1. Ceza Dairesi 2022/11965 E. , 2024/4001 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2206 E., 2020/1332 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2019 tarihli ve 2017/422 Esas, 2019/362 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-(e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2206 Esas, 2020/1332 Karar sayılı karar ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan kurum vekilinin temyiz istemi özetle; eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğine, sanık ... tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediğine, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık ile mağdurun evli oldukları, olay günü mağdurun eşinin kendisini aldattığından şüphelenerek aldığı ikinci telefonu sanığın fark etmesi üzerine çıkan tartışmada sanığın, eline aldığı bıçakla mağduru "Seni keserim, delik deşik ederim" diyerek tehdit ettiği ve darp ettiği, sonrasında mağduru çocuk odasının penceresinden aşağı attığı iddia edilen olayda,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya kapsamında eksik inceleme ve araştırmanın söz konusu olmadığı, tanık ve sanık beyanları arasında çelişki bulunmadığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, ileri sürülen temyiz nedenlerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2206 Esas, 2020/1332 Karar sayılı kararında katılan kurum vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Mağdur Kezban Kaçar'ın 09.09.2018 tarihli keşif sırasında verdiği "Olay günü hatırladığım kadarıyla saat 23:30 - 00:00 sıralarında eşimle aramızda, arkadaşımın (ismini vermek istemedi), eşimin beni başka bir kadınla aldattığını söylemesi üzerine, eşimi kontrol etmek için arkadaşımdan aldığım ve içerisine hat taktığım telefondan dolayı tartışma çıktı, tartışma sırasında 2,5 yaşındaki oğlumuz da yanımızdaydı, tartışma sırasında eşim evin dış kapısını kilitledi, evin mutfağından bıçak alıp yanıma gelerek beni "bugün bu iş bitecek ya sen öleceksin ya da ben öleceğim, bu evden ya senin ölün çıkacak yada benim ölüm çıkacak" şeklinde sözler söyleyerek tehdit etmeye başladı, eşim 12 yıllık evliliğimiz boyunca, ilk 2 yıl dışında sürekli olarak beni darp edip tehditlerde bulunuyordu, ancak öncesindeki eylemleriyle ilgili olarak kendisiyle ilgili herhangi bir şikayette bulunmadım, eşim beni tehdit ettiği sırada dışarı çıkmamam için bulunduğumuz odanın kapısını da kilitlemişti, elinde bıçak olduğu halde az önce ifade ettiğim sözleri bana sarf ettikten sonra bıçak bulunmayan eliyle benim yüzüme, kafama, enseme ve vücudumun çeşitli yerlerine vurmak suretiyle beni darp etmeye başladı, almış olduğum darbelerin etkisiyle kendimden geçtim, gözümü açtığımda ise hastanedeydim. Olayın meydana geldiği tarihte odada doğalgaz sobası yanıyordu, çocuğum küçük olduğu için hatırladığım kadarıyla odanın camı da kapalıydı, eşim beni darp ettiği sırada bizimle aynı apartmanda bulunan akrabalarımız evimizin dış kapısına geldiler, ancak eşim "benim evime karışmayın" diyerek görümcem ve eşini içeriye almadı, ben nasıl düştüğüm konusunda herhangi bir şey hatırlamıyorum, bu konuda psikolojik destek te alıyorum ancak nasıl düştüğümü yinede hatırlamıyorum, | senedir bu hastanede tedavi görmekteyim, her ne kadar evliliğimiz devam ediyor ise de eşimle görüşmüyoruz, sadece müşterek çocuğumuzla ilgili konularda kendisiyle konuşuyorum. Ben pencereden atlayıp atlamadığımı, eşimin beni iteleyip itelemediğini hatırlamıyorum, nasıl düştüğümü bilmiyorum, ne atladım veya düştüm diyebilirim ne de eşimin beni attığını söyleyebilirim, pencereyi kimin açtığını da hatırlamıyorum, ben pencereden düştüğümü dahi hatırlamıyorum, belirttiğim gibi eşim beni darp ederken kendimden geçmiştim, gözümü hastanede açtım"şeklindeki beyanı,
Mağdurenin hastanede iken polislere verdiği ifadesinde yattığı odadan kendisini çağıran sanığın elinde bıçak olduğu halde gelerek "seni keserim, seni delik deşik ederim, bu akşam bitecek ya sen öleceksin ya ben" dediğini, kendisini aldattığı için ona ait kontrol için yanına aldığı telefonu duvara vurup ekranını kırdığını, içerisindeki hattı da kırdığını bu sırada kapıyı çalan görümcelerine eşinin kapıyı açmayıp küfür ederek gönderdiğini, aldatma konusunda tartıştıklarını kendisini darp ettiğini, gözünü açtığında hastanede olduğunu ifade etmesi,
Dosyadaki adli raporlara göre mağdurun hafızasının kaybedecek şekilde bir yaralama olmaması ve mağdurun tüm beyanlarında olay öncesi sanık ile arasında geçen tüm hadiseleri sanığın kendisine "bugün bu iş bitecek ya sen öleceksin ya da ben öleceğim, bu evden ya senin ölün çıkacak yada benim ölüm çıkacak" şeklinde sözler söylediğini hatırlayacak kadar beyanlarda bulunmasına karşılık olay gecesi pencereler kapalı olduğu halde sanığın kendisini bu pencereden aşağıya atıp atmadığını, kendisinin pencereden aşağıya atlayıp atlamadığını hatırlayabilecek durumda olduğu halde, ayrıca kendisinin atlamış olması halinde kocasını suçlamayıp bu pencereden kendi isteği ile atladığını ifade edebilecekken bu hususta kendisine sorulan sorulara rağmen" pencereden atlayıp atlamadığımı, eşimin beni iteleyip itelemediğini hatırlamıyorum, nasıl düştüğümü bilmiyorum, ne atladım veya düştüm diyebilirim ne de eşimin beni attığını söyleyebilirim, pencereyi kimin açtığını da hatırlamıyorum, ben pencereden düştüğümü dahi hatırlamıyorum" şeklinde cevap vermesi ve adli raporlarındaki yaralama bulgularının düşmeye bağlı olmasına karşılık yine kendisine sorulan soruya "eşim beni darp ederken kendimden geçmiştim" şeklinde cevap vermesi, mağdurun intihara eğimli bir yapıda olduğuna ilişkin dosyada hiçbir bilginin bulunmaması, her şeyden önemlisi eşinin kendisini darp etmesi sonucunda kendinden geçmişse kapalı pencereyi açamaması ve olduğu yerde yığılıp kalması ve pencereden hiçbir şekilde atlayıp düşmemesi gerektiği halde tam tersine 4. kattaki pencereden 10 metre kadar aşağıya düşmüş olmasında mağdurun kendisini tehdit eden ve kocası olan sanığı korumak maksadı ile ayrıca çocuklarını da düşünerek veya aile efradının telkinleri altında gerçeği söyleyemediğinin kabulü gerektiği,
Dolayısıyla tüm dosya kapsamından; Sanık ile katılan ...'ın resmi nikahlı evli oldukları, katılanın eşinin kendisini başkası ile aldattığından şüpheye düştüğü, bunu tespit etmek amacıyla 2.bir cep telefonu temin ettiği, olay tarihinde Keziban'ın ayrı yatakta yattığı, sanığın ise 2,5 yaşındaki çocuğu ile yer yatağında yattığı, sonrasında eşinin yanına yer yatağına gelmesini istediği ve ardından aralarında müştekinin eşinin kendisini aldattığını düşünerek bunu tespit etmek amacıyla temin ettiği cep telefonunu fark eden sanık ile müşteki arasında tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanığın mutfaktaki ağaç saplı bıçağı temin ederek müştekiyi seni keserim, öldürürüm, seni delik deşik ederim diyerek ölümle tehdit ettiği, ayrıca tehdit ettikten sonra darp ettiği, sonrasında ondan kurtulmaya çalışan müştekinin kaçtığı, sanığın eylemine devam ederek müştekiyi pencereden aşağı attığı ve sonuçta müştekinin hayati tehlike geçirecek ve hayati fonksiyonları ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte vücutta kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaraladığı, müştekinin yüksek kattan aşağı atılması ve yaralanmasının niteliğine göre eylemin bir bütün halinde eşi kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, sanığın TCK'nun 82/1.d, 35 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği görüşündeyiz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!