1. Ceza Dairesi 2022/12509 E. , 2024/2351 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/200 Esas, 2022/53 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci
fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/1837 Esas, 2022/2703 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ile müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla sanık hakkında mağdura karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 54 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil olmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, şikayetten vazgeçme nedeniyle cezasında indirim uygulanması gerektiğine, ikinci kez mükerrirlik şartlarının oluşmadığına, lehe hükümlere, ceza miktarına, uzlaşmaya, adli para cezasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ... ile mağdur ...'in komşu oldukları suç tarihinde karşılıklı tehdit ve hakaret suçlamaları ile ilgili olarak şikâyetçi oldukları ancak delil yetersizliği nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu soruşturma kapsamında sanık ...'im beyanında mağdur ...'in kendisinin ikametinin önüne gelerek ‘seni yaşatmayacağım, seni öldürürüm, mezara gömeceğim’ şeklinde tehdit ettikten sonra tekrar ekmek bıçağı alarak ikametinin önüne gelip ‘seni öldüreceğim ananı sinkaf edeceğim’ şeklinde tehdit ettiğini belirttiği, mağdur ...'in ise suçlamaları reddederek sanık ...'in kendisini tehdit ettiğini beyan ettiği, bu bahse konu olay sonrasında tekrar ikamet ettikleri sokakta karşılaştıkları bu husumetten mütevellit sanık ...'in mağdur ...'in göğüs kısmına gelecek şekilde 2 defa bıçakla vurmak suretiyle onu basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı ve olay yerinden uzaklaştığı, bıçağın kesici kısmının 22 cm sap kısmının ise 16 cm olduğu, bu bilgiler ışığında sanık ...'in eyleminin kasten adam öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilmesi gerektiği çünkü sanık ...’in isabet aldığı vücut nahiyesinin mağdur ...'in ölümüne yol açabilecek göğüs bölgesi olduğu ve sanık ...’in bu bölgeye 2 kez öldürmeye elverişli araç olan bıçakla vurduğu, sanık ...’in işlemeye kastettiği kasten adam öldürme suçunu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başladığı ancak bu sırada mağdur ...'in elinde oluşan kesiden ve beyanından anlaşılacağı üzere sanık ...'i engellemeye çalışması, mağdur ...’in eşi olan tanık Aysel’in de elindeki çöp kovasını sanık
Bülent'e fırlatması sonucu eylemini tamamlayamadan sonlandırıp olay yerinden uzaklaştığı, sanık ...'in mağdur ...'e karşı kasten adam öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği kabul edilmiştir.
2. Sanık savunması, mağdurun beyanları, tanıkların anlatımları, İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 08.09.2021 tarihli adlî muayene raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... ile mağdur ...'in aynı mahallede oturdukları ve komşu olmaları nedeniyle birbirlerini tanıyor oldukları, olay tarihinden önce Halil isimli kişinin sanığa mağduru dağda başka bir bayanla gördüğünü söylediği, sanığın da bu durumu mağdurun eşine söylediği, mağdur ile eşinin aralarının bozulduğu, olay günü saat 19.00 sıralarında mağdurun sanığa hitaben "sen beni bir bayanla dağda gördüğünü eşime söylemişsin" dediği, sanığın "ben söylemedim" diye cevap verdiği, bu nedenle aralarında kavga çıktığı, bu kavganın karakola intikal ettiği ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, sanık ve mağdurun beyanları alındıktan sonra karakol dönüşünde yeniden karşılaştıkları, aralarında tartışma çıktığı, mağdurun sanığa küfür ettiği, sanığın bu kez komşusu olan Dilek'in evinden aldığı bıçakla mağduru sol göğüs bölgesinden iki kez hayati tehlike geçirmeyecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı ve eylemin kasten yaralama suçu kapsamında kaldığı kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın ciddi bir engel neden olmadan eyleme kendiliğinden son vermesi ve mağdurdaki bıçak yarasının niteliği birlikte değerlendirildiğinde sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, kastının yaralamaya yönelik olduğu bu nedenle eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması mahkeme takdirinde olup dosya kapsamı ile uyumlu şekilde yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek uygulanmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın eylemi ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği, sanık hakkında ikinci kez mükerrirliğin uygulanmasına ilişkin şartların oluştuğu, sanığın üzerine atılı suçun uzlaşma kapsamında kalmadığı ve sonuç ceza miktarı gözetildiğinde adli para cezası dahil diğer lehe hükümlerin uygulanma koşullarının oluşmadığı, sanığın üzerine atılı suçun şikayete tabi olmadığı anlaşıldığından, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamış ve sanık ile müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/1837 Esas, 2022/2703 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz
incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!