1. Ceza Dairesi 2022/11846 E. , 2024/4477 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/243 E., 2021/191 K.
SUÇ : Kasten yaralama sonucu ölüme neden olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 06.07.2020 tarihli ve 2020/992 Esas 2020/1639 Karar sayılı kararı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının usulen dava ve duruşmalara katılması gerektiğinin gözetilmemesine ilişkin bozma ilâmı üzerine verdiği, 18.03.2021 tarihli ve 2020/243 Esas, 2021/191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden
olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1,3-a-e, 87/4-2. cümle, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; vekâlet ücreti tayin edilmesine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanmasına, haksız tahrik indiriminin üst hadden yapılmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanık ... tanık beyanları değerlendirildiğinde, maktulün eşi olan sanığa ve çocukları olan tanıklara sürekli şiddet içeren eylemlerde bulunduğu, darp ettiği, çoğu zaman eve alkollü olarak geldiği, sırf çocuklarını dövmek için özel olarak fındık çubuğundan bir sopa yaptığı ve onunla çocuklarını dövdüğü, olay tarihinde de tanık Tuğba'nın kolunun rahatsızlığı nedeniyle doktora gitmek istediği, sanığın eczaneye borçları olduğu gerekçesiyle onu göndermek istemediği, Tuğba'nın durumu maktul babasına söylemesi üzerine eve alkollü olarak gelen maktulün önce Tuğba'yı daha sonra sırasıyla ... ve ...'i özel olarak hazırladığı bu çubukla dövdüğü, sanığın bu duruma itiraz etmesi üzerine aksi kanıtlanamayan savunmasına göre; "Sen bana karışamazsın bunlar benim çocuklarım!" diyerek tepki gösterdiği, sanığa tekmeyle vurduğu yine mutfakta bulunan yemek masasını da devirdiği, "Konuşalım!" diyerek maktulü mutfağa götüren sanığı iteklediği, sanığın bu iteklemenin etkisiyle musluğa çarptığı ve bu sırada orada bulunan bıçağı maktule doğru sallayarak ölüm ile sonuçlanan yaralanmaya neden olduğu anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdîri indirimin Mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından sanık müdafii, katılan ... vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Katılan ... lehine Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2020/243 Esas, 2021/191 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının ilgili bölümüne, “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesine göre 8.200 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak kendisini vekille temsil ettiren Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!