WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/12831 E.  ,  2023/3835 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Demirci Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2016 tarihli ve 2013/185 Esas, 2016/70 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verilmiştir.

2. Demirci Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2016 tarihli ve 2013/185 Esas, 2016/70 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin 15.09.2020 tarihli ve 2020/7239 Esas, 2020/10651 Karar sayılı kararı ile özetle sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, sanığın cezasında yaşamsal tehlikeye neden olan yaralama nedeniyle yapılan artırımda kanun maddesinin hatalı gösterilmesi ve hak yoksunluklarına ilişkin kanun maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Demirci Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2020/193 Esas, 2021/156 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın eyleminde meşru savunma koşullarının oluştuğuna, haksız tahrik indiriminin en üst sınırdan yapılması gerektiğine, vesaire ilişkindir.

2. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın suç işleme kastının yoğunluğu dikkate alındığında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmaması ve olayın anlatımına göre sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılanın olay günü teravih namazından sonra bir araya geldikleri, yanlarında arkadaşları tanık ... Y.'nin de bulunduğu, bir süre sonra tanığın tarafların yanından ayrıldığı, tanık henüz uzaklaşmamışken sanık ile katılan arasında başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, karşılıklı birbirlerine vurdukları, sanığın, katılanı olaydan sonra ele geçirilen meyve bıçağı ile karın bölgesinden bıçakladığı, sanığın eylemi sonucunda katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin İnönü Üniversitesi Dahili Bilimler Anabilim Dalınca düzenlenen 25.02.2015 tarihli raporuna göre transvers kolon orta kısmında 1 cm kesi oluşturan, ameliyat olmasına neden olan kesici ve delici alet yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu, sanığın yaralanmasına ilişkin Demirci Devlet Hastanesince düzenlenen 22.07.2013 tarihli rapora göre sol bacak dışında 10 cm lineer laserasyon, sağ üst kol iç yüzde ve sol el sırtında morluğa neden olan yaralanmalarının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu anlaşılmıştır.

2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin sanığın eyleminde meşru savunma koşullarının oluştuğuna, haksız tahrik indiriminin en üst sınırdan yapılması gerektiğine, vesaire, Cumhuriyet savcısının sanığın suç işleme kastının yoğunluğu dikkate alındığında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmamasının ve olayın anlatımına göre sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, katılandaki yaralanmanın niteliği, darbe sayısı, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kastının yoğunluğuna göre 5237 sayılı Kanun'un 61 ... maddesine göre belirlenen temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektiren bir durum olmadığı, meşru savunma müessesesinin uygulanması için saldırı teşkil eden ilk hareketin sanıktan kaynaklanmaması, saldırı ile savunma arasında orantılılık bulunması gibi kriterlerin aranacağı, somut olayda ise ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususundaki şüphenin sanık lehine yorumlanmasıyla sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği bu nedenle meşru savunma koşullarının oluşmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/238 Esas ve 2002/367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren uygulamalarına göre haksız tahrik indiriminin asgari oranda yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle ve sair yönünden hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Demirci Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2020/193 Esas, 2021/156 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.