WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/12670 E.  ,  2024/2868 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2328 E., 2022/67 K.
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama ve bu suça yardım
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması, kısmi bozma

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/104 Esas, 2021/355 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a ve d) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 19 ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2021/2328 Esas, 2022/67 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
b. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralamaya yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a ve d) bentleri, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanıklar ... ve ...’un kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine, eksik incelemeye, sanıklar ... ve ... hakkında eksik ceza tayin edildiğine, ilk haksız eylemin sanıklar ... ve ... tarafından gerçekleştirildiğine,

2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; ilk haksız hareketin katılan sanık ...’den kaynaklandığına, takdîri indirim, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanık ...’in nitelikli yaralama suçuna yardım etmediğine ve sopayla katılana vurmak eylemiyle sınırlı olarak cezalandırılması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıkların kardeş oldukları, olay günü kendi köylerine ait arazide hayvan otlattıkları, katılanın da başka bir köyden olup sanıklarla aynı yerde hayvan otlattığı, sanıkların katılanın kendi arazilerinde hayvan otlatmasından rahatsız oldukları, sanık ... ile katılan arasında bu nedenle ilk haksız eylemin

kim tarafından gerçekleştirildiği belirlenmeyen şekilde tartışma çıktığı, olayın başlangıcında daha uzak mesafede bulunan sanık ...’un tartışmayı fark ederek elindeki av tüfeğiyle katılan ve sanık ...’e doğru koştuğu, 2-3 metre mesafeden katılanın sol bacağına bir el ateş ettiği, katılanın hayati tehlike geçirecek, sol dizde meydana gelen kemik kırıklarının hayatî fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkileyecek ve sol peroneal sinir hasarının duyularından yada organlarından birinin sürekli zayıflamasına yol açacak şekilde yaraladığı, katılanın sanık ...’un sol omzuna bıçakla vurarak basit tıbbî müdahale ile giderilir şekilde yaraladığı, sanık ...’in de katılanın omzuna sopa ile vurduğu, bunun üzerine katılanın sanık ...’un karnına bıçakla vurarak basit tıbbî müdahale ile giderilir şekilde yaraladığı, akabinde sanıkların birlikte olay yerinden ayrıldıkları olayda, sanıklar ile katılan arasında husumet bulunmadığı, sanık ...’un öldürmeye elverişli tüfek ile katılanın hayatî nahiyelerine yakın mesafeden ateş ederek ölümle sonuçlanacak neticeyi alması için engel hiçbir neden olmadığı halde, katılanın ayağına doğru hedef alarak ateş ettiği ve katılanı yaraladıktan sonra kardeşi ile birlikte mukavemeti kırılmış katılan üzerinde tüfekle yeniden ateş ederek ya da taş veya sopayla öldürücü nahiyelere vurmalarına engel bir neden olmadığı halde, bu yönde bir eylemlerinin olmadığı, bu haliyle sanıkların eylemlerine bağlı ortaya çıkan kastlarının yaralamaya yönelik olduğu, eylem üzerinde ortak hakimiyet kurarak fikir ve eylem birliği içerisinde davrandıkları kabul edilmiştir.

2. Sanıkların savunması, katılanın beyanları, katılan hakkında Burdur Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 12.06.2018 ve 25.03.2019 tarihli raporlar, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları, yazı cevapları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş ancak sanık ...’in eylem üzerinde sanık ... ile birlikte hakimiyet kurma olgusunun bulunduğuna dair yeterli somut delil bulunmadığı ancak sanık ...’in sanık ...’un elinde bulunan tüfekle katılanın üzerine ateş etmek amaçlı geldiğini görmesine rağmen sözlü yada fiili olarak ona engel olmaması, olaydan sonra sanık ... ile birlikte katılanı açık arazide bırakarak olay mahallinden ayrılması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanık ...’in eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi kapsamında yardım eden olarak kabul edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi sebebiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada eksik inceleme bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın suçta kullandığı aletin elverişliliğine rağmen hedef aldığı vücut bölgesi, katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliği, sanığın eylemini kendiliğinden sonlandırmış olması birlikte değerlendirildiğinde sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğunun kabulü ile suç vasfının kasten yaralama olarak nitelendirilmesinde bir

isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında belirlenen ceza miktarının sanığın eylemiyle ve bu eylemin neticesinde meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığıyla orantılı olduğu, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı tespit edilemediğinden sanık lehine asgari düzeyde haksız tahrik indirimi yapılmasının isabetli olduğu, takdîri indirim hükümlerinin uygulanması mahkeme takdîrinde olup dosya kapsamı ile uyumlu şekilde yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek uygulanmadığı, sanık hakkında hükmolunan ceza miktarı gözetildiğinde sanık lehine erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasında kanunî imkansızlık bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada eksik inceleme bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın katılanın omzuna sopayla bir kez vurmaktan ibaret eyleminde ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğunun kabulü ile suç vasfının kasten yaralama olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı tespit edilemediğinden sanık lehine asgarî düzeyde haksız tahrik indirimi yapılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Dosya içeriğine göre; sanık ...'in katılan ... ile sözlü olarak tartıştıkları sırada olayın başlangıcında daha uzak mesafede bulunan sanık ...’un tartışmayı fark ederek kendiliğinden elindeki av tüfeğiyle katılan ve sanık ...’e doğru koştuğu, 2-3 metre mesafeden katılanın sol bacağına bir el ateş ettiği ve katılanı neticesi sebebiyle ağır yaraladığı olayda, sanık ...'un sanık ...'ten bağımsız olarak ani gelişen kastla eylemini gerçekleştirdiği, sanıklar arasında fikir ve eylem birliğinin gerçekleşmediği, iştirak halinde hareket ettiklerine ilişkin yeterli kesin delil bulunmadığı ancak katılana basit etkili eylemde bulunduğu anlaşılan sanık ...'in bu eylemiyle sınırlı olarak 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2021/2328 Esas, 2022/67 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden;
Sanık hakkında gerekçe bölümünde (B-2) numaralı bentte açıklandığı üzere iştirakin derecesinde hataya düşülmesi nedeniyle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye

Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2021/2328 Esas, 2022/67 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2024 tarihinde karar verildi.