1. Ceza Dairesi 2022/10913 E. , 2023/7915 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan Kurum vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2017/284 Esas, 2019/286 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 02.12.2020 tarihli ve 2019/3670 Esas, 2020/2489 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Kurum vekilinin temyiz istemi; suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak belirlenmesi, temel cezanın teşdiden belirlenmesi ve takdiri indirim ile haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi;eksik incelemeye, suç kastının bulunmadığına, sanığın atılı suçu işlediği esnada işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamadığına, beraati gerektiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmediğine, lehe olan hükümlerin uygulanmamasına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın mağdurun oğlu olduğu, olay tarihinde aralarında sanığın mağdurdan para istemesi üzerine çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve sanığın 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz olmayan bıçakla babası olan mağduru karnından, sırtından ve vücudunun değişik yerlerinden 7-8 kez yaraladığı, mağdurun bu darbeler ile hayati tehlike geçirecek ve basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek şekilde yaralandığı, sanığın eylemine kendiliğinden son verdiği ve orada bulunan el arabasına babasını koyup hastaneye yetiştirdiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 23.10.2017 tarihli ve 2017/23122 sayılı; "...1) Kişinin vücudunda göğüs ön yüz sol tarafta (sol midaksiller hatta 6.İCA'da) tanımlanan kesici delici alet
yaralanması göğüse nafiz olup pnömotoraksa neden olduğundan; a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, b) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, 2) Sırtta sağ tarafta (vertebral kolon sağ paravertebral T7-T8 hizasında biri düşey diğeri ona sağdan sola doğru oblik ve 2 cm mesafede ikinci bir delici kesici alet yarası) olarak tanımlanan iki adet kesici delici alet yaralanmasından birinin veya her ikisininde ayr ayrı veya birlikte göğüse nafiz ve hemopnömotoraksa neden olabileceği, vücudun bu bölgesinde tanımlanan iki adet kesici delici alet yarası birbirine çok yakın oldup dosyada mevcut bilgilerle bu yaraların herbiri açısından tıbben ayrımın yapılamayacağı, sırtta paravertebral sağda tanımlanan her iki delici kesici alet yaralanmasının ayrı ayrı veya birlikte göğüse nafiz ve hemopnömotoraksa neden olduğundan, a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, b) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, 3) Vücudun diğer bölgelerinde tanımlanan tüm kesici delici alet yaralanmaları herhangi bir büyük damar veya iç organ yaralanmasına neden olmadığından; a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, b) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu..." görüşünü içeren raporu dava dosyasında mevcuttur.
3. Sanık savunması, mağdur beyanı, tanık anlatımları, olay yeri inceleme raporu ve olay yeri krokisi, uzmanlık raporu, görüntü kayıtları, sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğuna dair görüş içeren Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinin, 14.03.2018 tarihli ve 265 karar numaralı ve 4. İhtisas Kurulunun, 08.03.2019 tarihli ve 1293 karar numaralı raporları, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, sanığın nüfus kayıt örneği ve adli sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu belirlenmiş ve sanığın babasını hastaneye taşıma eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükümleri gereği neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırıldığı, ayrıca ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinden şüpheli kalan bu hal sanık lehine değerlendirilerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulandığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğuna dair görüş içeren raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, suçta kullanılan araç, darbe yerleri ve sayısı, hedef alınan bölgeler, katılanda birden fazla darbenin hayati tehlikeye neden olması birlikte değerlendirildiğinde sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu, ancak sanığın babası olan mağduru hastaneye taşıma eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükümleri gereği neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılmasında isabetsizlik bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek en üst hadden belirlendiği, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye
yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinden sanık lehine asgari oranda haksız tahrik indiriminin uygulanmasının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği ve sanık lehine uygulanabilecek başkaca lehe hükmün bulunmadığı anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 02.12.2020 tarihli ve 2019/3670 Esas, 2020/2489 Karar sayılı kararında katılan Kurum vekilince ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!