ceza ile cezalandırılması ve katılan lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi özetle; lehe hükümlerin ve takdiri indirim uygulanması gerektiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinden önce katılanın kardeşinin darp edildiği, katılanın bu olayda suça sürüklenen çocuğu suçladığı, olay günü de katılanın arkadaşları tanıklar Osman Y. ve Ahmet G. ile birlikte maça gitmek üzere arkadaşlarını beklerken suça sürüklenen çocuğun yanında arkadaşları tanıklar Abdullah D. ve Görkem G. ile geldiği, önceki olay nedeni ile suça sürüklenen çocuğun, katılana ters ters baktığı, katılanın da suça sürüklenen çocuğa bakışlarından rahatsız olarak "Ne bakıyorsun?" diye seslendiği, katılanın husumete konu olay nedeniyle suça sürüklenen çocuğa "Ben sana bir daha bu sokaktan geçme demedim mi?" dediği ve "Arkadan vuran o.... çocuğudur." diyerek seslendiği, suça sürüklenen çocuğunda bu sözlere sinirlenerek katılanın yanına gittiği aralarında arbede yaşandığı, kavganın tanıklar tarafından aralandığı, suça sürüklenen çocuğun geriye çekildiği, aniden üzerinde taşıdığı bıçakla katılanı organ işlevinin sürekli zayıflamasına ve hayati fonksiyonlarını orta(3) derecede etkileyecek kırığa neden olacak şekilde yaraladığı kabul edilmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuğun savunması, katılanın beyanı, tanıkların anlatımları, Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 28.09.2016 tarihli ve Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 08.03.2019 tarihli adli muayene raporları, sosyal inceleme raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinden önce katılanın kardeşinin darp edildiği, katılanın bu olayda suça sürüklenen çocuğu suçladığı, olay günü katılanın suça sürüklenen çocuk ile karşılaştıkları, önceki olay nedeniyle ters ters bakıştıkları, suça sürüklenen çocuğun gülerek katılana hitaben "Ne oldu kardeşinin de kafasını yardım" dediği, katılanın suça sürüklenen çocuğa "Ne bakıyorsun, ben sana bir daha bu sokaktan geçme demedim mi, arkadan vuran o... çocuğudur." dediği, daha sonra katılan ve suça sürüklenen çocuğun karşılıklı birbirlerini darp etmeye başladıkları, suça sürüklenen çocuğun üzerinde taşıdığı ve 6136 sayılı Kanun kapsamında kalan bıçak ile katılanı yaraladığı kabul edilmiş, İlk Derece Mahkemesinin kararı suça sürüklenen çocuğun katılana yönelik eylemini silahtan sayılan bıçak ile işlediği halde cezasında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca artırım yapılmaması ve karşılıklı kavga ve küfürleşme nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız tahrik nedeniyle cezasından indirim uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle kaldırılmış ve Hukuki Süreç başlığının (2) numaralı bendinde ayrıntılarına yer verilen hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, taraf anlatımlarının farklılık arz ettiği ve ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilemediği olayda suça sürüklenen çocuğun cezasında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/4) oranında indirim yapılmasının isabetli olduğu, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takdiri indirim hükümleri uygulanarak cezasında (1/6) oranında indirim yapıldığı, 5237 sayılı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu gibi ölçütler ve 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen "Cezada orantılılık ilkesi" gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde belirlenen temel cezanın dosya kapsamına uygun düştüğü, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 2 yıl 6 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesinin ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığının belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "Hapis cezanın ertelenmesi" hükümlerinin yerinde, yeterli ve kanuni gerekçelerle uygulanmadığı, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmış olup katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2020/455 Esas, 2022/355 Karar sayılı kararında katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!