WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Temmuz 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/12349 E.  ,  2023/2735 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Silahla tehdit suçu yönünden; 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu tarihten sonra verilen kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğu, anılan suç hakkında atılı suçtan 14.04.2022 tarihinde karar verildiği ve dava dosyasının, sanık yönünden daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8 ... maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı ve inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272 nci maddesi ve devamı uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, tespit edilmiştir.

Kasten yaralama suçu yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği

temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2016 tarihli ve 2015/117 Esas, 2016/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

B. Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2016 tarihli ve 2015/117 Esas, 2016/12 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 11.06.2020 tarihli ve 2020/4668 Esas, 2020/6559 Karar sayılı kararı ile "Sanık hakkında tehdit suçundan açılan kamu davası ile ilgili hüküm kurulmamış ise de bu hususta zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Katılanda oluşan yaralanmalara ilişkin Çorlu İlçe Devlet Hastanesinin 19/01/2015 ve 22/01/2015 tarihli raporlarının hükme esas alınacak ölçüde yeterli olmaması ve her türlü tereddütlerin giderilmesi bakımından, mağdurun tedavi evrakları, geçici ve kesin raporları ile birlikte en yakın Adlî Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne gönderilerek 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen tüm ölçütlere göre rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanık hakkında tekerrüre esas alınan TCK’nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, TCK'nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın adlî sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan hükümde uzlaştırma işlemi uygulanıp uygulanmadığı veya sanığın tekerrüre esas başkaca sabıka kaydı olup olmadığı da araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 - K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2020/313 Esas, 2022/202 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 cni maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.11.2022 tarihli tebliğnamesinde sanığın eylemlerinden 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi uyarınca tek mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği görüşü belirtilmektedir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, sübuta ve vesaireye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü katılanın işten çıkıp arkadaşlarıyla birlikte işyerinin personel evine gittikleri, anahtarın kapıyı açmadığı, katılanın durumu işyeri sahibine bildirdikten sonra anahtarı denemek için ikamete çıktığı sırada sanığın, katılanı apartmanda istemediğini beyan ettiği, sonrasında, apartmandan taşınmasını istediği katılanı bel kısmından bıçakladığı, bıçaklama eyleminin akabinde elinde bıçak olduğu halde "bir daha buraya giremezsiniz, girerseniz sizi doğrarım" şeklinde ölümle tehdit ettiği belirlenmiştir.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı inkar etmiştir.

3. ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün, 02.03.2021 tarihli raporuna göre; katılanın, sol lomber torakal bölgede yaklaşık 1,5 cm kesi, sol renal perikapsüler arka planda hematom mevcut olduğu, yaralanmanın, yaşamsal tehlikeye neden olup basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, duyulardan ve organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olmadığı tespit edilmiştir.

4. Katılan anlatımları, tanık beyanı, adlî muayene raporları, kollukça tutulan tutanaklar, sanığa ait nüfus ve adlî sicil kaydı dosyada mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanığın bıçaklama eyleminden sonra tehdit eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması ve eylemin bütün halinde katılanın apartmandan taşınmaması halinde onu öldüreceğine dair tehdit kastıyla yapılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'nun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanık hakkında gerçek içtima hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden kasten yaralama suçundan kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma içeren görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Sanığın, Sübuta Vesaireye Yönelen Temyiz Nedeni Yönünden
1. Katılanın aşamalarda birbiri ile çelişmeyen ve istikrarlı beyanları, katılana ait adlî rapor, olay yeri inceleme raporu, dosya içerisindeki mevcut bilgi ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, Mahkemece yapılan uygulamada hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'nın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

C. Düzeltme Yönünden
1. Sanığın kasten yaralama eylemini tehdit amacıyla gerçekleştirdiği gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ile uygulama yapılmaması,

2. Sanık hakkında kazanılmış hak hükümlerinin uygulama maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası yerine, 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasının gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, anılan hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

V. KARAR
A. Silahla Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 272 nci ve devamı maddeleri uyarınca temyiz isteminin istinaf talebi olarak kabul edilerek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Ceza Dairesi tarafından inceleme yapılmak üzere dava dosyasının oy birliği ile İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2020/313 Esas, 2022/202 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (A-1) numaralı paragrafında "eylemine uyan TCK'nın" ifadesinden sonra "106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası

delaletiyle" ibaresinin eklenmesi, yine hüküm fıkrasının (A-6) numaralı paragrafından "1412 sayılı CMUK'UN 326/2" ifadesinin çıkartılarak yerine "1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326 ncı maddesinin son fıkrası" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.05.2023 tarihinde karar verildi.