1. Ceza Dairesi 2022/13341 E. , 2024/2631 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/416 E., 2022/1020 K.
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2019/164 Esas, 2022/32 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı olası kastla neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.05.2022 tarihli ve 2022/416 Esas, 2022/1020 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 18 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verilmiştir karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemi özetle; sanığın haksız tahrik hükümleri uygulanmadan en üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; doğrudan kastın unsurlarının oluşmadığına, temel cezanın teşdiden belirlenmesinin hatalı olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre artırım yapılırken hata yapılarak fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanın, kardeşi Uygar ve arkadaşı ... . ile birlikte düğün merasimine gittiği, alkol alan sanığın da aynı düğüne arkadaşı ... . ile birlikte gittiği, katılan ve sanığın kullandığı araçların düğün konvoyunda olmaları nedeniyle bir müddet ilerleyemedikleri, ... .'nin önlerinde duran katılanın kullandığı aracın çekilmesini talep ettiği, ancak konvoyun yolu tıkaması nedeniyle bu talebin reddedildiği, bunun üzerine sanığın olaya müdahil olduğu ve arbede yaşandığı, sanığın üzerinde taşıdığı çıkarıp bıçağı yere paralel olacak şekilde geriye doğru savurduğu, bu eylemiyle katılanı sağ orta kasık bölgesinden yaraladığı olayda, sanığın çıkan tartışma sonucunda iki araç arasında 1-2 metrelik alana sıkıştığı, sanığa yumruk darbeleri ile vurulduğu, sanığın başını öne doğru eğdiği, kafasını kaldırdığında elmacık kemiğine yumruk darbesi aldığı esnada eğilerek o anda üzerinde bulunan bıçağın kesik tarafı arkaya bakacak şekilde yere paralel olarak arkadan yarım daire çizecek şekilde arkasına doğru savurduğu, sanığın arkasındaki kişinin kim olduğunu bilmediği, eylemini kasten meydana getirdiği, ancak sanığın ulaşmak istediği netice dışında, eyleme bağlı olarak gerçekleşmesi muhtemel olan diğer tali neticeleri öngörmesine rağmen bilerek ve sonucu kabullenerek hareket ettiği, sanığın amacını elde etmek için "olursa olsun" diyerek göze almak ve kabullenmek suretiyle hareket ettiğinden olası kastla hareket ettiği kabul edilerek sanık hakkında Hukuki Süreç başlığının (1) numaralı bendindeki hüküm kurulmuştur.
2. Sanık savunması, katılan beyanı, tanıkların anlatımları, İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 27.07.2020 ve 07.04.2021 tarihli adli muayene raporları, sanığın yaralanmasına ilişkin Özel Kastamonu Anadolu Hastanesince düzenlenen 21.07.2018 tarihli ve Kastamonu Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 08.08.2018 tarihli adli muayene raporları, uzmanlık raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde Kastamonu Belediyesi'nde zabıta memuru olarak görev yapan sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile yanında arkadaşı olan tanık ... ile birlikte bir düğüne gittikleri, düğün merasiminden sonra sanığın aracıyla düğün konvoyundan ayrılarak gitmek istediği, ancak sanığın önünde konvoyun durarak ilerlemediği, tanık ...'un inerek, geçişi engelleyecek nitelikte olan katılanın aracına gidip yol istediği, katılan ve arkadaşlarının ...'un ikazını dikkate almamaları üzerine sanığın araçtan inerek katılanın aracının camını yumrukla tıklattığı, "çek de geçelim, a... k... arabasını" dediği, bunun üzerine katılan ve arkadaşlarının sanıkla tartışmaya başladıkları tartışmanın kavgaya dönüştüğü, katılanın, sanığı arkasından yumrukladığı sırada sanığın bıçak çıkararak arka tarafındaki katılana doğru, bakmadan savurduğu bıçakla sol inguinal bölgesinden ven ve kas kesilerine, hayati tehlike geçirmesine, bilahare sol orşiektomi yapılarak organlardan birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaraladığı olayda sanığın kavga halinde olduğu katılanın bulunduğu yeri bilerek savurduğu bıçağın katılanı yaralamasının muhtemel değil mutlak bir netice olduğu, sanığın mutlaka katılanı gözüyle görmüş olması gerekmediği, olayla ilgisi bulunmayan bir kişinin yaralanmasından farklı olarak kavganın içindeki katılanın yaralanmasında sanığın doğrudan kastla hareket ettiğinin kabul edilmesi ve birden fazla nitelikli hal ihlali ile suç işleyen sanık hakkında sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza belirlenmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanık hakkında Hukuki Süreç başlığının (2) numaralı bendindeki hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, somut olayda olası kastın kanuni unsurlarının oluşmadığının sanık savunması, katılan beyanı ve tanık anlatımları ile tespit edildiği, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği olayda sanığın cezasında haksız tahrik indirimi yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı, sanığın eylemi nedeniyle katılanın yaşamsal tehlike geçirecek ve organlardan birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı olayda birden fazla nitelikli hal ihlali ile suç işleyen sanık hakkında meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesine göre temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmasının dosya kapsamına uygun olduğu, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre yapılan iki kat artırımda hata yapılmadığı anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Eksik Ceza Tayini
Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre belirlenen "9 yıl 18 ay hapis cezası" üzerinde aynı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasında uyarınca (1/4) oranında indirim yapılırken "7 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası" yerine "6 yıl 22 ay 15 gün hapis cezasına" hükmedilmesi, bu hataya bağlı olarak 62 nci maddesinin birinci fıkrasına göre (1/6) oranında indirim yapılırken sonuç cezanın "6 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası" yerine "5 yıl 18 ay 22 gün hapis cezasına" hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.05.2022 tarihli ve 2022/416 Esas, 2022/1020 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca hükmün 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı bendinden "6 yıl 22 ay 15 gün" ibaresinin çıkarılıp yerine "7 yıl 10 ay 15 gün" ibaresinin eklenmesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin bendinden "5 yıl 18 ay 22 gün" ibaresinin çıkarılıp yerine " "6 yıl 6 ay 22 gün" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!