WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/10033 E.  ,  2023/5183 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2025 E., 2022/2252 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık müdafiilerinin temyiz istemleri yönünden; Sanık müdafiileri 05.07.2022 tarihli dilekçe ile süresinde temyiz isteminde bulunmuş iseler de sanığın 18.05.2023 tarihli dilekçesi ve beyanının alınması suretiyle ceza infaz kurumunca düzenlenen 31.05.2023 tarihli tutanak içeriğine göre temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği tespit edilmiştir.
Katılanlar vekilllerinin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında maktulü kasten öldürme suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2021/353 Esas, 2022/156 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktulü kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.06.2022 tarihli ve 2022/2025 Esas, 2022/2252 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca "vekalet ücreti yönünden" düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri; eksik inceleme yapıldığına, eylemin tasarlanarak işlendiğine, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın olay tarihinden yaklaşık bir yıl önce maktulün evinin ön tarafında bulunan köy yolunun kenarına yüzeyden görülmeyecek şekilde toprağın yaklaşık 25 cm altına su borusu gömdüğü, bu su borusu sayesinde sanığın bahçesinin ve evinin su ihtiyacının karşılandığı, maktulün olay tarihinden birkaç gün önce kendisinin kullandığı traktörle boruların bulunduğu zeminden geçerken traktörün pulluğunun borulara takılması sonucu, sanığın gömdüğü su borusunun kesildiği, bu nedenle sanığın evine ve bahçesine su gelmeyince sanık ile aynı ikamette yaşayan sanığın babası tanık S.B.'nin olay günü tanık C.A.'nın telefonundan sanığı arayarak suyun ... olduğunu söyleyip sanıktan su borusunu kontrol etmesini istediği, sanığın yapmış olduğu kontrolde maktulün evinin ön tarafında bulunan köy yolunun kenarına gömdüğü su borularının kırıldığını farkettiği, bunun üzerine sanığın olay yerinden ayrılıp kepçe yardımı ile toprağı kazarak su borusunu tamir etmek için tanıklar B.A. ve C.A. ile beraber aynı gün tekrardan su borusunun kesildiği yere gittiği, sanığın su borusunu bıçakla tamir etmeye çalıştığı sırada herhangi bir isim ya da kimseyi hedef almadan küfürler savurması üzerine, evinin önünde tanıklar K.Ş. ve S.A. ile birlikte oturmakta olan maktulün sanığın yanına gittiği, burada maktul ile sanık arasında karşılıklı küfürleşmelerin ve itişmelerin yaşandığı, bu esnada sanığın bıçağı maktule saplamak için hamle
yaptığı, ancak maktulun kendisini korumak amaçlı sanığın bıçağı taşıdığı sağ kolunu tutup ittirmesi üzerine sanığın, hakkında tanzim edilmiş olan 18.06.2021 tarihli Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporuna göre boynundan ve göğüs bölgesinden yaralandığı, taraflar arasında karşılıklı itişmeler esnasında sanığın bir şekilde fırsatını bulup halen elinde tutmaya devam ettiği bıçağı maktulün göğsünün sağ tarafına bir kez saplaması üzerine sağ akciğer yaralanması ve buna bağlı masif iç ve dış kanama nedeniyle ölümüne sebep olduğu belirlenmiş ve 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın evine giden su borularının maktulün traktörle boruların bulunduğu zeminden geçerken traktörün pulluğunun borulara takılması sonucu kesilmesi, su borularının kesilmesine sebep olan maktulün sanığa veya ailesine borunun kesilmesine sebebiyet verdiğine ve suyun kesileceğine ilişkin hiçbir haber verme girişiminde bulunmaması, suyun kesilmesi üzerine su borularını tamir etmek için olay yerine giden sanığın bu duruma karşı duyduğu hiddetin etkisi ile isim ya da hedef belirtmeden küfürler savurması üzerine bunu gören maktulün sanığın yanına gelmesinin ardından karşılıklı itişme ve küfürleşmenin yaşanması, bu sırada sanığında bıçaklanması, her ne kadar bir kısım tanıklar maktulün sanığın yanına gider gitmez sanık tarafından bıçaklandığını iddia etseler de sanığın da olay sırasında darbe alması ve sanıkla maktulün aralarında tartıştıklarını gören tanık beyanlarının da olması karşısında sanığın yaşadığı hiddet ve elem neticesinde olay anında yaşanan küfürleşme ve itişme sırasında tahrik altında maktulü öldürdüğü kanaatine varılmakla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına, hayatın olağan akışında su borusu meselesinden kaynaklanan bir anlaşmazlıktan bu derece vahim bir sonucun ortaya çıkması beklenemeyeceğinden, sanık ile maktulün arasında gerçekleşen küfürleşme ve itişmelerin oluşan tahrikin ağırlık derecesi göz önüne alındığında asgari düzeyde tahrik indirimi yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
3. Sanığın sabıkasız geçmişi takdiri indirim sebebi kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca cezasından indirim yapıldığı anlaşılmıştır.
4. Sanık savunması, katılanların beyanı, tanıkların anlatımları dava dosyasında mevcuttur.
5. Maktulün kesin ölüm sebebine ilişkin olarak ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 02.08.2021 tarihli otopsi raporuna göre, maktulün göğüs boşluğuna nafiz kesici delici alet namlusunun sebep olduğu sağ akciğer yaralanması ve buna bağlı masif iç ve dış kanama nedeniyle öldüğü, vücudunda bir adet kesici delici alet yarası bulunduğu, göğüs sağ yan kısmından vücuda ika olunan kesici delici alet namlusunun sağdan sola, hafif arkadan öne ve hafif yukarıdan aşağıya seyirle sağ akciğeri yaralamış olduğu tespit edilmiştir.
6. Sanığın yaralanmasına ilişkin Kale Devlet Hastanesinin 29.05.2021 tarihli raporunda, sağ testiste ödem, sağ inguneal bölgede ödem, boyun altında anteriorda 8 cm lineer kesi, boyun altında anteriorda 5 cm lineer kesi, sol göğüste midklavikular hatta 5 adet 1x1 cm büyüklüğünde kesi, sol göğüste midklavikular hatta 2x1 cm büyüklüğünde kesi, sol göğüste midklavikular hatta 2x1 cm büyüklüğünde kesi saptanmış, Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 18.06.2021 tarihli kesin raporunda yumuşak doku yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, yaşamını tehlikeye sokan bir durum oluşturmadığı tespit edilmiştir.
7. Olay yeri tespit ve inceleme tutanağı, 112 arama tutanakları, yakalama, arama ve el koyma tutanağı, rızaen muhafaza altına alma tutanakları, görgü tespit tutanağı, keşif tutanağı, bilirkişi raporu, kriminal uzmanlık raporları, maktule ve olay yerine ait fotoğraflar, sanığın adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılanlar Vekillerinin; Eksik İnceleme Yapıldığına, Eylemin Tasarlanarak İşlendiğine, Haksız Tahrik Ve Takdiri İndirim Hükümlerinin Uygulanmaması Gerektiğine Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, mahallinde keşif yapıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, somut olayda sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan söz ve davranış bulunduğundan haksız tahrik indirimi yapılmasının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık müdafiilerinin, kanunî süresi içinde verdiği dilekçe ile temyiz istemlerini öne sürdükten sonra, sanığın 18.05.2023 tarihli dilekçesi ve beyanının alınması suretiyle ceza infaz kurumunca düzenlenen 31.05.2023 tarihli tutanak içeriğine göre temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık Müdafiilerinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe başlığı altında (B) paragrafında açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, bu temyiz istemleri yönünden oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Katılanlar Vekillerinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Gerekçe başlığı altında (A) paragrafında açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.06.2022 tarihli ve 2022/2025 Esas, 2022/2252 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri
tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.