T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/71 Esas - 2024/239
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/71 Esas
KARAR NO : 2024/239
BAŞKAN : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 05/02/2024
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin elektrik dağıtım işi yaptığını, davalının adresinde kullandığı ... abone numaralı ticari işletmesi hakkında müvekkili tarafından Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca kaçak elektrik tespiti yapıldığını, akabinde kendisine fatura düzenlenerek tebliğ edildiğini, ancak borcun son ödeme tarihine kadar ödenmediğini, bu nedenle Sakarya 3. İcra Müdürlüğü’nün 2019/13792 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını belirterek, Sakarya 3. İcra Müdürlüğü’nün 2019/13792 E. sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptalini ve takibin devamını talep ve dava etmiştir.
Dava, davacı tarafından kaçak usulsüz elektrik kullanım tutanağına dayalı Sakarya 3. İcra Dairesinin 2019/13792 Esas sayılı takip dosyasıyla başlatılan takipte, davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı madde gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki (6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, HMK 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce resen dikkate alınması gerekmektedir.
507 sayılı Kanun, 21/06/2005 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 76'ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve maddenin ikinci cümlesi ile diğer yasaların 507 sayılı Yasaya yaptıkları atıfların 5362 sayılı Yasaya yapılmış sayılacağı açıklanmıştır. Bu durumda 4857 sayılı Yasanın 4 üncü maddesinde 507 sayılı Yasaya yapılan atıf, 5362 sayılı Yasaya yapılmış sayılmalıdır. Bahsi geçen yeni yasal düzenlemede esnaf ve sanatkâr tanımı değiştirilmiştir. Yeni yasanın 3 üncü maddesine göre esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre; taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafından kaçak usulsüz elektrik kullanım tutanağına dayalı Sakarya 3. İcra Dairesinin 2019/13792 Esas sayılı takip dosyasıyla başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra takibi nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu hususlarındadır. Davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu tutanakta davacının abone numarasının ..., abone türünün ticarethane olduğu, davalının celp edilen vergi dairesi kayıtlarından davalının 01/06/2000-24/02/2022 tarihleri arasında Bakkal ve Marketlerde yapılan Perakende Ticaret (Belirli Bir Mala Tahsis Edilmemiş Mağazalarda Gıda, İçecek veya Tütün Ağırlıklı Perakende Ticaret) faaliyeti dolayısıyla Basit Usulde vergilendirildiği, 16.02.2017 tarihinde verilen Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinin 4.546,58-TL olduğu, bildirilen son beyannamenin 2016 dönemini kapsadığı ve mükellefin bu beyannamesinde Basit Usul İşletme Hesabı Defteri tuttuğunun anlaşıldığı, ek olarak mükellefin yürüttüğü faaliyetin VUK'nun 177/1. Maddesinin 1. ve 3. Bendindeki limitlerinin yarısını ve 2. Bentteki limiti aşmadığının tespit edildiğinin bildirildiği, Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin 26.03.2024 tarihli cevabi yazısından davalının ... sicil numarasıyla Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinde esnaf kaydının bulunduğu, böylece davalının tacir sıfatının bulunmadığı ve esnaf olduğunun anlaşıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının tacir olması ve her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması koşulunun somut olayda gerçekleşmediği, davanın ticari dava niteliğinde olmadığı ve davacının tüketici de olmadığı, davada genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği hususları hep birlikte dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer mahiyette İstanbil Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 19/03/2024 Tarih 2024/492 Esas 2024/825 Karar sayalı kararı)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yukarıda belirtilen yasal süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı ve davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği hususunun İHTARINA,
Dair; davacı vekilinin ve davalının yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi. 25/04/2024
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!