1. Ceza Dairesi 2022/13351 E. , 2024/2307 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2097 E., 2022/377 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarih, 2018/11-38 Esas ve 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca ilk derece mahkemesince verilen "beraat" kararı, istinaf mercii tarafından "mahkumiyet" kararı verilerek hüküm türü değiştirildiğinden, kararın temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2020 tarihli ve 2018/801 Esas, 2020/32 Karar sayılı kararında sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2020/2097 Esas, 2022/377 Karar sayılı kararı ile Katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilerek İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına, sanık hakkında kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, katılan Kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
2. Sanık ...'ın temyiz istemi; atılı suçu işlemediğine, lehine olan yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ...'in katılan ...'nin babası olduğu, sanık ile katılanın annesi ayrı yaşadıkları için sanık ile aynı evde kalmadıkları, olay günü gündüz saatlerinde ... Soğanlık Yeni Mahalle Balıkesir Caddesi üzerinde karşılaştıklarında sanığın kızı olan katılanla tartıştığı, bu durum katılan tarafından kuzeni temyiz dışı sanık ...'a bildirildiği, olay yerine gelen temyiz dışı sanık ... ile sanık ... arasında çıkan kavgada Adli Tıp Kurumu Anadolu Şube Müdürlüğünce 04.12.2018 tarih 2018/33130 sayılı raporda belirtildiği üzere temyiz dışı sanık ...'ın burundaki kemik kırığı nedeniyle hayat fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkileyecek nitelikte yaralandığı, aynı kurumun 06.12.2018 tarih 2018/33131 sayılı raporuna göre de sanık ...'in aynı şekilde yaralandığı, Adli Tıp Raporuna göre katılan ... de tıbben yaralanma olarak değerlendirilebilecek harici travmatik lezyon tanımlanmadığı bildirilmiş, sanık ... kızına vurmadığını iddia etmiş, bu konuda soyut iddiadan öte delil elde edilemediğinden sanık ...'in kızını yaraladığı iddiasıyla açılan davada beraat kararı verildiği, anlaşılmıştır.
2. İstanbul Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 06.12.2018 tarihli raporunda özetle; Kartal Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 13.11.2018 tarih, 39051 sayılı raporunun tetkikinde; kişi hakkında düzenlenmiş olay tarihli raporda, kişinin vücudunda "Tıbben Yaralanma" olarak değerlendirilebilecek harici travmatik lezyon tanımlanmadığı kanaatini bildirilmiştir.
3. Sanık savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları, adli raporlar, sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı dosya içerisinde bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde sanığın aralarında ailevi meselelerden anlaşmazlık bulunan kızı olan katılan ...'nin karşılaştığında neden telefonlarına cevap vermediğini sorduğunda katılanın "senin gibi babanın Allah belasını versin" demesi üzerine sanığın tokat atmak suretiyle katılanı yaraladığı, o sırada çevreden vatandaşların müdahale ederek katılanı sanıktan uzaklatırdıkları, katılanın kuzeni olan temyiz dışı mağdur ...'ı arayarak yardım istemesi üzerine ...'ın olay yerine geldiği, bunun üzerine sanık ile temyiz dışı mağdur arasında kavga çıktığı ve birbirleri yaraladıkları, İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporunda Melisa Merve'nin vücudunda tıbben yaralanma olarak değerlendirilebilecek harici lezyon bulunmadığı; mağdur ... ve sanığın nazal kemiklerinde kırık oluştuğu, kırığın hayati fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkilediğinin bildirildiği, sanığın savunmasında kızı olan katılanın "Allah belanı versin" demesi sebebiyle eliyle yanağına dokunup ittirdiği, ...'ın vurması üzerine ...'a vurduğu yönündeki ikrarı da gözönünde tutulduğunda sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçlarını işlediğinin sabit olduğu kanaatine ulaşılmış, bu nedenle ilk derece mahkemesince sanığın katılan ...'ye yönelik kasten yaralama suçundan verilen beraat kararının dosya kapsamındaki delillere uygun olmaması nedeniyle beraat kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, uygulanmayan lehe hükümler yönünden yeterli gerekçe gösterildiği anlaşıldığından katılan Bakanlık vekili ve sanığın anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz istemi yönünden;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Kurum lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2020/2097 Esas 2022/377 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan (2022 yılı) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10.250,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan ... Bakanlığına verilmesine,” cümlesinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!