1. Ceza Dairesi 2022/12843 E. , 2023/8027 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarih, 2018/11-38 Esas ve 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak istinaf mercii tarafından beraat kararı verilmesi suretiyle hüküm türü değiştirildiğinden kararın temyizi kabil olduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.10.2020 tarihli ve 2018/363 Esas, 2020/668 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve son bendleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 23.05.2022 tarihli ve 2021/839 Esas, 2022/1350 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; sanığın kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; delil değerlendirmesine, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde sanıkların asker eğlencesinde alkol aldıkları, Hasanağa Köyü içerisinden geçtikleri sırada gürültü yapma nedeniyle müştekilerin 16 FN 240 plakalı araç içerisinde bulunan şahısları uyardığı, aracın kaldırıma çıkarak durduğu, arkasından gri renkli Renault Megane marka araç içerisinde tanık ... ve Kaya ... lakaplı sanık ...'in geldiği, arkasından beyaz renkli ... marka aracın gelerek müştekileri darp ettiği, 29.05.2016 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağına göre Hasanağa Mah. Cumhuriyet Cad. No 40 sayılı yer önünde meydana gelen kavgaya çok sayıda kişinin dahil olduğu ve neticesinde katılan ...'in ele geçmeyen bıçak ile bıçaklandığı kabul edilerek sanık hakkında kasten yaralama suçundan uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporu, doktor raporları, tutanaklar, nüfus ve adli sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde sanıkların asker eğlencesinde alkol aldıkları, Hasanağa Köyü içerisinden geçtikleri sırada gürültü yapma meselesinden katılan ve müştekilerin 16 FN 240 plakalı araç içerisinde bulunan şahısları uyarması üzerine çıkan tartışmada katılan ...'in ele geçmeyen bıçak ile hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, çok sayıda kişinin kavgaya dahil olduğu, her ne kadar sanık hakkında atılı
suçu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, öncelikle katılanın kendisini bıçaklayanı görmediği, katılanın bıçaklandığının dinlenen tanıklarca da görülmediği, katılan sıcağı sıcağına alınan ilk beyanlarında olay esnasında karşısında Kaya ... lakaplı ... ...'un bulunduğunu, kendisini ... ...'un bıçaklamış olabileceğini belirttiği, daha sonraki aşamalarda ise tanık ...'dan duyduğu beyanları dillendirdiği, tanık ...'ın ise beyanlarının çelişkili olduğu, tanık ...'in soruşturma aşamasında alınan ifadesinde katılanın nasıl bıçaklandığını görmediğini, sanık ...'in katılanın yanından hızla ayrılırken elinde ne olduğunu bilmediği bir cisim olduğunu, katılanı sanığın bıçakladığından ... olduğunu beyan ettiği halde, kovuşturma aşamasında sanığın katılanın yanından elinde bir cisimle ayrıldığını, sanığın katılanı bıçıkladığından ... olmadığını beyan ettiği, katılanın sanık tarafından bıçaklandığına, sanığın elinde bıçak görüldüğüne dair başkaca bir delil bulunmadığı, ayrıca sanığın elinde bir cisimle uzuklaşmasının olay esnasında çok sayıda kişinin kavgaya dahil olduğu dikkate alındığında sanığın atılı suçu işlediği anlamına gelemeyeceği, tanık ...'in beyanlarında ... ...olarak bilinen ... isimli şahsın kendisine, kavga esnasında bıçak savurduğu şeklinde beyanda bulunduğunu ifade etmiş ise de, olaydan sonra tanık ...'nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde ve devam eden süreçlerdeki üç farklı ifadesinde ... ve kardeşinin ismini hiç bir şekilde vermediği, ...'ın bu beyanları sarfettiğinde yanında olduğunu söylediği tanıklar ... ve Haşım'ın tanık ...'nin bu yönden beyanlarını teyit etmedikleri, katılanın da ...'in kavgaya dahil olmadığını belirttiği, bu nedenle tanık ... nin ...'ın kendisine bıçak savurduğunu söylediği şeklindeki beyanlarına itibar edilmediği, tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı nitelikli kasten yaralama suçunu işlediğine dair mahkûmiyet için yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı değerlendirilerek sanık hakkında beraat hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, sanığın mahkumiyetine yeter derecede her türlü şüpheden uzak kesin deliller elde edilememiş olması karşısında sanığın beraatine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 23.05.2022 tarihli ve 2021/839 Esas, 2022/1350 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!