1. Ceza Dairesi 2022/13573 E. , 2023/3429 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/260 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, birinci fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/260 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2021/2410 Esas, 2021/5648 Karar sayılı ilâmı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarihli ve 2015/1167 Esas, 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6 ncı maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36 ncı maddesine ve 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, mağdurun yaralanmasına ilişkin olarak düzenlenen raporların hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmakla, mağdurun tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporları temin edilip Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek 5237 sayılı Kanun'un 86 ve 87 nci maddelerinde belirtilen ölçütlere göre kesin raporu aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına ve sanığın kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dikkate alınmasına karar verilmiştir.
3. Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2021/277 Esas, 2022/146 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, birinci fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eylemin meşru savunma kapsamında kaldığına, mağdurun yaşamsal tehlike geçirdiği hususundaki hastane kayıtlarının gerçeği yansıtmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Mağdur ile sanık arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, suç tarihinde karşılaşan taraflar arasında hakaretleşme ve tehdit hadiselerinin vuku bulduğu, mağdurun elle vurmak suretiyle sanığı basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı, sanığın da mağduru bıçakla basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirecek nitelikte yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, mağdur ve tanıkların beyanları, adlî raporlar, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dava dosyasında mevcuttur.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında, 13.01.2022 tarihli celsede şikayetinden vazgeçen ...'nın sıfatının "mağdur" yerine "katılan" olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılmış ise de söz konusu hukuka aykırılık mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanık müdafiinin, eylemin meşru savunma kapsamında kaldığına, mağdurun yaşamsal tehlike geçirdiği hususundaki hastane kayıtlarının gerçeği yansıtmadığına yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mağdurun sanığı elle, sanığın ise mağduru bıçakla yaraladığı, orantısız şekilde hareket etmesi nedeniyle sanık hakkında meşru savunma şartlarının oluşmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği (1/2) oranında haksız tahrik indiriminin doğru belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2021/277 Esas, 2022/146 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!