T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/134 Esas - 2024/281
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/134 Esas
KARAR NO : 2024/281
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 28/02/2024
KARAR TARİHİ : 10/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... (...), Bolu, Düzce, Sakarya ve Kocaeli illerinde Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından verilmiş elektrik dağıtım lisansına istinaden elektrik dağıtım işi ile iştigal ettiğini, sahip olduğu elektrik dağıtım lisansı gereğince, faaliyetlerini Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu’nun yayınlamış olduğu mevzuat çerçevesinde yürütüldüğünü, davalı ... Hakkında şirketimiz tarafından Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca kaçak elektrik tespiti yapılmıştır. Akabinde kendisine fatura düzenlenerek tebliğ edilmişse de borç son ödeme tarihine kadar davalı tarafça ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine müvekkil şirket alacağın tahsili amacıyla, Sakarya 3. İcra Müdürlüğü’nün 2019/9782 E. sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine takip başlatmıştır. Davalı vekili tarafından 23.10.2019 tarihli dilekçe ile "Sedaş'a borcum yoktur. Borca faize itiraz ediyorum" denilerek takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, davalının haksız ve dayanaksız borca ve ferilerine ilişkin itirazlarının iptali ile takibin devamına, Davalı-borçlunun, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiştir.
Sakarya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2023/9782 Esas sayılı dosyasının bir sureti Uyap Sistem Üzerinden mahkememize gönderilmiş, evrak çıktıları dosyamız arasına alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Açılan dava, itirazın iptali talebinden ibarettir.
Eldeki dava 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 28.02.2024 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda, o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4).maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde, Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır.
Somut olayda;
Sakarya Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 05.03.2024 tarihli cevabi yazısından davalının davaya ve takibe konu kaçak tespit tutanağının tutulduğu 08.08.2019 tarihinde tacir olmadığı, yazı cevabına göre 28/02/2024 tarihi itibariyle basit usul gerçek gelir adı ortaklık ve şirket ortaklığından dolayı vergi kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. 08/03/2024 tarihli ...'nin cevabı yazısına göre davalının davaya ve takibe konu kaçak tespit tutanağının tutulduğu 08.08.2019 tarihinde esnaf kaydının olmadığı, 06/03/2024 tarihli Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğü ve 05.03.2024 tarihli Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası'nın cevabı yazısına göre davalının ticari işletme kaydının olmadığı görülmüştür. Alınan tüm cevabi yazılara ve dosya kapsamına göre davalının tacir sıfatına haiz olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda eldeki davada, davalının tacir sıfatına haiz olmadığı, davanın konusu dikkate alındığında mutlak ticari dava olmadığı gibi davacının tacir olmaması nedeniyle de davanın nisbi ticari dava da olmadığı, bu haliyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılarak 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yukarıda belirtilen yasal süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı ve davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği hususunun İHTARINA,
4-HMK nun 321/2 maddesi gereğince kararın resen taraflara tebliğine,
Dair, tarafların yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek yada aynı sürede başka yer Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/05/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!