WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/13552 E.  ,  2024/2042 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1473 E., 2021/3156 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2020 tarihli ve 2020/164 Esas, 2020/334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.12.2021 tarihli ve 2020/1473 Esas, 2021/3156 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına,

2. Sanık Müdafiinin temyiz istemi, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, eksik araştırmaya, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur ...'in, sanık ...'in ablası tanık ... ile evli olduğu, ancak 7 yıldır ayrı yaşadığı tanıkla arasındaki boşanma davasının devam ettiği, mağdur ...'in bu süreçte tanık ...'nin ve çocuğunun geçimi için ödemesi gereken nafakayı verme konusunda istekli davranmadığı, sanığın da bu konuda mağdura tepkili olduğu,olay tarihinden bir gün önce tanık ...'nin kendisine tehdit ve hakaret edildiğinden bahisle başvurusu üzerine mağdur ... ile ilgili olarak 6284 sayılı Kanun gereğince koruma kararı alındığı, olay günü sanığın, tanık ...'ın evinin yakınına giderek, o esnada tanığın evinde bulunan mağduru telefonla arayarak evin dışına çağırdığı, mağdurun ikametten dışarı çıktığı sırada sokak üzerinde beklemekte olan sanık ile mağdurun çok kısa süren konuşmalarının ardından sokakta park halindeki iki araç içinden yüzleri maskeli ellerinde sopalar bulunan ve kimliği tespit edilemeyen şahısların indiği, sanığın elinde de ele geçirilemeyen bıçak ve sopa bulunduğu, sanık ve yanında bulunan şahısların mağduru darp etmeye başladıkları, mağdur yere düştükten sonra da defalarca vurmaya devam ettikleri, sonrasında sanık ve yanındakilerin olay yerinden ayrılması ile eylemin sona erdiği anlaşılan

olayda, mağdurun yaralanmasının yaşamsal tehlikeye neden olduğu, kullanılan araçların (sopa, bıçak) elverişliliği, darbe sayısı, görüntü kayıtlarıyla sabit olduğu üzere darbelerin şiddeti ve hedef alınan bölgeler dikkate alındığında, sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu kabul edilerek sanğın kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı tespit edilmiştir.

2. Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımı, görüntü izleme tutanakları, Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 31.01.2020 tarihli adli muayene raporu, kollukça tutulan tutanaklar, sanığın adli sicil kaydı ve nüfus kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak suçun vasıflandırılması yönünden yapılan değerlendirmede, mağdurda meydana gelen yaralanmaların niteliği, hayati bölgelerin doğrudan hedef alınmamış olması, sanığın yanında getirdiği kesici aleti öldürücü biçimde kullanmamış olması, kafa bölgesindeki sopa darbelerinin şiddeti, sanığın mani durum bulunmamasına rağmen eylemine kendisinin son vermesi hususları bir arada değerlendirilerek sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğu kabul edilerek kasten yaralama suçundan hüküm kurulduğu belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik araştırmanın bulunmadığı, eylemin sanık ve kimliği belirlenemeyen diğer şahıslar tarafından birlikte gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık ve yanındaki kişilerin sokak üzerinde sopalarla darp ettikleri katılanın yere düşürek tümüyle hareketsiz kalması üzerine olay yerinden ayrıldıklarının anlaşılması karşısında, suçta kullanılan araçlar, hedef alınan bölgeler ve darbe sayısı ile şiddeti yanında katılanda meydana gelen ve özellikle kafa bölgesinde kırıklara ve yaşamsal tehlikeye neden olan yaralanmanın ağırlığı nazara alındığında sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin suçun vasıflandırmasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) nolu bölümde açıklanan nedenle sanık müdafi ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri suç vasfı yönünden yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza

Dairesinin, 03.12.2021 tarihli ve 2020/1473 Esas, 2021/3156 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.03.2024 tarihinde karar verildi.