1. Ceza Dairesi 2022/10664 E. , 2023/5874 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2822 E., 2021/1727 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ( 5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2020 tarihli ve 2020/52 Esas, 2020/150 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2020/2822 Esas, 2021/1727 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının(aleyhe), sanığın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin uygulama alanının bulunmadığına, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur ile sanığın kız kardeşi olan tanık ......'nin yaklaşık iki yıldır sevgili oldukları, tanık .....'nin ailesinin bu durumu bildiği, sanığın da bu birliktelikten haberi olduğu, olay günü akşam saatlerinde tanık ...... ile mağdurun buluştukları, beraber cadde üzerinde yürüdükleri sırada sanığın mağdurun arkasından koşarak geldiği ve ele geçirilemeyen bıçak ile mağduru "sol scapula ınferiorde 1 adet, sol axıller hatta 1 adet, sağ lomber bölgede 1 adet" olmak üzere toplam 3 darbe ile yaralayıp koşarak olay yerinden uzaklaştığı, bu sırada mağdurun da motosiklete binerek kendi imkanları ile hastaneye gittiği, Adlî Tıp Kurumunun raporuna göre mağdurun yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu belirtilmiştir.
2. Sanık soruşturma aşamasında ve mahkeme huzurunda alınan beyanlarında özetle; mağdurun başka birisine karşı işlemiş olduğu cinsel istismar suçundan davası olduğunu, bu sebeple kız kardeşi ile görüşmesini istemediğini, olay günü mağdur ile kız kardeşini birlikte gördüğünü, mağdur ile aralarında tartışma çıktığını, kendisini korumak amaçlı bıçak çıkardığını, öldürme kastının olmadığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de olaydan hemen sonra yönlendirmeden uzak, sıcağı sıcağına alınan tanık .....,.'nin alınan beyanlarında olayı tüm ayrıntısıyla anlattığı, tanık beyanlarına göre sanığın aniden gelerek yaralama olayını gerçekleştirdiği, tanığın bu beyanlarını mağdurunda doğruladığı, bu haliyle sanık beyanlarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla beyanlarına itibar edilmediği belirtilmiştir.
3. Her ne kadar sanığın mağdura yönelik eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu iddia edilmiş ise de sanığın mağduru yaraladığı bıçağın ele geçirilemediği, sanığın, kız kardeşi ile mağdurun ilişkisi olmasından dolayı olay günü tanık ...... ile mağduru birlikte görmesi üzerine yaralama olayını gerçekleştirdiği, sanığın kardeşi tanık......'nin kolluk aşamasında olaydan hemen sonra sıcağı sıcağına alınan ayrıntılı ifadesinde birinin hızlıca gelip mağduru bıçakladığını ve hemen olay yerinden kaçmaya çalıştığını beyan ettiği, duruşma esnasında alınan mağdurun beyanlarından mağdurun yaralama sonucu yere düşmediği, birinin motorsikletine atlayıp kendi imkanları ile hastaneye gidebildiğinin anlaşıldığı, bu haliyle sanığın öldürme kastıyla hareket ettiğine dair dosyada mevcut herhangi bir somut delil olmadığı, sanığın yaralama eylemini gerçekleştirdikten sonra olay yerinden kaçmaya başladığı,
dinlenen tanık ve mağdur beyanlarında sanığın kasten öldürme eyleminin sonucunu gerçekleştirmeye yönelik herhangi bir ısrar ve çabasından bahsedilmediği, bu haliyle sanığın mağdura yönelik öldürme kastını ortaya koyan kesin delillerin elde edilemediği anlaşılmakla eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirtilmiştir.
4. Sanık savunması, mağdur beyanı, tanık anlatımı, mağdura ait adlî raporlar, sanığa ait nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin uygulama alanının bulunmadığına, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının hatalı olduğuna yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebebinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamış,
Ancak;
Sanığın birden gelerek tartışma olmadan mağdura arka tarafından saldırarak doğrudan yaşamsal bölgelerini hedef alarak "sol scapula ınferiorde 1 adet, sol axıller hatta 1 adet, sağ lomber bölgede 1 adet" olmak üzere toplam 3 bıçak darbesi vurduğu, buna bağlı sonucun gerçekleştiği düşüncesiyle eylemine devam etmeyerek olay yerinden koşarak kaçtığı, mağdurun birinin motorsikletine atlayıp kendi imkanları ile hastaneye giderek kurtulduğu, yaralanma nedeniyle hayati tehlike geçirdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası ve 35 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan cezalandırılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan suç vasfına ilişkin nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2020/2822 Esas, 2021/1727 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!