1. Ceza Dairesi 2022/11509 E. , 2024/2345 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1565 E., 2021/2055 K.
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2018/352 Esas, 2020/21 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci
maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 ve 63 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2020/1565 Esas, 2021/2055 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın yaralama kastı bulunmadığı, meşru savunmaya, haksız tahrike ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. 09.04.2016 günü saat 00.20 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki araç ile seyir halindeyken Udem isimli şantiyenin demir kapısına çarparak kapıyı kırdığı, şantiyenin içerisine girdiği, önündeki ağaçların üzerinden geçerek aracı yarım metre yükseklikten boş toprak alana düşürdüğü, aracın içerisinde sanık ... dışında sanığın nişanlısı olan inceleme dışı katılan ... ve kuzenleri katılanlar ... ve ...'in de bulunduğu, kazanın sonrasında şantiyede güvenlik görevlisi olarak çalışan inceleme dışı katılan sanık ...'ın olay yerine gelerek yardım etmeye çalıştığı, bu sırada sanık ... ile inceleme dışı diğer katılanların araçtan indikleri, sanık ...'nin tekrar araca binerek uzaklaşmaya çalıştığı sırada ...'ın ...'ye hitaben "kapıyı kırdın bırakıp gidemezsin" dediği, 155'i aradığı, sanık ...'nin "polisi neden aradın" diye sorduğu, yakınlarda ikamet eden ve kazayı duyan katılan sanık ..., inceleme dışı katılan sanıklar ..., ... ve ...'ın kaza yerine geldikleri, katılan ...'ın sanık ...'ye hitaben "uçak mı kullanıyorsun" diyerek yüzüne yumruk attığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, bıçağın da kullanıldığı kavga sırasında birden fazla kişinin yaralandığı, katılan sanıklar ..., ... ve ...'ın katılan sanık ...'yi basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladıkları, katılan sanık ...'nin de bıçakla katılan sanık ..., inceleme dışı ... ve ...'ı yaraladığı, katılan ...'ın yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte yaralandığı kabul edilmiştir.
2. Sanık savunması, katılanın ve inceleme dışı katılan sanıkların beyanları, tanıkların anlatımları, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 30.03.2018 tarihli adlî muayene raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık lehine meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın bıçakla katılanı göğüs orta hat sternum alt ucunda bir adet, göğüs sol dış alt kısımda bir adet, sol uyluk alt ön dış yüzde 1 adet, sol omuz arka hatta bir adet olmak üzere toplamda 4 adet bıçak darbesiyle yaralaması, göğüs bölgesindeki 2 adet bıçak darbesinin her birinin ayrı ayrı yaşamı tehlikeye sokacak nitelikte olması karşısında, suçta kullanılan araç, isabet yerleri ve sayısı, hedef alınan bölgeler, katılanda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı nazara alındığında, sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, katılanda meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan makul bir ceza ile cezalandırılması yerine suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanığın sevk ve idaresindeki araç ile kaza yaparak Udem isimli şantiyenin demir kapısına çarpmak suretiyle kapıyı kırdığı, kaza sonrasında şantiyede güvenlik görevlisi olarak çalışan ...'ın olay yerine gelerek yardım etmeye çalıştığı, bu sırada sanık ... ile yanındakilerin araçtan indikleri, sanık ...'nin tekrar araca binerek uzaklaşmaya çalıştığı sırada ...'ın ...'ye hitaben "kapıyı kırdın bırakıp gidemezsin" dediği, 155'i aradığı, sanık ...'nin "polisi neden aradın" diye sorduğu, yakınlarda ikamet eden ve kazayı duyan katılan ..., ..., ... ve ...'ın kaza yerine geldikleri, katılan ...'ın sanık ...'ye hitaben "uçak mı kullanıyorsun" diyerek yüzüne yumruk attığı ve tartışmanın kavgaya dönüştüğü olayda; ilk haksız hareketin Udem şantiyesi ile hiçbir ilgisi olmayan ...'dan geldiği, bu hususun ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanı ile de doğrulanmasına ve hükmün gerekçesinde de aynı kabulün bulunmasına rağmen, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde yer alan cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, aynı Kanun'un 29 uncu maddesi gereği sanığın cezasından asgari oranda indirim yapılması gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle haksız tahrik hükmünün uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz sebepleri suç vasfı ve haksız tahrik yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2020/1565 Esas, 2021/2055 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Silivri Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!