WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/13397 E.  ,  2024/3698 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/561 E., 2020/240 K.
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - Düzelterek Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli ve 2015/188 Esas, 2015/824 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 35/2, 62/1, 53/1 ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, ertelemeye ve denetime karar verilmiştir.

a. 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 6136 sayılı Kanun’un 13/1 ve 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 50/1-a, 54 ve 52. maddeleri uyarınca doğrudan verilen 500TL adli para cezası, hapisten çevirme 6000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli ve 2015/188 Esas, 2015/824 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı (yaralama suçu yönünden) ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 17.10.2019 tarihli ve 2019/8268 Esas, 2019/18929 Karar sayılı kararı ile, eylemin kasten öldürmeye teşebbüs veya alacağın tahsili amacıyla yağma suçunu oluşturması ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst derece mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilerek ağır ceza mahkemesine gönderilmesi gerekirken yargılamaya devam edilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozmanın gereği yerine getirilmiş, Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli ve 2019/561 Esas, 2020/240 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
a. 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 6136 sayılı Kanun’un 13/1 ve 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 51/1, ve 54. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 500TL adli para cezasına, ertelemeye ve denetime karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz sebepleri özetle; öldürme kastı olmadığından bahisle suç vasfına, subuta, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve sanığın eyleminin meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması kapsamında kaldığına ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Katılan ile sanığın arasında önceye dayanan borç meselesine ilişkin husumet olduğu, sanık ...'nın 31.05.2014 tarihinde katılan ...'in işyerine artık alacağını tahsil edemeyeceğini düşünerek gelip poşetten gazete ile sarılı bir tabanca çıkartığı ve katılan ...'e doğrultarak "seni öldüreceğim" dediği, sanığın silahı ateşleyeceği sırada katılanın sanığın elinden tuttuğu, ancak silahın ateş aldığı, ateş alan silahtan çıkan merminin katılana isabet etmediği, sesi duyan tanıklar ... ve ...'ın olay yerine geldiği, katılan ve sanığı yerde boğuşurken buldukları, ...'in silahı aldığı, tanıkların sanık ve katılanı ayırdıkları, sanığın işyerine silahı gazete içerisinde gizlice getirdiği ve içeri girince silahı çıkararak "seni öldüreceğim" şeklinde söz söyleyerek katılana yönelttiği, bu aşamada katılanın müdahalesi ile yere düştükleri ve sanığın katılanın öldürücü bölgesini hedef gözeterek silahı ateşlediği ancak katılana merminin isabet etmediği, aralarında çıkan arbedede silahın dışarıdan gelenler tarafından uzaklaştırıldığı ve kavganın aralandığı, olayda sanığın kendi iradesi dışında öldürme eylemini tamamlayamadığı, kullanılan silahın öldürmeye elverişli niteliği ile olay anında alacak talebi olmadan doğrudan silahlı ateş etmeye yönelen davranışları karşısında sanığın öldürme amacı ile hareket ettiği ve eylemin bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, katılanla sanık arasında bir süredir alacağa dayalı husumet olduğu ve buna bağlı olarak adliyeye yansıyan karşılıklı şikayetlerin olduğu, sanığın alacağını tahsil edemeyeceğini düşünerek katılanın dükkanına gelip poşetten gazete ile sarılı bir tabanca çıkartığı ve katılan ...'e doğrultarak "seni öldüreceğim" dediği, katılanın müdahalesine rağmen silahın ateşlendiği ancak katılana isabet etmediği, tanık ve katılan anlatımlarıyla anlaşıldığı üzere katılan ve sanığı yerde boğuşurken buldukları, tanık ...'in silahı aldığı, tanıkların sanık ve katılanı ayırdıkları, somut olayda sanığın kendi iradesi dışında öldürme eylemini tamamlayamadığı, kullanılan silahın öldürmeye elverişli niteliği ile olay anında alacak talebi olmadan doğrudan silahı ateş etmeye yönelen davranışları karşısında sanığın öldürme amacı ile hareket ettiği dikkate alındığında suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Haksız tahrik teşkil eden davranışın ulaştığı boyut dikkate alındığında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile yapılan uygulama sırasında sanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere olaydan önce katılanın borcunun olmadığını söyleyip küfürler ederek sanığı dükkandan kovduğu, olay günü de dükkana girer girmez katılanın kendisine küfürler ettiğini ve borcunu ödemeyeceğini söylediği ve bunun üzerine olayın meydana geldiği anlaşıldığından sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indirimi uygulanırken, aynı Kanun'un 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince asgari oranda (1/4) indirim yapılması gerekirken; (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayin edildiği tespit edilmişse de aleyhe temyiz istemi bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

4. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan bozma öncesi kurulan hükümde netice itibariyle doğrudan verilen 500TL adli para cezasına ve hapisten çevirme 6000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün lehe temyiz edilmesi üzerine bozulduğu, bozma üzerine Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli ve 2019/561 Esas, 2020/240 Karar sayılı kararı ile netice itibariyle 1 yıl hapis ve 500TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmışsa da bozma öncesi kararın sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edildiği, Cumhuriyet savcısının aleyhe temyizi bulunmadığından sanığın 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesi son cümlesi uyarınca kazanılmış hakkı gereği netice itibariyle doğrudan verilen 500TL adli para cezası ve hapisten çevirme 6000TL adli para cezası ile cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırı bulunmuşsa da aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

IV. KARAR
1.Sanık Hakkında Katılana Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) bendinde açıklanan nedenlerle Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli ve 2019/561 Esas, 2020/240 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri yapılan husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

2.Sanık Hakkında 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenle Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli ve 2019/561 Esas, 2020/240 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı paragraftan sonra; “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle cezasının "hapisten çevirme 6000TL adli para cezası ve doğrudan verilen 500TL adli para cezası olarak infazına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün farklı gerekçeyle Tebliğnamedeki düşünce gibi, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.05.2024 tarihinde karar verildi.