1. Ceza Dairesi 2022/13255 E. , 2024/2308 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/455 E., 2022/1795 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarih, 2018/11-38 Esas ve 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca ilk derece mahkemesince verilen "beraat" kararı, istinaf mercii tarafından "mahkumiyet" kararı verilerek hüküm türü değiştirildiğinden, kararın temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/633 Esas, 2021/792 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan; 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/455 Esas, 2022/1795 Karar sayılı kararı ile Katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusu üzerine İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak sanık hakkında kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; eksik inceleme ile karar verildiğine, lehe vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine, ilişkindir.
Sanık ...'ın temyiz istemi; atılı suçu işlemediğine, eksik incelemeyle yetersiz adli rapor ile karar verildiğine, ilk derece Mahkemesi kararının daha isabetli olduğuna, katılanın şikayetinden vazgeçtiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine, sabıkası olmadığı halde lehe olan seçenek yaptırımların uygulanmadığına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurun olay sonrası alınan adli raporları kapsamına göre, mağdur ...'un hayati tehlike geçirmeksizin, vücudundaki etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve diş kırığı oluşacak şekilde yaralandığının belirlendiği, sanığın savunma beyanında suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, sanığın soruşturma aşamasındaki ve yargılama aşamasındaki beyanlarının tutarlı ve çelişki içermediğinin anlaşıldığı, suçlamayı kabul etmeyen sanık savunma beyanını müşterek çocukları tanık ...'ın doğruladığı, mağdurun sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, suçlamayı kabul etmeyen sanık savunma beyanı aksine her türlü şüpheden uzak somut delil bulunamadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca suçun işlendiğinin sabit olmadığı anlaşılmakla sanığın beraatine karar verildiği, anlaşılmıştır.
2. Adli Tıp Kurumu İstanbul Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğünden aldırılan 09.12.2019 tarihli rapora göre; mağdurda diş kırığına neden olan yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, belirtilmiştir.
3. Sanık savunmaları, mağdur beyanları, Adli Tıp Kurumu İstanbul Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğünden aldırılan 09.12.2019 tarihli raporu, sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı dosya içerisinde bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde sanık ve mağdurun boşanma aşamasında oldukları ve ayrı yaşadıkları, olay günü sanığın, mağdurun ve çocuklarının yaşadığı eve çocukları görmek üzere geldiği, evde mağdura saldırarak mağdurun yüzüne yumruk attığı ve dişinin kırılmasına sebebiyet verdiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğünden aldırılan 09.12.2019 tarihli rapora göre mağdurun maruz kaldığı saldırı nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı anlaşılmış, atılı suçtan delil bulunmadığından bahisle sanığın beraatine karar veren yerel mahkeme kararı dosya kapsamına uygun bulunmamış, bu nedenle yerel mahkeme kararı kaldırılmış, sübut bulan eşe karşı basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde kasten yaralama suçundan sanığın takdiren alt sınırdan ceza tayin edilmek suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın yargılama sürecindeki davranışları lehine takdir edilerek cezasından 1/6 oranında indirim yapılmış, sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 51 ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, atılı suçun takibinin şikayete tabi olmadığı sanığın daha önce 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmiş olması, kişilik özellikleri itibariyle yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varılmaması nedeniyle yasal şartları oluşmadığından cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmediğine dair gerekçenin yasal, yerinde ve yeterli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından katılan Bakanlık vekili ve sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelen temyiz istemi yönünden;
Katılan Kurumun kendisini vekille temsil ettirdiği ve sanığın yargılama konusu suçtan mahkûmiyetine karar verildiği, buna rağmen katılan Kurum lehine vekâlet ücretine hükmolunmadığı anlaşılmakla, bu husus hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/455 Esas 2022/1795 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan ... ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan (2022 yılı) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10.250,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan ... ve Sosyal
Hizmetler Bakanlığına verilmesine,” cümlesinin eklenmesi, suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!