WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

SAKARYA ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/91 Esas - 2024/110
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/91 Esas
KARAR NO : 2024/110

BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...

DAVACI : ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ...

DAVA : Ticari Şirket (Fesih ve Tasfiyeye İlişkin) TTK 636/2
DAVA TARİHİ : 13/02/2024
KARAR TARİHİ : 16/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih ve Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan değerlendirmesi sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı taraf davalı şirketin %90 hissesine sahip olduğunu, %10 hisse sahibi diğer ortağın aynı zamanda tek müdür olduğunu, diğer ortak ...'ın şirketin menfaatlerine aykırı işlemler yaptığını ve şirketi zarara uğrattığını ayrıca davacının ortaklıktan kaynaklı haklarının ihlal edildiğini belirterek TTK nun 636/3 maddesine istinaden haklı sebeple şirketin feshine karar verilmesini ve öncelikle yönetim kayyımı atanması ile şirket varlıklarının korunması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Ticaret Sicil Gazetesinin internet portalından alınan kayıtlarda davacının kuruluşundan bu yana davalı şirketin %90 hissedarı olduğu, aynı zamanda şirket müdürü olan diğer ortağın ise %10 pay sahibi olduğu, başka ortak bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu husus davacı tarafça da belirtilmektedir.
Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemede bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta ve mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının bulunması gerektiğine ilişkin ilke anlamına gelir. Davacının davayı açtığı tarih itibariyle dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalıdır. 6100 sayılı Kanun'un sözü edilen maddesinin gerekçesinde de "...Maddenin birinci fıkrasının (h) bendinde ise davacının dava açmakta hukukî yararının bulunmasının bir dava şartı olduğu hususu açıkça vurgulanmıştır. Burada sözü edilen hukukî yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukukî korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hâli hazırda hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmasıdır. Bir başka ifadeyle, davacı hakkına kavuşmak için, hâli hazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukukî yararının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir..." yönünde açıklamalar yer verilmiştir. (Yargıtay HGK, T.16.05.2019, E.2016/22-1166 K.2019/576)
Davacının iki ortaklı olan davalı şirkette %90 pay sahibi olması itibariyle bu dava ile amaçladığı fesih ve tasfiyeyi bu gündemle yapılacak genel kurul toplantısında sahip olduğu oy nisabı ile temin edebileceği, şirket müdürünün genel kurulu toplantıya çağırmaya yanaşmaması ihtimalinde TTK nun 411 ve 412 maddelerine göre genel kurul yapılmasını mahkemeden isteme imkanının olduğu, bu haliyle TTK nun 636/3 maddesine dayanan haklı sebeple fesih davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığı değerlendirilmekle; davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. (Emsal Yargıtay 11. HD , T.15/05/2019, E.2018/1514, K.2019/3755)
Dava basit yargılama usulüne tabi olmakla HMK 320 maddesi gereğince dosya üzerinden inceleme yapılarak dava şartları hakkında her aşamada karar verilmesi mümkündür. "Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır" şeklindeki HMK nun 115/1 maddesi ile usul ekonomisi nazara alınarak dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde tensiple dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi mümkün görülmüştür. Kararın niteliğine nazaran davalı tarafın hukuki dinlenilme hakkının ihlalinin söz konusu olmadığı düşünülmüştür.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra artan gider avansının yatıran davacıya iadesine,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereği davacı vekiline ve davalıya tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, mahkememize verilecek yada başka yer asliye ticaret mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tensiben oybirliği ile karar verildi. 16/02/2024

Başkan ...
e-imzalıdır.
Üye ...
e-imzalıdır.
Üye ...
e-imzalıdır.
Katip ...
e-imzalıdır.