1. Ceza Dairesi 2022/12928 E. , 2024/2285 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
Suça sürüklenen çocuk ... müdafinin 1 haftalık yasal süre içinde gerekçeli temyiz dilekçesi vermesi gerektiğine ilişkin ihtaratlı tebligata rağmen yasal süresi geçtikten sonra gerekçeli temyiz dilekçesi ibraz ettiği, süre tutum dilekçesinde ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 294 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince hükmün hukukî yönüne ilişkin temyiz sebeplerini bildirmediği tespit edilmiştir.
Katılan ... vekilinin sanık ...'ya yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği anlaşılan katılanın sanık hakkında kurulan hükmü istinaf hak ve yetkisi bulunmaması nedeniyle istinaf isteminin sıfat yönünden reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının itiraz yasa yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, inceleme dışı bırakılmıştır.
Katılan vekilinin suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2018/320 Esas, 2021/310 Karar sayılı kararı ile,
a. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.01.2022 tarihli ve 2021/1469 Esas, 2022/103 Karar sayılı kararı ile sanık ... suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili, sanık ... suça sürüklenen çocuk müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile,
a. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine,
b. Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin temyiz istemi, suça sürüklenen çocuğun eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde suça sürüklenen çocuk ...'in katılan ... ve tanıklar Mustafa, Mete ve Cihan Abdullah ile birlikte konuşup sohbet ettikleri sırada suça sürüklenen çocuğun tanık Cihan Abdullah ile başladıkları tartışmanın kavgaya dönüştüğü, suça sürüklenen çocuğun ikamet ettiği evine gittiği, evden ağabeyi sanık ...'ı çağırdığı, sanığın dışarı çıktığı, bu sırada suça sürüklenen çocuğun hızla katılan ... ve tanıklar Mustafa, Mete ve Cihan Abdullah'ın bulunduğu yere doğru gittiği, ağabeyi sanığın da arkasından takip ettiği, suça sürüklenen çocuğun tanık Cihan Abdullah ile yumruk yumruğa kavga ettiği sırada kavga yerine sanığın geldiği, kavga yerinde bulunan kişilerin suça sürüklenen çocuk ile Cihan Abdullah'ı ayırdıkları, ancak bu sırada suça sürüklenen çocuk ... sanığın katılanı ellerinde bulunan bıçaklarla yaraladıkları anlaşılan olayda sanık ... suça sürüklenen çocuğun katılana yönelik kasten yaralama suçunu işledikleri ve buna göre uygulamalar yapıldığı tespit edilmiştir.
2. Sanık ... suça sürüklenen çocuk savunmaları, katılan beyanı, tanık anlatımları, olay yeri inceleme raporu, kollukça tutulan tutanaklar, Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 16.07.2019 tarihli adli muayene raporu, sanık ... suça sürüklenen çocuğun adli sicil ve nüfus kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak suça sürüklenen çocuğun tayin olunan cezasında artırım yapılarak yeniden hüküm kurulduğu, sanığın ise katılana yönelik ani gelişen bıçaklı eyleme iştirak iradesiyle katıldığına dair her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmadığı, katılana yönelik eyleminin yumruk atmaktan ibaret olduğu, suça sürüklenen çocuğun eylemini gördükten sonra devam etmeyip onu yatıştırmaya çalıştığının bizzat katılanın duruşmadaki beyanlarından anlaşıldığı, iştirak iradesi taşımayan sanığın yalnızca kendi eyleminden sorumlu olması gerektiği ve katılanın şikayetinden vazgeçtiği nazara alınarak sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemin vasıflandırılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, katılandan suça sürüklenen çocuğa yönelen haksız söz ve davranış bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Suça sürüklenen Çocuk Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin usulüne uygun ihtarat içeren gerekçeli kararın tebliğine rağmen yasal süresi içinde 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre hükmün hukukî yönüne ilişkin temyiz nedeni bildirmediği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz isteminin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Vekilinin Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.01.2022 tarihli ve 2021/1469 Esas, 2022/103 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!