T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/745 Esas - 2024/164
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/745 Esas
KARAR NO : 2024/164
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2023
KARAR TARİHİ : 14/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili; müvekkili ...'in 09.06.2018 tarihinde aracını tamirci ...'e tamir etmesi için bıraktığını, ancak 10.06.2018 tarihi saat 05.00 sıralarında müvekkilin henüz aracını teslim almadan müvekkile ait aracın trafik kazasına karıştığını, müvekkiline ait ... plakalı araç ile ... plakalı araç ve ... Plakalı araç arasında yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Sakarya 7.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/1104 esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve müvekkiline herhangi bir kusur yüklenmediğini, müvekkilinin bu kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin kazaya karışan araçların araçlarında oluşan zararlara ve bedensel zararlara ilişkin tazmin yükümlülüğünün bulunmadığını, trafik kazasında herhangi bir kusuru olmadığı halde ... tarafından müvekkiline İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesinden 2020/11409 esas sayılı dosyası ile kazadan dolayı rücu alacağı olarak ilamsız icra takibi yapıldığını, bu takibe borca ve yetkiye itiraz edildiğni, ... tarafından yetkili icra dairesi olan Geyve İcra Dairesi’nin 2021/334 esas sayılı dosyasından tekrar takip talebinde bulunulduğunu ve müvekkile ödeme emri tebliğ edildiğini, müvekkilinin yetkisiz icra dairesinden gelen ödeme emrine itiraz ettiğinden Geyve İcra Dairesinin 2021/334 esas sayılı dosyadan gelen ödeme emrine daha önce İstanbul Anadolu 24.İcra Dairesi'nin 2020/11409 esas sayılı dosyasına itiraz ettiğinden itiraz etmediğini, çünkü yetkisiz icra dairesince yapılan işlemlerin geçersiz olduğunu bilmediğini, itiraz olmadığından ilamsız icra takibinin kesinleştiğini, mecburen dosya borcunu ödemek durumunda kaldığını, 17.08.2021 tarihinde ...TL ve 17.09.2021 tarihinde ...TL ... Şubesi ... İban Numaralı Hesabına ödeme yapıldığını, icra dosyasındaki ...TL vekalet ücretinin 18.10.2021 tarihinde ...i vekili avukat ...’ın hesabına ödendiğini, Geyve İcra Dairesine18.10.2021 tarihinde haricen tahsil harcı olarak 9.763,00-TL yatırıldığını, müvekkilden tahsil edilen bu bedellerin tamamen hukuka aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının sebepsiz zenginleştiğinin kabulü gerektiğini belirterek, ...'nin açmış olduğu takipten dolayı müvekkilinin ödemiş olduğu toplamda ...TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre denkleştirici adalet ilkesi uyarınca günümüz alım koşullarına uyarlanarak iade edilmesini, dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek yetki ilk itirazında bulunduğu, zamanaşımı itirazında bulunduğu, kazanın oluşumunda davacı taraf sürücüsünün KTK madde 47/1-d(d) Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural,yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymamak)(aracı boşta ve frenleri çekili bırakmamak) nedenleri ile sorumlu olduğunu, ayrıca davacı araç sürücüsünün 0,24 promil alkollü olduğunu ve bu miktarın ticari araçlar için kullanım sınırının üzerinde olduğunu, hasar dosyası kapsamında sigortalı araç sürücüsünün alkol testi yapıldığında 0.14 promil alkolü olduğu ve alkol testinin 42 dakika sonra yapılması sebebi ile yapılan hesaplama sonucu promil oranının 0.10,5 artaracağı düşünülerek toplam alkol oranının 0,24 olduğunun tespit edildiğini, işbu kaza kapsamında dava dışı 3. kişi ...'ye 35.000,00-TL, dava dışı 3. Kişi ...'ye 134.587,16-TL ve dava dışı 3. kişi ...'e 37.468,64-TL ödeme yapıldığını, dava dışı araç sürücüsü ...'in aldığı alkolün kazada birebir etkili olduğunu ve meydana gelen hasarı teminat dışı bıraktığını, sigortalı araç sürücüsünün güvenli sürüş yeteneğinin tehlikeye girdiğini, alınan alkolün kazada etkili olduğunu, bu sebeple ödenen tazminat bedelinin davalı yandan rücuen tahsil etme hakkının bulunduğunu, Rücu'en talep hakkına binaen, Geyve İcra Dairesi’nin 2021/334 Esas numaralı dosyası ile haksız fiilden sorumlu olan araç maliki ...'e karşı icra takibi başlatıldığını, olayda davacı tarafın araç işleten olarak kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, bunun yanı sıra Sigorta Genel Şartları B.4/c gereği aracın alkollü sürücü tarafından kullanılmasından kaynaklı olarak da sorumluluğu bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak hakkında başlatılan icra takibi dolayısı ile ödemiş olduğu bedelleri davalıdan talep edip edemeyeceği, davanın İİK'nın 72. Maddesi gereği istirdat davası mı, TBK'nın 77. Maddesi gereğince sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak davası mı olduğu, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçip geçmediği hususlarındadır.
Mahkememizce Geyve İcra Müdürlüğünün 2021/334 Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden alınarak dosya arasına eklenmiştir.
Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1104 Esas sayılı dosyasının bir sureti UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına celp edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendiridiğinde;
Davacı, davalı sigorta şirketinin başlatmış olduğu Geyve İcra Müdürlüğünün 2021/334 esas sayılı takip dosyası kapsamında, yapmış olduğu haricen ödemeleri sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında davacıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.
Geyve İcra Müdürlüğünün 2021/334 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı tarafından İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün 2020/11409 esas sayılı takip dosyası ile borcun sebebi "10.06.2018 hasar tarihli 7416973-15034275-3 dosyadan çıkan 16.10.2018 trh ödemenin RÜCU ALACAĞI. 37.468,64 TL 10.06.2018 hasar tarihli 7416973-15034275-2 dosyadan çıkan 18.09.2018 trh ödemenin RÜCU ALACAĞI. 134.587,00 TL 10.06.2018 hasar tarihli 7416973-15034275-1 dosyadan çıkan 27.08.2018 trh ödemenin RÜCU ALACAĞI. 35.000,00 TL" açıklaması ile toplam 241.040,37-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe davacının yetki itirazı üzerine dosyanın Geyve İcra Müdürlüğüne gönderildiği ve takibin Geyve İcra Müdürlüğünün 2021/334 esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiği, Geyve İcra Müdürlüğü tarafından gönderilen ödeme emrinin 29.07.2021 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ödeme emrine süresinde yapılan bir itirazın bulunmadığı, alacaklı vekilinin 18.10.2021 tarihli icra dosyasına sunmuş olduğu dilekçe ile alacak miktarının haricen tahsil edildiğini, tahsil harcının borçludan alınarak dosyanın infaza kaldırılmasını talep ettiği, icra müdürlüğü tarafından 19.10.2021 tarihinde dosyanın haricen tahsil ile kapatılmasına karar verildiği görülmüştür.
Davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği ve sunduğu dekontlardan görüleceği üzere, icra takip dosyası kapsamında haricen 17.08.2021 tarihinde 150.000,00-TL, 17.09.2021 tarihinde 50.000,00-TL, 18.10.2021 tarihinde 50.000,00-TL ve 18.10.2021 tarihinde 9.763,00-TL olmak üzere toplam 259.763,00-TL ödeme yapılmıştır.
Somut olayda öncelikle çözümlenmesi gereken husus, davanın İİK'nın 72. maddesi gereğince istirdat davası mı, TBK'nın 77. maddesi gereğince sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak davası mı olduğudur.
04.06.1958 gün 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi, bir davada dayanılan maddi vakıları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hakimin görevidir. Diğer bir deyişle, bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime aittir. (HUMK'nun 76.md, HMK'nun 33.md).
Her ne kadar davacı tarafça eldeki dava sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince açılmış ise de; yerleşik Yargıtay uygulaması gereğince, istirdat davasının koşullarının oluştuğu durumlarda davaların sebepsiz zenginleşme davası olarak nitelendirilmesi doğru görülmemekte ve davaya istirdat davası olarak bakılması gerektiği kabul edilmektedir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/17619 Esas, 2017/3930 Karar; 2015/1355 Esas, 2015/11705 Karar; 2016/3867 Esas, 2016/15577 Karar)
Davacı eldeki davayı, hakkında yapılan takip sırasında haricen yapmış olduğu ödemelerin iadesi talebi ile açmış olup, dava bu hali ile İİK'nın 72. maddesi kapsamında özel olarak düzenlenen istirdat davası niteliğindedir.
İİK'nın 72/7. maddesi uyarınca; ''Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir,'' düzenlemesi mevcut olup, eldeki dava yerleşik Yargıtay uygulaması gereğince istirdat davası niteliğinde olduğundan, bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir. (Benzer mahiyette Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/13-397 Esas- 2014/15 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/4320 Esas - 2021/3961 Karar sayılı kararrı benzer mahiyettedir. )
Bu durumda, yukarıda yer verilen açıklamalar gereğince istirdat davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmekte olup, davanın dayanağı olan icra takip dosyasında dava konusu edilen, davacı tarafından yapılan ödeme tarihlerinin ise 17.08.2021, 17.09.2021 ve 18.10.2021 olduğu gözetildiğinde, eldeki davanın açıldığı 27/12/2023 tarihi itibariyle bir yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Bu nedenle davanın İİK 72/7 maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılmış olması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Benzer yönde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 03.05.2023 Tarih, 2022/3389 Esas 2023/1135 Karar ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 17.11.2021 Tarih 2021/1739 Esas 2021/1642 Karar sayılı kararı)
Davalı yetki ilk itirazında bulunmuş ise de davaya konu kazanın gerçekleştiği yerin Sakarya ili sınırları içerisinde kalması ve davaya konu ödemelerin Geyve İcra Müdürlüğünün 2021/334 esas sayılı dosyası kapsamında yapılması nedeniyle davalının yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın İİK 72/7 Maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılmış olması sebebiyle davanın USULDEN REDDİNE,
2-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 4.008,51-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Arabulucuk sarf kararı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Karar tebliğ giderlerinden sonra bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
7-Gerekçeli kararın HMK nun 321/2 maddesinin son cümlesi gereğince taraflara talep aranmaksızın tebliğine,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi.
14/03/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!