1. Ceza Dairesi 2022/13576 E. , 2023/2845 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 22.07.2011 tarihli ve 2010/1082 Esas, 2011/840 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin
birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan cezanın, 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı Kanun'un 231 ... maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın 15.09.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2. ... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/243 Esas, 2016/382 Karar sayılı kararı ile sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde 30.10.2014 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 ... maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/243 Esas, 2016/382 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 06.04.2021 tarihli ve 2021/3293 Esas, 2021/6200 Karar sayılı ilâmıyla hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler yerine dosya ile ilgisi bulunmayan kişilere ait savunma ve beyanlara yer verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine aykırılık oluşturulması, sanığın, hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin on birinci fıkrası gereğince hükmedilen hapis cezasının aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına karar verilmesi nedenleriyle bozulmasına ve sanığın kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dikkate alınmasına karar verilmiştir.
4. ... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2021/397 Esas, 2021/847 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlü uygulanarak kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 251 ... maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. ... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2022 tarihli ve 2021/875 Esas, 2022/320 Karar sayılı kararı ile sanık müdafiinin itirazı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eylemin meşru savunma kapsamında kaldığına, savunma hakkının ihlâl edildiğine, zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1.Katılanın temyiz dışı ...'nin oturmuş olduğu apartmanın bahçesinin peyzaj işlerini yaptığı, ancak bir kısmını eksik bıraktığı, bu sebeple ...'nin birkaç sefer sanık ...'dan söz konusu eksiklikleri gidermesini istediği, sanık ...'nın her seferinde ...'ye cinsel amaçlı tacizde bulunduğu, bunun üzerine ...'nin, kardeşi olan sanığa haber verdiği, sanığın katılanın yanına gelerek elinde sopayla katılana vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilecek nitelikte yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, katılan beyanı ve diğer beyanlar, adlî rapor, adlî sicil kaydı, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dava dosyasında mevcuttur.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eylemin meşru savunma kapsamında kaldığına, savunma hakkının ihlâl edildiğine, zamanaşımı süresinin dolduğuna yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanığın cezalandırılmasına ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığı, suç tarihi olan 08.10.2010 ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 15.09.2011 tarihi arasındaki süre ve denetim süresi içinde işlenen suçun suç tarihi olan 30.10.2014 tarihi ile temyiz inceleme tarihi olan 09.05.2023 arasındaki sürenin birleştirilmesi durumunda zamanaşımı süresinin dolmadığı, basit yargılama usûlü uygulanarak mahkûmiyetine karar verilen sanığın müdafiinin itirazı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca Mahkemece duruşma açılıp ve genel hükümlere göre yargılamaya devam edildiği, sanığın adresine savunmasının alınması için çıkarılan davetiyede duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığı taktirde yokluğunda karar verilebileceği ihtarının yazıldığı, sanık hakkında çıkartılan şerhli tebligatın usulûne uygun olarak tebliğ edildiğinin belirtildiği ayrıca sanık müdafiinin duruşmada savunmasının alındığı dikkate alındığında savunma hakkının kısıtlanmasının söz konusu olmadığı, olay anında saldırının sanıktan geldiği anlaşılmakla meşru savunma hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 06.04.2021 tarihli ve 2021/3293 Esas, 2021/6200 Karar sayılı bozma ilâmı öncesi 19.04.2016 tarihli karar ile sanığın neticeten "2 ay 15 gün" hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması karşısında ceza miktarının sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma ilâmı sonrası yapılan yargılamada sanığın neticeten "3 ay" hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle kazanılmış hakkı ihlal edilerek fazla ceza tayini hukuka aykırı ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe başlığı altında (2) numaralı paragrafta açıklanan sanığın kazanılmış hakkı ihlal edilerek fazla ceza tayin edildiğine ilişkin nedenle ... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2021/397 Esas, 2021/847 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere "Ancak ilk hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olup aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca kazanılmış hak oluşturduğundan, sanığın cezasının 2 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infazına" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!