T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/112 Esas - 2024/153
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/112 Esas
KARAR NO : 2024/153
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACILAR : 1- ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 21/12/2023
KARAR TARİHİ : 07/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müteveffa ...'ın yaşamış olduğu ölümlü trafik kazası nedeniyle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 6100 sayılı yasanın 107. Maddesi uyarınca belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatının, sigortacı yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak müvekkillerine ödenmesini, her iki davacı için toplam 400.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinde davacıların 10.000,00 TL maddi tazminat talep ettiği, talep edilen 10.000,00 TL maddi tazminat miktarının ne kadarının hangi davacı için olduğu ve hangi tazminat istemine ilişkin olduğunun (destekten yoksun kalma, vb.) açık olmadığı anlaşılmış, 6100 sayılı HMK'nın 119/1-ğ ve 119/2.maddeleri gereği davacılar vekiline taleplerini açıklaması ve talep edilen tazminat miktarının ne kadarının hangi davacı için olduğu ve hangi tazminat istemine ilişkin olduğunu açıklaması için bir haftalık kesin süre verilmiş, davacılar vekili tarafından mahkememizin 2023/726 esas sayılı dosyasına sunulan 15.01.2024 tarihli dilekçe ile " dosyadaki her bir davacı için ayrı ayrı 200 bin tl manevi tazminat olmak üzere toplamda davalı yandan 600 bin TL tahsiline , kalan 10 bin tllik maddi tazminatın ise davacı müvekkilim ...tarafından cenaze ve yol giderlerine harcanmıştır." şeklinde beyanda bulunulmuştur.
Davacı vekili ayrıca 22.02.2024 tarihli celsede alınan beyanında dava dilekçesindeki maddi tazminat talebinin sadece müteveffanın eşi ...'a ilişkin olduğunu, ... için cenaze ve yol gideri olmak üzere maddi tazminat taleplerinin bulunduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunduğu, destek şahsın kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin trafik sigortası teminat dışı olduğunu, müteveffa ...'ın dava konusu kazaya karışan aracın sürücüsü olduğunu, kendi kusuru ile vefat eden sürücünün zararından işletenin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, kusur oranının tespiti için dosyanın ATK trafik ihtisas dairesine gönderilmesini, şirketin sorumluluğunun teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin trafik sigortası kapsamında olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacılar ..., ... tarafından açılmış olan dava dosyası mahkememizin 2023/726 esas sayılı dosyasından tefrik edilerek, mahkememizin işbu 2024/112 esasına kaydı yapıldığı görülmüştür.
Davacıların mernis kayıtları UYAP sistemi üzerinden alınarak, dosya arasına konulmuştur.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde;
Dava trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında bulunulmuştur.
Davacılar ... ve ... tarafından açılmış olan dava dosyası mahkememizin 2023/726 esas sayılı dosyasından tefrik edilerek mahkememizin işbu 2024/112 esasına kaydı yapılmıştır.
6100 sayılı Kanun’un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”
6100 sayılı Kanun’un “Haksız fiilden doğan davalarda yetki” başlıklı 16 ncı maddesi şöyledir:“Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.”
6100 sayılı Kanun'un “Yetki itirazının ileri sürülmesi” başlıklı 19 uncu maddesi şöyledir:“(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.
(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.
(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.”
6100 sayılı Kanun'un “Cevap dilekçesini verme süresi” başlıklı 127 nci maddesi şöyledir:“Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.”
Kesin yetki hali kuralının bulunmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı, kesin yetki kuralının bulunmadığı bir davayı yetkisiz bir mahkemede açmışsa, seçme hakkı itiraz eden davalıya geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir.
Dosya kapsamından haksız fiilin işlendiği kazanın Samsun ilinde meydana geldiği, davalı Sigorta şirketinin adresinin ... olduğu, zarar gören davacı ... ve ...'ın yerleşim yeri adresinin ise ...i olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısı ile birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, Sakarya ilinde yetkisiz bir mahkemede davacıların dava açtığı anlaşılmaktadır. Yetkili mahkemeyi bu nedenle seçme hakkı davalıya geçmiştir. Davalı sigorta şirketi süresi içerisinde verdiği cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında bulunmuş, yetkili mahkemenin sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi Beykoz Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu beyan etmiştir.
Hakimler Savcılar Kurulu Başkanlığının 07.07.2021 Tarih 608 sayılı Kararı ile İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresinin İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinin yargı çevresi olarak belirlenmesine karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketinin adresi olan Beykoz bu nedenle İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı sınırları içerisinde kalmaktadır. Davalı her ne kadar cevap dilekçesinde yetkili mahkemeyi Beykoz Asliye Ticaret Mahkemesi olarak belirtmiş ise de Beykoz adliyesinde Ticaret Mahkemesinin bulunmadığı, Beykoz ilçesinin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı sınırları içerisinde kaldığı, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, davalı tarafından yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olarak belirtilmek istendiği anlaşılmakla davalının yetki ilk itirazının kabulüne karar verilerek dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının Yetki ilk itirazının kabulü ile, mahkememizin yetkisizliğine,
2-Yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize bir dilekçe ile başvurularak gönderme talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-Dosyanın yukarıda belirtilen yasal süre içinde gönderilmesi halinde yargılama giderlerinin yetkili mahkemece nazara alınmasına, yukarıda belirtilen yasal süre içinde gönderme talep edilmemesi halinde dosyanın ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı hususunun İHTARINA,
Dair; davacılar vekilinin yüzünde, davalı sigorta vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(İki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!