1. Ceza Dairesi 2022/11840 E. , 2024/2349 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, istinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, katılan ... vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması, temyiz başvurusunun reddi
Katılan ... vekili temyiz talepli dilekçesi ile diğer sanık ... bakımından da cezalandırılması talebinde bulunsa da sanık ... hakkında katılana karşı bir dava açılmadığı anlaşılmakla temyiz incelemesi katılan yönünden sanıklar ... ve ... ile sınırlı tutulmuştur.
Sanık ... hakkında katılan ...'a; sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin kesin nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında katılan ...'a karşı işlenen suç nedeniyle verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve
yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2018 tarihli ve 2017/33 Esas, 2018/302 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.02.2021 tarihli ve 2019/463 Esas, 2021/431 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilleri ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla;
a. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ve devamındaki cezasızlık hallerinin tartışılması gerektiğine, meşru savunmaya, haksız tahrike, seçenek yaptırıma ilişkindir.
2. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri, eylemin kasten öldürmeye teşebbüs suçu olduğundan bahisle vasfa, eksik incelemeye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay yeri mekanda inceleme dışı Oğuz, Göktuğ, Çağlayan Serdar ve ayrı grup olarak sanık ..., inceleme dışı Alp, Baran bulunduğu, Alp isimli şahsın diğer gruptaki Didem isimli şahsı tanıması nedeni ile yanına gidip konuştuğu sırada tanık Didem'in yanında diğer gruptan olan ve alkolün etkisinde bulunan Oğuz ile Alp arasında çıkan tartışma sonrasında çıkan kavgada sanık ...'ın katılan ...'u bıçakla basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaraladığı kabul edilmiştir.
2. Sanık savunması, katılanın beyanları, tanıkların anlatımları, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 05.07.2017 tarihli adlî muayene raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan incelemede, olayın gelişimi aynı kabul edilmekle birlikte, sanık hakkında suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, suçun işlendiği yer ve zaman, olayın ani gelişmesi ile sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve koşulları oluşmadığı halde aynı Kanun'un 29 uncu maddesinin uygulanması nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararı isabetsiz olduğundan, sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
2. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
3. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık ile katılan arasında öldürmeyi gerektirir husumet olmaması, sanığın, ani gelişen kavga ortamında özellikle katılanın hayati organlarının bulunduğu bölgeyi hedef alarak vurduğuna dair delil bulunmaması, ciddi bir engel olmamasına rağmen kendiliğinden eylemine son vermesi dikkate alındığında, sanığın öldürme kastını açığa çıkaran kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, katılandan kaynaklanan haksız bir hareketin bulunmaması nedeniyle sanık lehine 5237 Kanun'u 24 üncü maddesi ile meşru savunma ve haksız tahrik hükümleri ile diğer cezasızlık nedenlerinin uygulanamayacağı, hükmolunan sonuç ceza miktarı gözetildiğinde seçenek yaptırımların uygulanma imkanının bulunmadığı anlaşıldığından, katılan ... vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
1. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm ile sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (1) ve (2) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.02.2021 tarihli ve 2019/463 Esas, 2021/431 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılan ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!