WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/13492 E.  ,  2024/2264 K.
"İçtihat Metni"
D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten yaralama
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafiileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun( 5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2021 tarihli ve 2021/179 Esas, 2021/377 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 36 ncı maddesi delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2022/112 Esas, 2022/918 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin, sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi
Gönüllü vazgeçmenin koşullarının oluşmadığına ilişkindir.

B. Sanık Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri
Haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın suç tarihinde aralarında tarla sınır anlaşmazlığı bulunan maktul ... ile konuştuğu, maktul ...’nin yanında oğlu olan katılan ...’nın da bulunduğu, sanığın zarar konusunda daha çok maktul ... ile muhatap olduğu, taraflar arasında anlaşma durumu olmayınca ve maktul ...’nin sanığa yönelik küfürlü sözlerle hakaret etmesi nedeniyle sanığın belinde taşıdığı ruhsatsız tabancayı çekerek önce maktul ...’ye doğru ateş ettiği, maktul ...’nin yan tarafta bulunan nar bahçesine doğru kaçması nedeniyle bu kez katılan ...’ya doğru iki el ateş ettiği, katılan ...’nın karnından yaralanarak yere düştüğü, sanığın bir süre daha maktulü aradığı ancak bulamadığı, maktulün kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, katılan ...’nın ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, her ne kadar sanığın katılan ...’ye eylemi kasten öldürmeye teşebbüs suçu olarak kabul edilmiş ise de yapılan araştırmalarda 112 acil servis tarafından gönderilen kayıtlarda suç tarihinde 112 acil servisi saat 17:05’te 0 533 (...) (....) numaralı cep telefonu hattını kullanan tanık ....'nin, saat 17:06’da ise 0 507 (...) (....) numaralı cep telefonu hattını kullanan....'nin aradığı, tanık İ.S.'nin sanığın yeğeni, tanık ....'nin ise sanığın amcasının oğlu olması, her iki tanığın da alınan beyanlarında olaya bizzat tanık olmadıkları, sanığın yönlendirmesi ile 112 acil servisi aradıklarını beyan etmiş olmaları, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 13.11.2018 tarihli ve 2018/3290 Esas, 2018/4626 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi "…112 Acil Servisinin sanık tarafından veya sanığın talimatıyla başkaca bir kişi tarafından aranıp aranmadığı hususunun araştırılarak sanık hakkında gönüllü vazgeçme hükümlerini

düzenleyen 5237 sayılı TCK'nin 36. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılmasının…" bozma nedeni olarak kabul edilmesi, yani etkin pişmanlık için sanığın bizzat 112 acil servisi araması ya da mağduru alıp hastaneye götürmesi veya mağdura müdahale etmesi zorunlu olmayıp sanığın talimatıyla başkaca kişi tarafından 112 acil servisin aranmasının da 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinin uygulanması için yeterli görülmesi, sanığın olay sonrası ele geçirilen ruhsatsız tabancasının şarjöründe dolu vaziyette fişeklerin ele geçirilmiş olması, sanığın katılana yönelik öldürme eylemini tamamlama imkânı varken bu eylemini tamamlamamış olması bir arada değerlendirildiğinde somut olayda sanığın olay sonrası yeğeni ve amcaoğluna durumu haber vererek katılan ... için ambulans istemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesindeki gönüllü vazgeçme şartlarının gerçekleştiği ve sanığın eyleminin gönüllü vazgeçme nedeniyle kasten yaralama olarak kabul edildiği belirtilmiştir.

2. Sanık savunması, katılan beyanı, tanıkların anlatımları, kolluk tutanakları, olay yeri inceleme rapor ve krokisi, uzmanlık raporları, adlî rapor, 112 Acil Çağrı Merkezi kayıtları, nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, katılandan sanığa yönelen haksız tahrik oluşturan söz ve eylem bulunmadığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık hakkında uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın suç tarihinde aralarında tarla sınır anlaşmazlığı bulunan maktul ... ile konuştuğu, maktul ...'nin yanında oğlu olan katılan ...’nın da bulunduğu, sanığın zarar konusunda daha çok maktul ... ile muhatap olduğu, taraflar arasında anlaşma durumu olmayınca ve maktul ...'nin sanığa yönelik küfürlü sözlerle hakaret etmesi nedeniyle sanığın belinde taşıdığı ruhsatsız tabancayı çekerek maktul ve katılana ateş etmeye başladığı, maktul ...'nin yan tarafta bulunan nar bahçesine doğru kaçtığı, katılan ...'nın da yola doğru kaçmaya çalıştığı ancak yaralanıp yere düştüğü, katılanın vücuduna üç adet mermi isabet edip solda hipokondriyak bölgede biri sias üstü diğerlerinin böbrek üzerinde olduğu yani vücudunun arka tarafından basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, sanığın katılan ...'nın öldüğünü

düşünerek bir müddet etrafta maktul ...'yi aradığı, bulamaması üzerine yanına tanıklar İ.G., H.G. ve H.G.'yi de alarak olay yerinden araçla ayrıldığı, sanığın yolda giderken tanık İ.S.'yi en son saat 16.59'da aradığı, tanık İ.S.'nin de sanığı saat 17.01'de aradığı, tanık İ.S.'nin saat 17.05'te 112 acil servisini aradığı, bu esnada diğer tanıklar M.A. ve İ.Y.'nin bir süre katılanın yanında olay yerinde kaldıktan sonra tanık İ.Y.'ye ait araçla köye giderek tanık İ.Y.'nin tanık H.S.'den ambulansı aramasını istediği, tanık H.S.'nin de saat 17.06'da 112 acil servisi aradığı, 112 acil servisin katılanın telefonundan da saat 17.08'de arandığı, tek başına olay yerinde kalan katılanın yanına olayı katılandan duyan R.P. ile R.P.'nin haber verdiği tanık H.A.'nın geldikleri, tanık H.A.'nın 112 acil servisini saat 17.12'de aradığı, akabinde katılanı araca bindirerek hastaneye götürmek üzere yola çıktıkları, 2-3 km sonra yolda ambulansla karşılaşıp katılanı ambulansa bindirdikleri, sanığın soruşturma aşamasındaki ve tanıklar İ.G., H.G. ve H.G.'nin tüm aşamalardaki ifadelerinde; sanığın tanık H.S.'nin bakkal dükkanının önüne gelip tanığa 112 yi aramasını söylediğinden bahsetmedikleri gibi sanık ve adı geçen tanıkların tüm aşamalardaki ifadelerinde yolda giderlerken araçlarını durduran uygulama yapan polis memurlarına sanığın olayı anlatmadan sadece kavga yaptığını söyledikleri, sanığın ve tanık İ.S.'nin soruşturma aşamasındaki ifadelerinde sanığın tanık İ.S.'yi arayarak tanıktan 112 yi aramasını istediğinden bahsetmedikleri, kovuşturma aşamasında sanık; tanık İ.S.'yi arayarak olayı haber verdiğini, kovuşturma aşamasında tanık İ.S.; sanığın kendisini arayarak ambulansı aramasını söylediğini beyan etmesi karşısında, tanık H.S.'den ambulansı aramasını isteyenin sanık değil tanık İ.Y. olduğunun anlaşıldığı, ayrıca sanığın tanık İ.S.'yi saat 16.59'da aradığı sabit ise de tanıktan 112 yi aramasını istediğine dair delil bulunmadığı, aksinin kabulü halinde dahi sanığın neticenin meydana gelmesini önlemek için ciddi bir çaba içerisinde olduğu ya da içinde bulunduğu koşullarda bütün olanaklarını seferber ettiği anlamına geldiğinden söz edilebilmesinin mümkün olmadığı, yerleşim yeri dışında, tarlada katılanın yarasına müdahale etmek, kan kaybını durdurmaya yönelik çaba harcamak, katılanı araçla en yakın yerleşim yerine veya bir sağlık kurumuna götürmek gibi en temel ve basit, hiçbir davranış ve gayret sergilemediği, ölüm sonucunun gerçekleştiği düşüncesiyle olay yerini araçla terk ettiği, 112'ye haber verilmemiş olsa da, katılanın başkaları tarafından hastaneye götürüldüğü; bu itibarla gönüllü vazgeçme şartlarının gerçekleşmediği, sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle katılan vekilinin, temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2022/112 Esas, 2022/918 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.04.2024 tarihinde karar verildi.