WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

SAKARYA ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/907 Esas - 2025/812
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2024
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle: Davacı vekili, taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında 09.08.2024 tarihli ve 671.222,75 TL bedelli fatura düzenlendiğini, bu faturaya karşılık yalnızca 500.000,00 TL’lik ödemenin çek yoluyla yapıldığını, bakiye 171.222,75 TL’nin ödenmediğini, bu nedenle ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafça borca, faize, ferilere ve yetkiye itiraz edildiğini, söz konusu itirazların haksız ve dayanaksız olduğunu, faturaya süresi içinde itiraz edilmediğinden temerrüdün oluştuğunu ve alacağın likit olduğunu beyanla itirazın iptalini, icra takibinin devamını ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirtmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle: Davalı vekili, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, ancak davacı şirketin dayandığı faturanın gerçek borcu yansıtmadığını, söz konusu borca ilişkin 500.000,00 TL bedelli çek ile ve 59.352,15 TL ödeme yapıldığını, bakiye alacak iddiasının haksız olduğunu, ödenen tutarın KDV dahil fiyat olduğu, icra takibinin başlatıldığı yer yönünden icra müdürlüğünün yetkisiz olduğunu, bu nedenle takibe itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Ali Fuat Cebesoy Vergi Dairesi Müdürlüğü, Denizbank A.Ş, Mimarsinan Vergi Dairesi Müdürlüğü, Vakıfbank A.Ş'den temin edilen bilgi ve belgeler incelenmiştir.
Dava konusu hakkında rapor tanzim ettirilmek üzere dosya hesaplama bilirkişilerine tevdi edilmiş, alınan raporlar incelenmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, fatura ilişkisinden kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2024/11406 takip numaralı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, takip dosyası kapsamında fatura ilişkisinden dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, borcun ödenip ödenmediği, KDV fiyatı üzerinden anlaşılıp anlaşılmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği yönündedir.
Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2024/11406 sayılı dosyası incelendiğinde, davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, 171.222,75 TL asıl alacak ve 11.895,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 183.118,04 TL üzerinden takibin yürütüldüğü, takip sebebinin "IWS2024000000040 nolu, 09.08.2024 tarihli ve 671.222,75 TL faturadan kaynaklı bakiye 171,222.75 TL alacak 671.222,75 TL" şeklinde olduğu, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya 04.10.2024 tarihinde tebliğ edildiği, 04.10.2024 tarihinde borca ve yetkiye itiraz edildiği ve takibin 04.10.2024 tarihinde durduğu, davanın süresinde açıldığı anlaşıldı. Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının sağlandığı görüldü.
Davalı şirket takip dosyasında ve cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş olsa da dava fatura alacağından kaynaklandığı, buna göre TBK'nın 89. maddesinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla yetki itirazının yerinde olmadığına karar verilmiştir.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı HMK'nın 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda;
Davacı taraf, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, dava konusu alacağın düzenlenen faturadan kaynaklandığını, faturaların tebliğ edildiğini ve herhangi bir süresinde itirazın yapılmadığını, bakiye kısım kadar alacaklı olduklarını belirtmiştir.
Davalı taraf ise taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, ancak davacı şirketin dayandığı faturanın gerçek borcu yansıtmadığını, söz konusu borca ilişkin 500.000,00 TL bedelli çek ve 59.352,15 TL miktarınca ödeme yapıldığını, bakiye alacak iddiasının haksız olduğunu, ödenen tutarın KDV dahil fiyat olduğu savunmasında bulunmuştur.
Taraflar süresi içerisinde ticari defterlerin bulunduğu yer adresini bildirdiği tespit edilmiştir.
Mahkememizin 03.06.2025 tarihli celsesinde tarafların defterlerinin incelenmesi için dosya bilirkişilere tevdi edilmiştir.
Davacının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi ......'nın sunduğu 14.07.2025 tarihli raporda davacının ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğu, takibe konu faturanın ticari defterinde kayıtlı olduğu, faturaya karşı itiraz işlemi yapılmadığı, davacının ticari defter kayıtlarında davalıdan 171.222,75 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Davalının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi .....'in sunduğu 03.08.2025 tarihli raporda davalının ticari defterlerinin açılış tasdikinin olduğu, kapanış tasdikinin olmadığı, takibe konu faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalara karşı itiraz, iade işlemi yapılmadığı, davalının ticari defter kayıtlarında davacıya 671.222,75 TL borçlu olduğu belirtilmiştir.
Alınan raporlar taraflara tebliğ edilmiş ve rapora itirazlar incelenmiştir.
Dosya kapsamı ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 14.07.2025 tarihli ve 03.08.2025 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak; davacının ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğu, davalının ticari defterlerinin kapanış kayıtlarının olmaması nedeniyle delil olma vasfına haiz olmadığı tespit edilmiştir.
Tarafların beyanları dikkate alınarak taraflar arasında ticari işin olduğu ve mal tesliminin yapıldığı, 500.000,00 TL bedelin ödendiği konusunda uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasında uyuşmazlığa esas olan konu, anlaşmaya göre KDV'nin anlaşmaya dahil olup olmadığı ve davalının ödeme yapıp yapmadığı yönündedir.
Taraflar arasında kurulan akdi ilişki yazılı bir sözleşmeye dayanmamaktadır. KDV'nin bedele dahil olup olmadığı da dosya kapsamından anlaşılmamaktadır. Ancak takibe konu 09.08.2024 tarihli IWS2024000000040 numaralı KDV dahil 671.222,75 TL bedelli faturanın kapanış kaydı olmasa da davalının ticari defterine kaydedilmiş olması, vergi dairesine davalının BA olarak bildirimde bulunması, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca faturaya 8 gün içinde itiraz edilmeyerek fatura içeriğinin kesinleşmesi nedenleriyle taraflar arasındaki akdi ilişkinin KDV dahil 671.222,75 TL bedel üzerinden kurulduğu sonucuna varılmıştır.
Davalı taraf cevap dilekçesi içerisine WhatsApp yazışmalarını ve imzasız bir belgenin görüntüsünü sunmuş olsa da, bu deliller ancak yazılı delil başlangıcı olabilecektir. WhatsApp yazışmalarına bakıldığında da, taraflar arasında borcun tamamen kapanacağına ilişkin bir beyan geçmemektedir. Dolayısıyla sunulan kayıtlardan KDV'nin ücrete dahil edildiği anlamı çıkmamaktadır.
Davalı 59.352,15 TL ödeme yaptığını sürmüşse de bunu ödediğine dair yazılı bir belge ibraz etmemiştir. Bu nedenle ispat edilemediğinden ödemenin gerçekleşmediği sonucu varılmıştır.
Davacının ticari defter kayıtlarının delil niteliği taşıdığı ve buna göre 171.222,75 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarının delil olma niteliğini taşımadığı, ancak var olan kayıtlara göre 671.222,75 TL borçlu olduğu, fatura konusu mal tesliminin gerçekleştiği, aksi yönde davalı itirazı olmadığı, fatura içeriğinin kesinleştiği, sunulan bilirkişi raporlarında yapılan değerlendirmelerin yerinde olduğu ve ek rapora ihtiyaç duyulmadığı kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda, davacının davalıdan 171.222,75 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalının 171.222,75 TL tutarındaki asıl alacağa yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalının Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi hükmünce temerrüde de düşürülmediğinden davacının icra takibindeki işlemiş faize ilişkin talebine yönelik davalı itirazı yerinde görülmüştür.
Davalının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi .....'in sunduğu 03.08.2025 tarihli raporda davalının ticaret sicilden terkin ediliğine dair beyanlara yer vermiş olduğu konusu mahkememizce incelenmiş olup Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından yapılan incelemede şirket ile ilgili terkin işlemi olmadığı ve şirketin faal olduğu tespit edilmiştir.
Davacının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi .....'nın sunduğu 14.07.2025 tarihli rapor taraflara tebliğ edilmemiş ise de davalı vekilinin 22.07.2025 tarihli rapora itiraz dilekçesini ve davacı vekilinin 28.10.2025 tarihli rapora itiraz dilekçesini sunmaları dikkate alınarak sözü edilen raporun taraflara tebliğ edilmiş ve beyanları alınmış sayılmıştır.
Kabul edilen alacak likit olduğundan kabul edilen alacak miktarının üzerinden yüzde 20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
2-Davalının Sakarya 1. İcra Müdürlüğü'nün 2024/11406 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 171.222,75 TL asıl alacak yönünden iptali ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Alacak likit olduğundan İİK 67/2. madde uyarınca 171.222,75 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatına davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 11.696,23-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.211,61-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 9.484,62-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 11.895,29-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 2.211,61-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.639,21TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; 14.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 996,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 14.996,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı (%93,50 oranında kabul) dikkate alınarak 14.021,26-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.600,00-TL'nin (sarf ücreti olmadığından şimdilik takdiren) davanın kabul-red oranına göre 3.366,00-TL"lik kısmının davalıdan, bakiyesinin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydına,
10-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/12/2025

Katip
e-imzalıdır

Hakim
e-imzalıdır